Yazarlar

Hüseyin GÜLERCE

Hüseyin GÜLERCE

hgulerce@stargazete.com

Sayın Cumhurbaşkanımız…

Dünkü yazımda ABD güdümünde FETÖ ve PKK üzerinden yapılan saldırıların, ülkesi ve milli değerleri için dertlenen dava nesillerinin hazırlanmasını hızlandırdığını yazmıştım. 

Dertli ve sancılı dava adamı nesillerin, donanımı hayatî meseledir. Bu donanım da eğitim ve kültürle halledilebilir. 

Tam düşüncelerimi yazacakken Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın eleştirisi aklıma geldi. “Ne demişti” diye araştırırken gördüm ki, kendi düşüncelerimin çok güzel ifadesini zaten Sayın Cumhurbaşkanı yapmış. Hem de meseleyi temelinden ele alarak, bam teline dokunarak. 2015’ten itibaren değişik zamanlardaki konuşmalarından aktarayım: 

“Ülke olarak çok önemli mesafeler kat ettik. Ancak bu süreçte iki alanda, eğitimde ve kültürde hedeflediğimiz noktaya gelemediğimizi üzülerek söylemek istiyorum. Eğitimde altyapıyı güçlendirdik. Ama eğitimin, öğretimin içeriği konusunda çocuklarımızı medeniyet tasavvurumuza uygun şekilde yetiştirme konusunda aynı şeyi söyleyemiyorum. Müfredatı süratle geliştirmemiz, zenginleştirmemiz lazım. (2015) 

“Paralel devlet yapısı adı verilen ihanet ve şer şebekesinin milletimizin gönül dünyasında açtığı yaraları iyileştirmenin çabası içinde olmalıyız. 

 “Sistemin, kadim değerlerimizi merkeze alan bir anlayışla, ilim, irfan, hikmet esasları üzerine yeniden inşa edilmesi şarttır. 

“Kendi değerleri ile barışık bir değişim sürecini idare etmek durumundayız. Çocuklarımızın kendilerine, ailelerine, en önemlisi bizi biz yapan değerlere karşı yabancılaşmalarına da mani olmamız gerekiyor. 

“Yabancılaşma konusu Türkiye’nin son 200 yılına damga vurdu. 

“Bu sorun eğitim öğretim sisteminin de etkisiyle ülkemizin kanayan yarasıdır. Tevfik Fikret’in Haluk’unun Serencamı da ibretlik bir hikayedir. Haluk’un karşısında ise rahmetli Mehmet Akif’in hayalini kurduğu Asım’ın nesli vardır. Bedrin aslanları gibi Çanakkale’de destanlaşan bir Asım varken, Haluk’u ne Çanakkale’de, ne Kurtuluş savaşında görürsünüz. 

“Bir yandan Doğu’ya sırtına dönmeden Batı’yı anlamaya çalışan, bu uğurda fikir çilesi çeken bir Asım vardır. Diğer tarafta önce İskoçya, ardından Amerika’ya giden ve son nefesini kilisede rahip olarak veren bir Haluk vardır. 

“Her dönemde bu ülkede Batı’ya karşı duyulan aşağılık kompleksi sebebiyle, Batı’da olanı sorgusuz sualsiz almaya teşne bir kesim var olmuştur. Sömürge kafalı, jakoben, kolaycı, kopyacı, eser veremeyen bu kesim uzun süre devlet ve toplum hayatını kontrolünü ne yazık ki elinde tutmuştur. Bunlar için milletimizin değerlerinin hiçbir kıymeti yoktur. 

“Yeni Türkiye’yi inşa etmek için özgüveni yüksek, potansiyelinin farkında bir nesil yetiştirmek zorundayız. Eğitim sistemini çocuklarımıza özgüven kazandıracak, pergelin bir ayağını değerlerimize sabit kılacak, diğer ayağı ile tüm dünyanın Mevlana’nın dediği gibi dolaşacak şekilde yeniden ele almalıyız. Bu çerçevede başlatılan çalışmalar olduğun biliyorum. Bunları süratle hayata geçirip yeni ufuklara yol almalıyız. (2016) 

"Zaman zaman ifade ettiğim gibi, ülkemizin geçtiğimiz 14 yılda yaşadığı büyük dönüşümün en zayıf halkalarını ne yazık ki eğitim ve kültür oluşturuyor. Bu konularda hayal ettiğim düzeylere ulaşamamış olmamızdan fevkalâde müteessirim. Bu bir özeleştiridir ama gerçektir" 

“Önümüzdeki dönemlerde bu alanlara özel önem ve öncelik vererek hem eksiklerimizi tamamlayarak hem de çok daha büyük başarılara imza atarak bu eksiğimizi gidermeliyiz. Demek ki bazı yerlerde bir tıkanıklık, eksiklik var.” (2017) 

Sayın Cumhurbaşkanımızdan milletçe tek bir ricamız var. Bu konuda çok hızlı hareket etmeliyiz…