Kandil simidi, kandil günlerinin en sevilen sembollerinden biri. Osmanlı saray gelenekleri içerisinde yer alan kandil simidi, değişik tat ve görünümlerde de olsa bugüne ulaştı. Susamlı veya susamsız olarak çeşitli seçenekleri bulunan kandil simidi hem mahlepli hem de mahlepsiz yapılabiliyor. Kandil simidi tarifi yapılışı Kandil simidi nasıl yapılır malzemeleri nelerdir merak ediliyor. Mübarek kandil günlerinin sembollerinden olan mahlepsiz kandil simidi, artık geleneksel bir hal aldı. İşte susamlı veya susamsız mahlepli veya mahlepsiz kandil simidi yapılışı ve malzemeleri
Kandil simidi, Türk yemek kültürünün önemli bir parçası olmasının yanı sıra, toplumsal ilişkilerimizi meydana getiren ortak duygularımızın ve paylaşımlarımızın beslendiği bir olgudur. Kandil gecelerinin gündüzünde civarın tanınmış ve köklü ailelerinin, büyük anneleri simitleri kendi elleri ile pişirip, torununa, çocuğuna ve bilhassa kokusunun ulaştığı ya da ulaşamadığı komşusuna ikram ederken büyük bir manevi haz almakta idi. Günümüzde de kandil gecelerinde, kandil ziyareti için gidilen evlere, aile büyüklerine hediye olarak götürülen lezzetlerin başında kandil simidi geliyor. Kandil günlerinde her köşe başında bulabileceğiniz kandil simidinin en güzel hali ise evde yapılanı.
Mahlepsiz Kandil Simidi Tarifi • 1 yumurta sarısı • 2 çorba kaşığı yoğurt • 2 çorba kaşığı üzüm sirkesi • 1. 5 çorba kaşığı şeker • 1 tatlı kaşığı tuz • 125 gram margarin • Yarım çay bardağı sıvı yağ • 2 çay kaşığı kabartma tozu • 3 su bardağı un Üzeri için; • 1 yumurta beyazı • Susam • Çörek otu Oda sıcaklığındaki margarin sıvı yağ sirke yoğurt tuz şeker yumurta sarısı karıştırılır ardından un ve kabartma tozu eklenir kulak memesi kıvamına gelindiğinde ceviz büyüklüğünde hamur alınır elle açılıp çay bardağı ile kesilir ortasını da şişe kapağı ile keseriz ardından yumurta beyazına ve susama bularız 180 derece de 20 dakika pişiririz. Afiyet olsun.. Mahlepli Kandil Simidi Tarifi • 4.5 su bardağı un • 125 gr eritilmiş tereyağı ya da margarin • 1 çay bardağı sıvı yağ • 1 yumurta • 1.5 çay bardağı sulu yerinden yoğurt • 1 paket kabartma tozu • 1 tatlı kaşığı mahlep • 1 tatlı kaşığı tuz • 2 tatlı kaşığı şeker Üzeri için • Yumurta • Susam Bir kapta ya da büyük bir kasede un ve kabartma tozu haricindeki tüm malzemeleri ekleyelim. Karışıma elenmiş unu azar azar ekleyip kabartma tozunu da ekleyelim ve yoğuralım. Kulak memesi yumuşaklığında olmalı. Yoğurduktan sonra 5 dk kadar dinlendirelim. Bu arada yumurta ve susamı kaselerde hazırlayalım. Elimizle hamura simit şekli verelim ve yumurtaya batırıp oradan da susama bulayıp yağlı kağıt serilmiş önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında pişirelim. Soğuyunca servis edebilirsiniz. Afiyet olsun.
KANDİL SİMİDİ TARİHÇESİ Kandil simidi 14 yy. Osmanlı saray gelenekleri içerisinde yer alan simitten yararlanılarak değişik tad ve görünümde kendine özgü olarak geliştirilmiştir. Bu yüzyılda sultan sofralarında ve saray mutfağında yerini alan simit, aslında bir bakıma saraylıdır. Yeniçerilerin bir kolu olan “Sekban Sınıfı”na ait fırınlarda çalışmak üzere işe başlayanlara simitçi denmekte, saray fırınında “Simitçi Ustası” adı ile çalıştırılan ustalar bulunmakta idi. Görüldüğü üzere sarayda simit beğenilmiş ve bolca tüketilmiştir. Evliya Çelebi, 17. yüzyıl Osmanlı dünyası için verdiği, önemli ve detaylı bilgileri simit için de vermektedir. Saray kültüründen esinlenerek bizlere kadar ulaşan bu lezzet zaman içerisinde geleneklerimizle olgunlaşmıştır. Kandil gecelerinin gündüzünde civarın tanınmış ve köklü ailelerinin, büyük anneleri simitleri kendi elleri ile pişirip, torununa, çocuğuna ve bilhassa kokusunun ulaştığı ya da ulaşamadığı komşusuna ikram ederken büyük bir manevi haz almakta idi. Günümüzde ise bu gelenek hala devam etmekte, kandil gecelerinde, kandil ziyareti için gidilen evlere, aile büyüklerine hediye olarak götürülmektedir. KANDİL SİMİDİ NEDEN DAHA KÜÇÜK? Simidin has beyaz undan “simid-i halka”ya ve sonrasında bugünkü simide geçiş öyküsü, Evliya Çelebi Seyahatnâmesi ve 16.-17. yüzyıl narh defterlerin de anlatılmaktadır. Simit 14 yy. da bilinmesine rağmen, Osmanlı coğrafyasındaki öyküsü 16. yüzyılın sonlarında başlar. 135 dirheme kadar çıkan ve Evliya Çelebi’nin “araba tekerleği kadar” dediği bu ilk simitlerin oldukça büyük olduğu görülür ve simid-i halka olarak adlandırılır. 17. yüzyılın ikinci yarısından itibaren ise simitlerin bir kısmının ebadının küçüldüğü ve bugünkü simitlere daha yakın bir şekle büründüğünü ve aynı zamanda simid-i halkanın yerine artık sadece simit denildiğini de anlaşılmaktadır.
KANDİL SİMİDİ KAÇ KALORİDİR? Kandil simidi, içerdiği kalori ile diyet yapan vatandaşların araştırdığı konu oldu. İçerisinde yağ ve karbonhidrat açısından yüksek değerler barındıran kandil simidi, 1 adeti (70 gram) baz alındığında 334 kaloriye denk gelmektedir.
Mahlep Nedir? Tuzlu kurabiyelere enfes bir tat ve lezzet katan mahlep tuzlu kurabiyelerin olmazsa olmazıdır. Tuzlu kurabiyeleri kıyır kıyır yaparak gevrek bir hale getiren mahlep içeriğindeki kumarin sayesinde kurabiyelere eşsiz bir lezzet katar. Özellikle ağızda dağılan kandil simitlerinin vazgeçilmezidir. Doğadaki şifa kaynaklarından birisi de adı son yıllarda sıkça duyulan ancak hakkında çok fazla bilgi sahibi olunmayan “mahlep”tir. Arapça kökenli bir sözcük olan mahlep “tatlı kokulu” ya da “parfüm kralı” anlamına gelir. Beyaz mahlep ve siyah mahlep olmak üzere iki türü olan mahlep gülgiller familyasına ait, boyu 5-10 metre arasında değişen, kışın yapraklarını döken çalı görünümlü bir bitkidir. İdris ağacı, kokulu kiraz, yabani kiraz, endirez, keniro ve meltem gibi çok çeşitli isimlerle de anılır. Mahlep püresi, mahlep şarabı, mahlep unu ve mahlep yağı gibi çeşitli ürünlerin elde edildiği mahlep bitkisi gıda endüstrisi dışında başta parfüm üretimi olmak üzere kozmetik endüstrisinde, boya endüstrisinde vernik ve cila yapımında ve ilaç endüstrisinde de kullanılır. Hiçbir sulama, ilaçlama, gübreleme gibi ihtiyacı bulunmayan mahlep ağacı doğal olarak yetişir. Beyaz mahlep ağacına Güney Avrupa’dan Batı ve Kuzey Asya’ya Kafkasya ve Türkistan’a kadar uzanan geniş bir coğrafyada rastlanır. Siyah mahlep ağacı özellikle Sudan’da tıbbi ve aromatik bir bitki olarak yetiştirilir. Türkiye’de Tokat, Amasya, Çorum, Mardin, Van, Ordu, Erzurum, Uşak gibi pek çok ilde yetişir. Bu kadar geniş bir coğrafyada yetişmesi iklim ve toprak seçiciliğinin az olmasından kaynaklanır. Ayrıca mahlep faydası saymakla bitmeyen şifa kaynağı bir bitkidir. Mahlep Faydaları Nelerdir? Çok az bir nişasta oranına sahip olduğu için özellikle mahlep tohumu antidiyabetik olarak kullanılır. Antidiyabetik özelliği mahlep şekeri düşürür mü diye merak edenler için yeterli cevap olacaktır. Ortalama %14 karbonhidrat ve %27 yağ içermesi nedeniyle kuvvet ve enerji verir. İdrar söktürücü özelliği ile de bilinir. Nefes darlığı, astım ve karaciğer rahatsızlıklarına da iyi gelir. Mahlep zamkı kuvvetli bir balgam söktürücüdür. Böbrek sancısı ve karın ağrılarına da iyi geldiği bilinmektedir. Bileşimindeki linolenik asitler, monositik lösemi hücrelerine karşı kuvvetli stotoksik özellik gösterir. Stotoksik maddelerin kemoterapi tedavisinde kanserli hücreleri öldürmek için kullanıldığı düşünülürse mahlepin doğal bir kemoterapi etkisi sağladığı söylenilebilir. Kuvvetli bir antioksidan olduğu da bilinmektedir. Bu nedenle kalp ve damar rahatsızlıklarını önlemede de oldukça etkilidir. Günlük kalsiyum ihtiyacının % 16’sını karşılayabilen mahlep kemik gelişiminde de etkilidir.