Çin ve AB elektrikli araç anlaşmazlığında uzlaşmaya vardı mı?

Çin ve Avrupa Birliği, Çin yapımı elektrikli araç ithalatı konusundaki ticari gerginliği çözmek için pazartesi günü bir anlaşmaya imza attı. AB tarafından yayınlanan rehber belge, minimum ithalat fiyatları ve detaylı talimatlar içeriyor.

12 Ocak 2026 Pazartesi 18:40
Dünya Haberleri

HABER MERKEZİ



Çin ve Avrupa Birliği arasında uzun süredir devam eden elektrikli araç ithalatı sorunu çözüme doğru ilerlemeye başladı. Pazartesi günü açıklanan anlaşma, her iki tarafın da uzlaşı yolunu bulduğunu gösteriyor. AB tarafından yayınlanan rehber belge, Çinli elektrikli araç üreticilerine ihracat fiyatlandırması konusunda net kurallar sunuyor. Minimum ithalat fiyatları ve diğer önemli ayrıntılar bu belgede yer almaktadır. AB, 2024 yılında anti-sübvansiyon soruşturması sonrasında Çin elektrikli araç ithalatına yüzde 35,3'e varan tarifeler uygulamıştı. Bu yüksek tarifeler, Çin yapımı araçların Avrupa pazarına girişini ciddi şekilde zorlaştırmıştı.

Minimum fiyatlar ve sübvansiyon tartışması

Avrupa Birliği, araç türlerindeki geniş farklılıkların, sübvansiyonun zararlı etkilerini ortadan kaldırmak için uygun belirli minimum ithalat fiyatları belirlemeyi gerekli kıldığını açıklamıştır. Bu fiyat seviyeleri, Çinli elektrikli araç üreticilerinin adil bir şekilde rekabet etmesini sağlarken, aynı zamanda Avrupa üreticilerini de korumayı hedeflemektedir. Çinli elektrikli araç üreticilerinin AB içindeki yatırım planları da bu minimum fiyat belirlemesi sürecinde dikkate alınacaktır. Avrupa Komisyonu, her teklifi nesnel ve adil bir şekilde, ayrımcılık yapmama ilkesini takip ederek ve Dünya Ticaret Örgütü kurallarına uygun olarak değerlendireceğini taahhüt etmiştir. Bu yaklaşım, uluslararası ticaret kurallarına saygı gösterirken, aynı zamanda AB'nin çıkarlarını da koruması anlamına gelmektedir.

Çin'in perspektifi ve ticari ilişkiler

Çin Ticaret Bakanlığı, bu anlaşmanın yalnızca Çin-AB ekonomik ve ticari ilişkilerinin sağlıklı gelişimini sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda kurallara dayalı uluslararası ticaret düzenini korumaya da katkıda bulunduğunu belirtmiştir. Çin Avrupa Birliği Ticaret Odası, elektrikli araç çıkmazında yumuşak bir iniş sağlayacağını söylediği bu hamleyi memnuniyetle karşılamıştır. Hollanda bankası ING'de kıdemli ekonomist olan Rico Luman, minimum fiyatların Çinli markalara muhtemelen uzun vadede ihracatlarını sürdürmeleri için bir rahatlık sağladığını belirtmiştir. Aynı zamanda, bu fiyat seviyeleri sayesinde Çinli üreticiler daha yüksek ithalat tarifelerinden kaçınabileceklerdir. Luman, Çinli markaların ilerlemesinin devam edeceğine inanmaktadır.

Avrupa üreticileri ve ticaret dengesi

AB üreticileri, Çin yapımı piller, nadir toprak elementleri malzemeleri ve bilgisayar çiplerine büyük ölçüde bağımlıdır. Bu bağımlılık, Çin ile ticaret ilişkisini bozmaktan kaçınmak için bir denge eylemi gerektirmektedir. Çinli elektrikli araç üreticilerinin yurtdışına genişlemesi, Avrupa ve ABD'deki otomobil üreticilerini alarma geçirmiştir. AB, pazarlarına uygun fiyatlı Çin elektrikli araç modellerinin akınına karşı koymak için tarifeleri uygulamış ve Çinli otomobil üreticilerinin haksız hükümet sübvansiyonlarından yararlandığını iddia etmiştir. ABD ise 2024 yılında Çin yapımı elektrikli arabalara yüzde 100 tarife uygulamıştır. Bu farklı yaklaşımlar, iki bölgenin Çin elektrikli araçlarına karşı aldıkları tutumun ne kadar farklı olduğunu göstermektedir.

İthalatın hızlı büyüşü ve pazar payı

Avrupa tarafından ithal edilen pille çalışan arabaların değeri 2020'de 1,6 milyar dolardan 2023'te 11,5 milyar dolara fırlamıştır. Bu muazzam artış, elektrikli araç pazarının ne kadar hızlı büyüdüğünü göstermektedir. İthalatın çoğu, Tesla ve BMW dahil olmak üzere Çin'de fabrikaları olan Batılı otomobil üreticilerindendi. AB yetkilileri, Çin'in yerli otomobil üreticilerinin, Pekin'in büyük sübvansiyonları sayesinde Avrupa araba markalarını fiyat konusunda geride bırakarak pazar payını kapma konumunda olduklarından şikayet etmiştir. Çin hükümetinin sağladığı bu sübvansiyonlar arasında hükümet filolarına siparişler, devlete ait bankalardan düşük faizli krediler, fabrikalar için ucuz araziye erişim, vergi indirimleri ve devlete ait endüstrilerden sübvansiyonlu hammaddeler ve parçalar yer almaktadır.

Çin markaları Avrupa'da yükselişe geçiyor

Çinli araba markaları, daha yüksek tarifelere rağmen Avrupa'ya genişlemeye devam etmektedir. Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği (ACEA) ve S&P Global Mobility'ye göre, Çin üretimi arabalar 2025'in ilk yarısında AB'deki satışların yüzde 6'sına yükselmiştir. Bu oran, 2024'ün aynı dönemindeki yüzde 5'ten bir artış göstermektedir. ACEA, AB merkezli üreticilerin 2025'in ilk yarısında toplam AB araba satışlarının yüzde 74'ünü temsil ettiğini belirtmiştir. Almanya, AB'de satılan arabaların hala yaklaşık yüzde 20'sini üretmektedir. Onu İspanya, Çekya ve Fransa izlemektedir. Danışmanlık şirketi AlixPartners'a göre, 2030 yılına kadar Çinli otomobil üreticilerinin Avrupa pazar paylarını muhtemelen yaklaşık yüzde 10'a ikiye katlayacakları tahmin edilmektedir.

AB'nin enerji hedefleri ve elektrikli araç ihtiyacı

ABD tarafından uygulanan yüksek tarifeler, neredeyse tüm Çin elektrikli araç ithalatını fiilen engellemektedir. Ancak AB'nin, sera gazı emisyonlarını 2030 yılına kadar yüzde 55 azaltma hedeflerine ulaşmak için yurtdışından uygun fiyatlı elektrikli arabalara ihtiyacı bulunmaktadır. Bu enerji ve çevre hedefleri, AB'nin Çin elektrikli araçlarına tamamen kapı kapatmasını imkansız kılmaktadır. Minimum fiyat anlaşması, bu çelişkili durumun çözümü olarak ortaya çıkmıştır. Anlaşma sayesinde, AB hem enerji hedeflerine ulaşabilecek hem de yerli üreticilerini koruyabilecektir. Bu dengeyi sağlamak, AB'nin ticari ve çevresel politikalarının kesiştiği noktada önemli bir adımdır.

Çin ve Avrupa Birliği arasında imzalanan bu anlaşma, elektrikli araç pazarında yeni bir dönemin başlangıcını işaret etmektedir. Minimum ithalat fiyatları aracılığıyla, her iki taraf da kendi çıkarlarını korurken, aynı zamanda ticari ilişkilerini sürdürebilecektir. Gelecek yıllarda, Çinli elektrikli araç markalarının Avrupa pazarında ne kadar pay alacağı, bu anlaşmanın etkinliğinin en önemli göstergesi olacaktır.