METE ALİ MAVİŞ
Yunanistan merkezli Press Room, dünya basınında Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Gazze'de olası bir istikrar gücüne katılabileceğine dair iddiaları ele alan kapsamlı bir analiz yayımladı. Haberde, "Türk ordusu her an göreve hazır" söylemine dikkat çekilirken, Ankara'nın askeri kapasitesini sistematik ve planlı şekilde büyüttüğü vurgulandı.
Haberde, Türkiye'nin askeri gücünü dış politikanın merkezî unsurlarından biri konumuna taşıdığı ifade edildi. Yerli savunma sanayiine yapılan yatırımlar ile operasyonel yeteneklerdeki artışın ise yalnızca savunma amaçlı olmadığı, çok boyutlu ve uzun vadeli bir stratejinin parçası olduğu ifade edildi. Türkiye'nin yerli silah sistemleriyle güçlendirdiği operasyonel kapasitenin, Suriye'den Kafkasya'ya, Ege'den Doğu Akdeniz'e uzanan geniş bir coğrafyada etkili olduğu belirtildi.
Bu askeri birikimin baskı ve caydırıcılık sağlamanın yanı sıra sahada denge kurma amacıyla kullanıldığı belirtilirken, Ankara'nın askeri gücü sadece savunma değil, aynı zamanda bölgesel istikrar ve denge oluşturma aracı olarak gördüğü ifade edildi. Haberde ayrıca "Ankara artık kriz bölgelerinde aktif rol üstlenen, sahada askeri ve diplomatik araçları eş zamanlı kullanan bir güç konumuna geldi" denildi.
Bunun yanı sıra Türkiye'nin Libya ve Somali'de yürüttüğü faaliyetlerin de altı çizildi.
Yapılan değerlendirmede, "Ankara bu bölgelerde yalnızca askeri varlık göstermiyor; eğitim, danışmanlık ve savunma altyapısı desteğiyle uzun vadeli güvenlik iş birlikleri kuruyor" ifadesine yer verildi.
Haberde, Türkiye'nin ekipman desteği ile askeri eğitim ve danışmanlık faaliyetlerine dikkat çekildi. Bu çalışmalar sayesinde Türkiye'nin, klasik ikili ilişkileri aşan geniş kapsamlı bir güvenlik ağı kurduğu aktarıldı. Libya başlığı kapsamında, Türk unsurlarının bölgede kalıcı bir varlık göstermesi, hava savunma sistemlerinin devreye alınması ve stratejik üslerin etkin biçimde kullanılması değerlendirildi.
Türkiye'nin bu adımlarıın Kuzey Afrika'da kalıcı jeostratejik konumlanmaya işaret ettiği ifade edilirken "Türkiye yalnızca bölgesel değil, kıtalararası ölçekte stratejik hesap yapan bir aktör haline geldiğini ortaya koydu." değerlendirmesinde bulunuldu.