Erdoğan'ın lider imajı
ABONE OL

Siyasal İletişimin temelleri, propaganda, retorik, kitle iletişim araçlarının seçmenler üzerindeki etkileri, siyasi lider tipolojileri gibi konular üzerinde çalışmalar yapan siyaset bilimciler, sosyologlar ve iletişimciler tarafından atılmıştır. Dolayısıyla da siyasi kadrolarda uzmanlık gerektiren bir konudur. Siyasal iletişim, iletişim biliminin şemsiyesi altında kendisine özerk bir alan bulur ve "Siyasal kampanyalar, seçmen davranışları ve lider imajları ile birlikte daha çok kitle iletişim araçlarının tezahürlerini" inceler.

Siyasal iletişimin yürütülmesindeki temel amaç lider ve partilerin iktidar olabilmesidir. Bunun için seçmenin desteğini kazanmak, onları bilgilendirmek ve onlardan gelecek tepkileri göz önünde bulundurmak isterler. Bu amaçla da mesajları geniş halk kitlelerine ulaştırarak seçmeni bilgilendirerek oy verme eğilimlerini etkileyen siyasal iletişim yöntem ve tekniklerini yoğun bir şekilde kullanırlar. Siyasal iletişim sürecinde, seçmenleri bir partiye oy verme davranışına yönlendiren ikna faktörü büyük önem taşır. Çünkü bir siyasal parti ya da adayın seçmenleri kendi lehine oy verme davranışına yönlendirmenin yolu iknadan geçer. Siyasal reklamlar da bir ikna stratejisi olarak hem propagandanın tarihsel deneyiminden faydalanmakta hem de reklamın seçmenler gözünde elde ettiği başarıları ve yöntemleri kullanmaktadır. Çünkü siyasal reklamlar aracılığıyla adaylar, kendilerini haber medyasının konumlandırdığı gibi değil, adayların ya da kampanya yaratıcılarının istediği gibi konumlandırma olanağı elde ederler. İkna edici iletişim metinleri yaratmak ve sonrasında yaratılan bu metinlerin analizi konusunda kökeni Antik Yunan'a kadar uzanan retoriğin önemi tartışılmazdır (Zeybek, 2016). Çünkü retorik; imajın hakimiyetindeki siyasal iletişim alanında oldukça etkin haldedir. Liderler konuşmalarında anlamı kuvvetlendirmek için oksimoron (iki birbiriyle çelişen özellik ve düşünceyi barındıran tamlama) terimlerden kaçınarak, anlam karışıklığına mahal vermeden yalın bir söylem kullanmak durumundadır (Göksu, 2013). Türkiye'de yapılan birçok akademik çalışmanın bulgusunu referans alırsak, Recep Tayyip Erdoğan'ı güçlü gösteren özellikleri; hitabet yeteneği, hafızasının ve kavrayışının güçlü olması, cesur, özgüvenli, vefalı, dürüst, samimi, şefkatli, merhametli, mütevazı, istikrarlı, çalışkan, inanç sahibi ve ikna gücünün yüksek olmasıdır.

Yol gösterici ve çözüm odaklı

Görsel kimlik ve liderlik özellikleri bütünleşerek liderin imajını meydana getirir. Recep Tayyip Erdoğan'ın 22 yıllık iktidarında itibarını daha çok kendi liderlik özellikleri olarak meydana çıkan kategoriler arasında değerlendirmek gerekiyor. Çünkü siyasi liderlerin bir ülkenin itibarında büyük bir payı olduğunu kabul etmek gerekir. Bazı yaşanmış örneklere baktığımızda görüyoruz ki bu etki kısa dönemde ortaya çıkmıyor olsa bile mutlaka orta ve uzun dönemde kendisini gösteriyor. Etkinin kısa dönemde kendini göstermeyişi, liderin güçlü görüntüsünden, algısından ve lider karizmasından kaynaklanıyor olabilir. Gerçekten de insanların karizmatik liderlerin sahip oldukları çekiciliğe kolayca teslim olduklarına ilişkin çok sayıda örnek ve bilimsel araştırma bu görüşü doğruluyor. Erdoğan'a yönelik akademik itibar ve algı araştırmalarına baktığımızda liderlik kategorileri arasında yol gösterici, risk alabilen, güven duygusu yaratabilen, eşitlik ve adalet yanlısı, halkın içinden gelen, istişare sonucu karar alan, çözüm odaklı, kararlı ve öngörü sahibi gibi özellikleri bulunuyor. Araştırmalardaki liderlik tipolojilerini ele alırsak değer odaklı lider özellikleri kategorisinde; insanlara karşı tutum ve davranışlarda değerleri yansıtma, dezavantajlı bireylerin ihtiyaçlarını sağlama ve toplum içindeki statülerinin artırılması yönünde duyarlılık, toplumda yüksek etik standartların sağlanmasındaki hassasiyet kategorileri öne çıkıyor.

Siyasi olarak markalaşmak

Lider, oldukça geniş coğrafyaya hitap eder. Dolayısıyla Erdoğan da daha geniş bir kitle ile iyi iletişim içerisinde olma durumunu korumuştur. Siyasi olarak markalaşmak için, siyasi bir imajın oluşturulmasında, nihai markalaşma unsurları kendi çıkarları kapsamında stratejik bir şekilde kullanılmalıdır. Bu durum özellikle, siyasi liderlerin popülerlik ve seçmenler ile kurdukları iletişim doğrultusunda seçimde kazanmaları adına kullandıkları taktikleri kapsar. Siyasal markalaşma ve imaj, kullanılan geleneksel stratejilerin yanı sıra dönüşen stratejileri de kapsamaktadır. Bu açıdan bakıldığında Erdoğan'ın liderlik tipolojisine yeni bir tanımlamayı Doç. Dr. Oğuz Göksu ortaya koymuştur. "Erdoğan Tarzı Liderlik" kavramına ulaştığı bilimsel araştırmasında şu sözler dikkat çekicidir:

"Erdoğan tarzı liderlik', liderlik literatürüne bir yenilik olarak sunulmuştur. Bu tarz liderliğin ortaya konmasının gerekçesi, Türkiye'deki toplumun dinamik yapısıdır. Jeopolitik ve jeostratejik açılarından merkez konumda yer alan bir ülke olarak Türkiye, Kafkasya, Balkanlar, Batı ve Ortadoğu ülkelerinden çeşitli özellikler almakla beraber medeniyet birikimi ve Osmanlı İmparatorluğu'nun mirasçısı bir ülke olarak özel bir öneme sahiptir. Türkiye'nin kendine has nitelikleri ve kültürel kodları Türk halkının siyasal lidere bakışını da değiştirmektedir. Türkiye'nin aynı zamanda İslam dünyası ve Hristiyan dünyası arasında köprü görevi görmesine bağlı olarak Türkiye'de siyasal liderlik tarzı da farklılaşmaktadır."

Bir ülkenin küresel itibarı, yine liderin küresel lider özellikleriyle açıklanabilir. Erdoğan emperyalizm ve Batılılaşmaya karşı bağımsız bir siyaset geliştirmiş bir liderdir. Ayrıca Türkiye'nin proaktif bir dış politika sergilemesine öncülük etmesi, dünya barışına hizmet eden çalışmalar yapmış olması, Türkiye'nin bütün Türki cumhuriyetlere ve İslam ülkelerine destek sağlayan birleştirici yaklaşımlar sergilemesi, Türkiye dışındaki halkların da kendisine yakınlık duyması ve dünya liderleri içinde saygınlık kazanmış olması da onu küresel ölçekte lider yapan özellikleridir.

Sonuç olarak,

Recep Tayyip Erdoğan 2002 yılından bugüne süregelen iktidarında, kamu kurumlarını ve parti teşkilatını yönetebilme, denetleme ve iyi yönde geliştirme konusunda etki gücünü hep korudu. 2018 yılında Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçişle birlikte liderlik ve partinin siyasal iletişimini güçlendirmek adına önemli adımlar atıldı. Özellikle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçişle birlikte kurulan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Türkiye markasını ve imajını güçlendirmek amacına hizmet etmektedir.

[email protected]