Brüksel'den Tahran'a yaptırım muhtırası: ''Sahada değişim görmeden tek kuruş yok''

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, ABD ile İran arasındaki anlaşma ile birlikte İran'a yönelik yaptırımların kaldırılma ihtimaline ilişkin, "Yaptırımların kaldırılmasını düşünebilmemiz için sahada değişim görmek zorundayız. Yaptırımlar davranış değişikliği sağlamak için uygulanır. Eğer davranışlarda güvenilir ve doğrulanabilir bir değişim olursa, o zaman yaptırımlar kaldırılabilir" dedi.

15 Haziran 2026 Pazartesi 19:13
Dünya Haberleri

IHA



Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Antonio Costa ve AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, G7 zirvesi öncesinde zirvenin gerçekleştirileceği Fransa'nın Evian kentinde basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısında ilk sözü alan Costa, G7 zirvesinin küresel ortaklara açılması kararını memnuniyetle karşıladığını ve Hindistan, Brezilya, Güney Kore, Kenya ve Mısır liderlerinin de görüşmelerin bir bölümüne katılacaklarını söyledi. Bu altı ülkenin zirvenin hazırlık çalışmalarına da katkı sağladığını ifade eden Costa, zirvede Kongo ve Uganda'daki ebola salgınına yönelik eşgüdümlü yanıt da dahil öncelikli konulara odaklanacaklarını belirtti. Costa, "G7 ülkeleri, hastalığın yayılmasını durdurmak amacıyla sağlık kaynaklarını ve insan gücünü seferber ediyor. Bu küresel bir mesele ve AB, desteğini artıracak" ifadelerini kullandı.

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy'nin de Ukrayna'ya ilişkin görüşmelere katılacağını belirten Costa, "Çatışma artık Birinci Dünya Savaşı'ndan daha uzun sürdü. Bu büyük bir meydan okuma ve çatışmaların giderek şiddetlendiğini biliyoruz. G7 ülkeleri, kalıcı barışa yönelik bir anlaşmanın bulunmasına katkı sağlayabilir" dedi.

"RUSYA'NIN ANLAMASI GEREKEN ŞEY, ZAMANIN LEHİNE İŞLEMEDİĞİDİR"

Bugün Ukrayna'nın AB'ye entegrasyonu yolunda tarihi bir adım da atılacağını duyuran Costa, "Resmi üyelik müzakereleri başlıyor. Bu, Ukrayna'nın son derece zor şartlar altında gerçekleştirdiği etkileyici reformların bir yansıması" ifadelerini kullandı. Costa, "Rusya'nın anlaması gereken şey, zamanın lehine işlemediğidir. Zaman kazanmaya çalışmak ona fayda sağlamayacak" dedi.

Zirvede İran ve Orta Doğu'nun da konuşulacağını belirten Costa, "Bu konuyu Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Katar liderlerinin katılımıyla görüşeceğiz. Washington ve Tahran arasında yeni açıklanan anlaşmayı memnuniyetle karşılıyorum. Umarım bu anlaşma, son derece maliyetli olan bu savaşı sona erdirir ve Hürmüz Boğazı'nın tam olarak yeniden açılmasını ve seyrüsefer özgürlüğünün tesisini mümkün kılar. Ayrıca Lübnan'ın tam egemenliğinin yeniden sağlanmasına katkıda bulunur. AB, Orta Doğu'da kalıcı barış için kapsamlı ve sağlam bir çerçeve oluşturulmasına katkı sunmaya hazır" dedi.

Costa, "Bu gelişme umut verici ancak Gazze'deki trajik insani durumu ve Batı Şeria'daki yasa dışı işgal konusundaki ciddi endişeleri unutmamıza yol açmamalı. Bölgede adil ve kalıcı bir barış için ilerleyebileceğimiz tek yol iki devletli çözümdür" ifadelerini kullandı.

"2025 SENESİ TARİHTE İLK KEZ AB ÜYESİ ÜLKELERİN TAMAMININ ÇİN'E KARŞI TİCARET AÇIĞI VERDİĞİ YIL OLARAK HATIRLANACAK"

AB Komisyonu Başkanı von der Leyen ise Fransa'nın dönem başkanlığı altındaki G7 zirvesinin temel hedefinin küresel ekonominin yapısal sorunlarını, küresel dengesizlikleri ve aşırı kapasiteleri ele almak olduğunu söyledi. Von der Leyen, zirvenin aynı zamanda Ukrayna savaşı, Orta Doğu'daki çatışma ve Ebola salgını gibi krizlere de odaklanacağını ifade etti. G7'nin temel başlıklarından birinin ekonomik dengesizlikler olduğunu vurgulayan von der Leyen, "Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un bu konuya odaklanmasını memnuniyetle karşılıyorum. Çünkü bu, AB açısından giderek daha önemli bir hale geliyor. 2025 senesi, tarihte ilk kez AB üyesi ülkelerin tamamının Çin'e karşı ticaret açığı verdiği yıl olarak hatırlanacak. AB, 360 milyar euro ile tarihin en büyük ticaret açığını kaydetti. Bu sürdürülebilir değil. AB'nin stratejisi nettir ve bu ilişkileri koparma değil, risk azaltma yoluna gitmektir" dedi.

Zirvede Orta Doğu'ya ilişkin meselelerin de değerlendirileceğini vurgulayan von der Leyen, İran ile ABD arasındaki anlaşma konusunda, "Artık öncelik uygulama aşamasıdır. Hürmüz Boğazı yeniden açılmalı ve ücretsiz seyrüsefer özgürlüğü yeniden tesis edilmeli. Bu hem bölgesel istikrar hem de küresel ekonomi için hayati önem taşıyor" dedi.

"LÜBNAN YANMAYA DEVAM ETTİĞİ SÜRECE KALICI BİR BARIŞIN MÜMKÜN OLMAYACAĞINI VURGULAMAK İSTERİM"

Von der Leyen, "Anlaşma daha geniş kapsamlı görüşmelerin önünü açmalı ve İran'ın nükleer ve balistik füze programlarının sona ermesine yol açmalı. Ayrıca Lübnan yanmaya devam ettiği sürece kalıcı bir barışın mümkün olmayacağını vurgulamak isterim. Gerçek bir ateşkes ve Lübnan'ın egemenliğine tam saygı çağrısında bulunuyoruz" dedi.

Zirvede Ukrayna'nın da konuşulacağını söyleyen von der Leyen, AB'nin ortak savunma tedarik ve finansman mekanizması SAFE çerçevesinde Ukrayna'ya 75 milyon euroluk hibe sağlanacağını duyurdu.

Ukrayna'nın geçtiğimiz yıla nazaran çok farklı bir noktada bulunduğunu, cephe hattını koruduğunu ve bazı bölgelerde toprak kazandığını ifade eden Von der Leyen, Rusya'nın baskıyı hissettiğini ve yaptırımların etkisini gösterdiğini savundu. Von der Leyen, "Aynı zamanda Ukrayna'yı Avrupa'ya daha sıkı şekilde bağlıyoruz. Bugün AB üyelik müzakerelerinin ilk faslını açıyoruz. Bu çok büyük bir adım" dedi.

"YAPTIRIMLARIN KALDIRILMASINI DÜŞÜNEBİLMEMİZ İÇİN SAHADA DEĞİŞİM GÖRMEK ZORUNDAYIZ"

Bazı Avrupalı liderlerin İran'a yaptırımların kaldırılabileceğini açıklaması sonrasında AB'nin bu konudaki tutumunun ne olduğunun sorusu üzerine von der Leyen, "İran'a yönelik yaptırımların temelinde iki ana unsur bulunuyor. Bunlardan biri insan hakları ihlalleri, diğer ise kitlesel imha silahları meselesidir. Yaptırımların kaldırılmasını düşünebilmemiz için sahada değişim görmek zorundayız. Yaptırımlar davranış değişikliği sağlamak için uygulanır. Eğer davranışlarda güvenilir ve doğrulanabilir bir değişim olursa, o zaman yaptırımlar kaldırılabilir" cevabını verdi.

"FRANSA İLE 15 MİLYAR EUROYU AŞAN BİR SAFE ANLAŞMASI İMZALAYACAĞIZ"

Fransa ile SAFE anlaşmasına ilişkin soru üzerine von der Leyen, "Fransa ile 15 milyar euroyu aşan bir SAFE anlaşması imzalayacağız. Fransa, güçlü savunma sanayisi sayesinde Avrupa'da güvenliğin kilit aktörlerinden biri. SAFE, üye devletlerin kapasitelerini güçlendirmelerine, savunma sanayilerini desteklemelerine ve Ukrayna'ya yardım etmelerine yardımcı oluyor. Şu ana kadar 78 milyar eurodan fazla kaynak taahhüt edildi. Bu SAFE fonunun yarısından fazlasına denk geliyor. Bu yatırımlar, insansız hava araçlarına karşı sistemler, füzeler ve mühimmat dahil olmak üzere dokuz kritik alanı kapsayacak. SAFE, aynı zamanda Avrupa'nın en büyük projelerini de destekleyecek" dedi.

ABD'nin yapay zeka şirketi Anthropic'in en son yapay zeka modellerine erişim yasağı getirmesi ve Avrupa'nın Amerikan yapay zeka sistemlerine aşırı bağımlılığının riskleri ile ilgili soruya ise von der Leyen, "Komisyon olarak Teknolojik Egemenlik Paketi teklifimizi sunduk. Bu teklif, altyapılar inşa etmeye dayanıyor. Daha önce söylediğim gibi, bunu izolasyon içinde değil, güvenilir ortaklarla birlikte yapmak istiyoruz. Ancak elbette kendi altyapımıza ve kendi kapasitemize sahip olmamız gerekiyor" cevabını verdi.

AB'nin bu alanda olağanüstü girişimleri olduğunu ifade eden von der Leyen, "Ancak bunların AB dışına taşınmasını istemiyoruz. Modellerini Avrupa'da test etmelerini, eğitmelerini ve geliştirmelerini istiyoruz" dedi.