HABER MERKEZİ
SAHA Expo 2026 savunma fuarında taktik tekerlekli fırlatma rampasında sergilenen ATMACA, Türkiye'nin yabancı uzun menzilli taarruz sistemlerine olan bağımlılığını azaltma ve hassas güdümlü kara taarruz silahlarına yönelik artan bölgesel talebe paralel olarak yerli füze portföyünü genişletme çabalarını yansıtıyor.
Paletli M270 MLRS (Çoklu Fırlatma Roket Sistemi) veya tekerlekli HIMARS fırlatma rampalarından fırlatılan yarı balistik bir füze olan ATACMS'nin aksine, Kara ATMACA, sabit yüksek değerli kara hedeflerine karşı araziyi takip eden nüfuz görevleri için optimize edilmiş alçak irtifada uçan bir seyir füzesidir. Bu ayrım, silahın operasyonel profilini önemli ölçüde değiştirir.
"TÜRKİYE, ABD VE RUSYA'YA MEYDAN OKUYOR"
ABD yapımı balistik uçuşlu ATACMS füzesinin aksine, Türk yapımı Kara ATMACA, arazi kamuflajı ve karmaşık rota izleme yoluyla modern hava savunmalarından kaçınmak için tasarlanmış alçak uçuşlu bir seyir füzesi profili kullanıyor. ABD basınında yer alan habere göre füzenin, Türkiye'nin hassas vuruş pazarında yerleşik ABD ve Rus hakimiyetine meydan okuma ve gelecekteki yüksek yoğunluklu çatışmalar için bağımsız uzun menzilli vuruş kabiliyetini genişletme konusundaki artan hırsını gösterdiği ifade edildi.
ABD üretimi ATACMS sistemi
Kara ATMACA'nın 280 km menzile, 6,1 metre uzunluğa, 370 mm çapa ve 910 kg fırlatma ağırlığına sahip olduğu, füzenin, ataletsel navigasyon sistemleri, anti-parazit uydu navigasyonu, arazi referanslı navigasyon, barometrik ve radar altimetreleri ve terminal yönlendirme için görüntüleme kızılötesi arayıcıyı birleştiren gelişmiş çok katmanlı bir güdüm mimarisi kullandığı ifade edildi.
Operasyonel olarak ATMACA'nın, Türkiye'ye modern savaş alanı doktrinini şekillendiren Batı'nın yüksek hassasiyetli atış konseptlerine benzer bir yetenek sağladığı vurgulandı. Sistemin, uçakları veya ön cephe topçu birliklerini doğrudan karşı ateş tehditlerine maruz bırakmadan düşmanın arka cephedeki unsurlarına vurarak uzun menzilli engelleme operasyonlarını desteklediği aktarıldı. Bu yeteneğin, Ukrayna savaşından çıkarılan derslerin ardından giderek daha önemli hale geldiği ifade edildi; zira uzun menzilli hassas vuruş sistemleri, cephe hattının çok gerisindeki lojistik, komuta yapıları ve mühimmat depolama tesislerini sekteye uğratmada belirleyici rol oynamıştır.
ATMACA, TAYFUN VE SOM VURGUSU
ATACMS ile karşılaştırıldığında ATMACA'nın, operasyonel seviyedeki taarruz görevleri için tasarlanmış rekabetçi bir silah kategorisine girdiği vurgulandı. Haberde ATMACA füzesinin, Türkiye'nin NATO tedarik kısıtlamalarından bağımsız yerli hassas vuruş ekosistemleri oluşturma yönündeki daha geniş savunma sanayi stratejisini de gösterdiği vurgulandı.
"TÜRKİYE, ABD VE ÇİN'İN MÜŞTERİLERİNE GÖZ DİKTİ"
ATMACA'nın SAHA Expo'daki görünümünün, Türk savunma sanayi üreticilerinin ABD veya Çin füze sistemlerine alternatif arayan ihracat müşterilerini giderek daha fazla hedeflediğini bir kez daha gösterdiği dile getirildi. Birçok ülkenin, ihracat kontrolleri ve siyasi kısıtlamalar nedeniyle ATACMS veya benzeri Batı menşeli derin vuruş silahlarını edinme konusunda kısıtlamalarla karşı karşıya olduğu hatırlatılan haberde bu nedenle, 280 km menzile ve yerli güdüm mimarisine sahip mobil bir seyir füzesi sisteminin, Amerikan onay süreçlerine bağımlı olmadan hassas vuruş yeteneği arayan ülkelerin ilgisini çekebileceği ifade edildi.