AA
Kallas, Brüksel'de düzenlenen AB Dışişleri Bakanları Toplantısı'nın ardından basın toplantısı düzenledi.
Toplantıda dış müdahale, manipülasyon ve etki operasyonlarını görüştüklerini aktaran Kallas, "Günümüz savaşları artık sadece tanklar ve dronlarla yürütülmüyor, yalanlar ve algoritmalarla da yürütülüyor. Yabancı bilgi manipülasyonu ve müdahalesi, demokrasilerimizin kalbine yönelik bir silah niteliğinde." dedi.
Kallas, Rusya'nın bu yönde ciddi harcama yaptığını, Çin'in de bilgi operasyonlarının daha sofistike ve sinsi hale geldiğini ifade etti.
"Bilgi savaşını kaybetmeyi göze alamayız." diyen Kallas, hızlı uyarılar ve değerlendirmelerden, çevrimiçi ortamda rakiplere karşı daha sert karşı hamleler yapılması gerektiğini kaydetti.
UKRAYNA
Kallas, Rusya'ya yönelik 20. yaptırım paketi konusunda anlaşmaya varamadıklarını bildirdi.
AB Yüksek Temsilcisi, "Bu bir geri adım ve bugün vermek istemediğimiz bir mesajdı, ancak çalışmalar devam ediyor." diye konuştu.
Barışın önündeki engelin Ukrayna değil, Rusya olduğunu yineleyen Kallas, "Baskıyı Ukrayna'nın toprak teslim etmesine yöneltmek yerine, adil ve kalıcı barış için Rusya'nın ne yapması gerektiğine odaklanmalıyız." vurgusunu yaptı.
Kallas, Rusya'nın, sınırları tanıması, sabotajları sona erdirmesi, savaş tazminatlarını ödemesi ve kaçırılan Ukraynalı çocukların geri verilmesi gibi talepleri yerine getirmesi gerektiğinin altını çizerek, bunların asgari temel koşullar olduğunu söyledi.
AB Yüksek Temsilcisi, "Moskova'yla konuşmadan önce neyi konuşmak istediğimizi netleştirmeliyiz. Rusya'nın maksimalist taleplerine minimalist bir yanıt verilemez." dedi.
Aynı zamanda AB'deki Rus Büyükelçiliğinin azami personel sayısını 40 kişiyle sınırlamaya karar verdiklerini belirten Kallas, diplomatik yetkinin kötüye kullanılmasına müsamaha göstermeyeceklerini söyledi.
Kallas, AB Komisyonu'yla birlikte, yüz binlerce eski Rus askerinin Şengen bölgesine girişini engellemek için de çalıştıklarını belirterek, "Savaş suçlularının ve sabotajcıların sokaklarımızda dolaşmasını istemiyoruz." diye konuştu.
Yaptırım paketinin Macaristan'ın vetosu nedeniyle kabul edilmemesine ilişkin konuşan Kallas, "Macaristan halkı, ihtiyaç içindeki Ukrayna halkına yardım etmeyi gerçekten desteklerdi. Bu yüzden, bunun seçimlerde size herhangi bir avantaj sağlayacağına inanmak çok zor geliyor." ifadelerini kullandı.
Kallas, Rusya-Ukrayna arasında olası barış anlaşması kapsamında AB'nin talep edeceği tavizlerin ne olması gerektiğine ilişkin belgeyi üye ülkelere ilettiğini belirtti.
GAZZE VE İŞGAL ALTINDAKİ BATI ŞERİA
Toplantı kapsamında Gazze Yüksek Temsilcisi Nickolay Mladenov ve Birleşmiş Milletler (BM) Kalkınma Programı (UNDP) Yöneticisi Alexander De Croo'dan bilgi aldıklarını belirten Kallas, AB'nin Gazze'nin geleceğini destekleyeceğini ifade etti.
Kallas, işgal altındaki Batı Şeria'daki durumu da ele aldıklarını belirterek, "İsrail'in yetki genişletmesi, uluslararası hukukun ihlali anlamına geliyor ve gelecekteki bir Filistin Devleti'nin temelini zedeliyor." uyarısında bulundu.
Mladenov ve De Croo'nun Gazze'deki yıkım ve insanların çektiği acıların çok büyük olması nedeniyle erken toparlanma ihtiyacına dikkati çektiğini aktaran Kallas, AB'nin insani yardım konusunda destek olabileceğini söyledi.
Kallas, AB Filistin Toprakları Polis Misyonu (EUPOL COPPS) aracılığıyla da Gazze'deki yeniden toparlanma sürecine destek olabileceklerini belirterek, "Bunu Ürdün ve Mısır ile birlikte yapmaya hazırız ancak İsrail tarafının da onayına ihtiyacımız var." dedi.
26 üye ülkenin Batı Şeria'da Filistin topraklarını gasbeden İsraillilere karşı yaptırım uygulama kararını desteklediğini ancak 1 ülkenin buna karşı olduğunu aktaran Kallas, bunun karar alma süreçlerinde karşılaştıkları bir sorun olduğunu vurguladı.
İRAN
Kallas, ABD ve İran'ın tehlikeli şekilde savaşa yaklaştığını ve diplomasi penceresinin daraldığını belirterek, İran'ın nükleer programı, balistik füzeleri ve Avrupa'yı da tehdit eden terör örgütlerine verdiği destek konusunda ciddi endişeleri bulunduğunu kaydetti.
AB Yüksek Temsilcisi, "Ancak herhangi bir askeri müdahale, kontrol edilmesi zor sonuçlar doğurabilir." diye konuştu.
İran'ın nükleer programı konusunda bazı gözetimlerin yapıldığını ifade eden Kallas, "Ancak balistik füze programına gelince, bu İran'ın çevresindeki ülkeler için çok tehlikeli. Ayrıca, menzillerinin ne kadar geniş olduğunu düşünürsek, Avrupa için de bir tehdit oluşturuyor." dedi.
SURİYE VE VENEZUELA
Suriye'nin kuzeyindeki gelişmeleri de değerlendiren Kallas, "Güç dengelerindeki ani değişim, DEAŞ mensuplarının tutulduğu kamplardaki güvenliği zayıflattı. Bu durum, teröristlerin Avrupa'ya hareket etmesi gibi yeni riskler doğuruyor." dedi.
Kallas, bu çerçevede AB'nin rehabilitasyon ve yeniden entegrasyon programlarına nasıl katkı sağlayabileceğini görüştüklerini belirterek, bu çabaları koordine etmek için DEAŞ'la Mücadele Uluslararası Koalisyon'un kullanılmasını önerdiklerini aktardı.
Venezuela yetkililerinden ülkede tutuklu bulunan Avrupalı mahkumların serbest bırakılması gibi adımlar gördüklerini kaydeden Kallas, ülkeye yönelik yeni yaklaşımları hakkında görüştüklerini söyledi.
Kallas, Venezuela'nın geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez'e yönelik yaptırımların kaldırılmasını önereceğini kaydederek, bu konuda üye ülkeler arasında uzlaşı olup olmadığını henüz bilmediklerini ifade etti.