700 milyon insanı kapsayacak: 25 yıllık müzakerede son viraj

Avrupa Birliği (AB) ile Güney Ortak Pazarı (MERCOSUR) arasında yaklaşık 25 yıldır süren müzakerelerin ardından tarihi bir adım atılıyor. 17 Ocak Cumartesi günü imzalanması beklenen ticaret anlaşmasıyla, yaklaşık 700 milyon insanı kapsayan dünyanın en büyük serbest ticaret alanlarından birinin oluşturulması hedefleniyor.

12 Ocak 2026 Pazartesi 15:19
Dünya Haberleri

AA



AB Komisyonu Başsözcüsü Paula Pinho, Brüksel'de düzenlenen günlük basın toplantısında, AB ile Arjantin, Brezilya, Paraguay ve Uruguay'ı kapsayan MERCOSUR ülkeleri arasında yapılması planlanan ticaret anlaşmasına ilişkin açıklamalarda bulundu.

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile AB Konseyi Başkanı Antonio Costa'nın 17 Ocak Cumartesi günü Paraguay'a gideceğini belirten Pinho, Von der Leyen'in, üye ülkelerin geçen hafta onayladığı AB–MERCOSUR anlaşmasını burada imzalayacağını söyledi.

Pinho, AB–MERCOSUR ticaret anlaşması müzakerelerinin yaklaşık 25 yıldır sürdüğünü anımsatarak, sürecin imza aşamasına gelmesinden memnuniyet duyduklarını vurguladı.

25 YILLIK MÜZAKEREDE SON VİRAJ

Söz konusu ticaret anlaşması kararının, AB üyesi 27 ülkenin 21'inin nitelikli oy çokluğuyla alındığını belirten Pinho, Avusturya, Fransa, Macaristan, İrlanda ve Polonya'nın karara karşı çıktığını, Belçika'nın ise çekimser kaldığını aktardı.

Anlaşmanın imzalanmasının ardından Avrupa Parlamentosu (AP) tarafından onaylanması gerekecek.

Müzakereleri 25 yılı aşan anlaşma kapsamında, sığır eti, kümes hayvanları, süt ürünleri, şeker ve etanol gibi bazı tarım ürünlerinde gümrük avantajları sağlanması, buna karşılık MERCOSUR ülkelerinin pazarlarını Avrupa sanayisine açması öngörülüyor.

700 MİLYON İNSANI KAPSAYACAK

AB–MERCOSUR anlaşmasıyla, yaklaşık 700 milyon insanı kapsayan dünyanın en büyük serbest ticaret bölgelerinden birinin oluşturulması hedefleniyor.

Brüksel, söz konusu anlaşmayı Latin Amerika'daki ticarette AB'nin payını ve etkisini artıracak önemli bir jeopolitik kazanım olarak değerlendiriyor.

Avrupalı çiftçiler ise düşük standartlarda üretildiğini savundukları ucuz tarım ve hayvancılık ürünlerinin Avrupa pazarını doldurabileceğine dikkati çekerek, bunun birçok çiftliğin iflasına yol açabileceğini belirtiyor.

Anlaşmaya Almanya ve İspanya destek verirken, özellikle Fransa ve Polonya başta olmak üzere bazı ülkeler ile Avrupa genelindeki çiftçi örgütleri anlaşmaya karşı çıkıyor.