50 yılda Seyyid Kutup’un ardından söylenen

Açık Görüş Haberleri

Yasin Aktay, ‘Seyyid Kutup: Siyasal Teoloji’ isimli kitabında Seyyid Kutup’un gerek çağdaş İslam düşüncesine gerekse farklı coğrafyalardaki yer yer birbirinden çok farklı ve belki taban tabana zıt ilkelere dayalı İslami hareketlere etkilerini anlayıp değerlendirmeyi amaçlıyor.

Açık Görüş Kitağlığı/ Murat Güzel

1950’lerden itibaren İslam dünyasında etkili olmuş düşünürler arasında Seyyid Kutup, Türkçe’ye de çevrilmiş Fizilalil Kur’an, Yoldaki İşaretler, İslam Düşüncesi başlıklı kitaplarıyla son derece önemli bir yer tutar. 21 Ağustos 1966’da Cemal Abdünnasır yönetimi tarafından iki arkadaşıyla birlikte idam edilen Seyyid Kutup, dünyanın farklı coğrafyalarında yaşayan değişik ırk ve kültürlere mensup pek çok İslami hareket bağlısı tarafından handiyse bir model haline getirilmiştir. İnandığı değerler, ilkeler ve fikirler uğruna canını ortaya koyan Kutup’un eserinin gücü, sırf kuvvetli retorik ve üslubu aracılığıyla mı bu etkiyi üretebilmiştir, yoksa farklı entelektüel seviyelerde farklı yorumlara yol açan söylemi ve bu söylemi sonu şehadete varan bir duruşla taçlandırması mı bu etkiyi azami seviyeye çıkarmıştır? Aradan geçen 50 yıldan bu yana Seyyid Kutup hakkında gerek Batılı gerekse Müslüman araştırmacıların ürettikleri yorum ve yeniden yorumlamaların onun eserlerinin hak ettiği tarzda gelişmediğini savlayan Yasin Aktay’ın editörlüğünü yaptığı ve genelde eleştirel yazıların derlenmesinden oluşan Seyyid Kutup Siyasal Teoloji, Fıkıh ve Tarihsellik kitabında çeviri ve telif birçok yazı yer alıyor.

Seyyid Kutup’un gerek çağdaş İslam düşüncesine gerekse farklı coğrafyalardaki yer yer birbirinden çok farklı ve belki taban tabana zıt ilkelere dayalı İslami hareketler üzerindeki etkilerini anlayıp değerlendirmeyi amaçlayan kitabın öncelikle Kutup’un düşüncelerinde önemli bir yer tutan temel kavramları, bu kavramların varolma ya da meydana çıkma zeminlerini soruşturduğu söylenebilir.

Kitapta yer alan makalelerinde Bobby Sayyid, Adrew March, Bjorn Olav Utnik, Burhaneddin Tatar ve Shakruough Akhavi, Kutup’un eserlerini Avrupamerkezcilik, oryantalizm, sömürge-dışı İslami söylem kavramlarını eksen alıp tartışarak onun modern dünyada Müslüman zihinler üzerinde bıraktığı etkiyi derinlemesine çözümlüyor.

Seyyid Kutup: Siyasal Teoloji 

Fıkıh ve Tarihsellik 
Yasin Aktay 
Pınar, 2017

Epistemolojik kopuş

Seyyid Kutup’un düşüncesini en özgün kılan yanın düşüncelerini ifade ederken kullandığı dilin özgünlüğü olduğuna işaret eden Yasin Aktay, ister savunmacı ister eleştirel açılardan Seyyid Kutup üzerine yazan birçok araştırmacının bu özgün dile İslam düşüncesi demektense İslamcı düşünce demeyi tercih ettiğini de belirtiyor. İslamcı düşünce geleneğinde Kutup’un konumlandırılabileceği yerin Afgani-Abduh çizgisi olduğuna dikkat çeken Aktay, bu konumun düşüncede radikal epistemolojik kopuş, eylemde ise canlı bir aktivizm ve dinamizme denk düştüğünü de belirtmeyi ihmal etmiyor. Aktay’a göre, Kutup’u kendisinden önce yaşamış İslamcı düşünürlerden farklı kılan, hem dili kullanmadaki ustalığı hem de sunduğu İslami vizyonu net ve anlaşılabilir tezlerle ortaya koymaktaki maharetidir.

Kutub’un ülkemiz dahil dünya Müslümanları üzerindeki en büyük etkisinin geleneksel cemaaat ve tarikat ilişkilerine karşı tepkiyi beslemesi olduğunu ileri sürüyor Aktay. Amaç-araç tutarlılığı ve bütünlüğünü öne çıkaran Kutup için sözgelimi FETÖ gibi liderin sorgulanamaz insanüstü özelliklerle donatıldığı, gayrımeşru yol ve yöntemlerin sözümona meşru amaçlar için benimsendiği terör yapılarının tam bir sapma haline işaret ettiğini vurguluyor.

Romantik hareketin fikri güzergahı

200 yıl boyunca hakkında yüzlerce yeni kitap yazılan romantizmin öncü eseri sayılan Eleştirel Fragmanlar, romantik hareketin fikri kurucusu olarak bilinen Friedrich Schlegel’in 25 yaşında yazdığı, 37 sayfalık bir aforizmalar kitabı. Genelde kültür tarihçisi, eleştirmen ya da dilbilimci olarak adlandırılan ama filozof olarak pek sık nitelendirilmeyen Friedrich Schlegel, hakkında karar verilmesi güç bir fikri güzergah izler. Felsefeyi ve şiiri birbirinden arı düşünmeyen tarzı, tavrı ve tutumuyla bilinen Friedrich Schlegel’in ne Fichte, Schelling ve Hegel’in sistem felsefesine ne de Hoffmann, Tieck, Schiller ve Goethe’nin edebi çalışmalarına gönül indirmeyen fragmantal düşüncesinin başlangıcını oluşturuyor kitap.

Eleştirel Fragmanlar, Friedrich Schlegel, çev. Kerem Duymuş, Ayrıntı, 2018

Düşünce, dil ve  hayat arasında

Mülemma, özellikle Türk ve Fars edebiyatlarında farklı dillerde söylenmiş mısralardan oluşan şiirlere verilen bir sıfat. Recep Alpyağıl, başta İbn Arabi, Mevlana ve Derrida etrafında yazdığı metinlerde ‘niçin tarihin kritik anlarında mülemmâ dilinin tekrar tekrar zuhur ettiğini’ sorarak mülemmâyı bir düşünüş biçiminin adı, düşüncenin derin gramerinde yatan kavrayış olarak öneriyor. Alpyağıl’ın önerdiği biçimiyle, dil ve düşünce arasındaki ilişkilerin dillerden bağımsız yanlarına da dikkat etmek gerekiyor. Mülemmayı bir yaşama tarzının metaforu olarak sunan Alpyağıl, böylelikle ‘tarihin kritik anları’nın düşünceye ve dile etkilerini de sorgulamayı gerektiren bir perspektif geliştiriyor.

Mülemma Düşünceler,

Recep Alpyağıl, İz, 2018

Tüm Açık Görüş haberleri için tıklayın