Dünya Türkiye'yi konuşuyor! Ankara'nın NATO içindeki gücü tescillendi

NATO Ankara Zirvesi'nin ardından uluslararası uzmanlardan dikkat çeken Türkiye değerlendirmesi geldi. Avrupa Birliği Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü (EUISS) Savunma Uzmanı Dr. Giuseppe Spatafora, Türkiye'nin ABD ile ilişkilerindeki iyileşme ve savunma sanayisindeki yükselen görünürlüğü sayesinde NATO içindeki konumunu daha da güçlendirdiğini söyledi.

9 Temmuz 2026 Perşembe 11:32
Dünya Haberleri

AA



Avrupa Birliği Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü (EUISS) Savunma Uzmanı Dr. Giuseppe Spatafora, NATO Ankara Zirvesi'nin ardından AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, zirvenin temel amacının Lahey Zirvesi'nde alınan savunma harcamaları ve savunma sanayisi yatırımlarına ilişkin taahhütlerin hayata geçirilmesi olduğunu kaydetti.

Zirvenin en dikkati çekici yeniliğinin, NATO Savunma Sanayii Forumu olduğunu belirten Spatafora, "Savunma Sanayii Forumu geçen yılki zirvede de düzenlenmişti ancak bu yıl çok daha fazla öne çıktı ve yaklaşık 50 milyar dolarlık savunma anlaşmaları açıklandı." ifadesini kullandı.

Bununla birlikte zirvenin, ABD Başkanı Donald Trump'ın açıklamalarının müttefikler arasındaki uyuma yönelik yeni tartışmalar yaratması nedeniyle siyasi açıdan gölgelendiği değerlendirmesinde bulunan Spatafora, buna rağmen bu görüş ayrılıklarının sonuç bildirgesine yansımadığını ve NATO'nun en azından resmi metinlerde ortak duruşunu koruyabildiğini belirtti.

Türkiye'nin zirvedeki konumunu da değerlendiren Spatafora, Ankara ile Washington arasında son dönemde daha olumlu bir atmosfer oluştuğunu kaydetti.

ABD Başkanı Trump'ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a duyduğu saygıyı vurguladığını ve Türkiye'nin F-35 programına dönüşüne ilişkin yeni adımlar atılabileceğine işaret ettiğini hatırlatan Spatafora, şöyle devam etti:

"Görünen o ki, Türkiye ile ABD arasındaki ikili ilişkilerde bir iyileşme yaşandı. Trump, zirveye yalnızca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a duyduğu saygı nedeniyle katıldığını söyledi. Basın toplantısında da Türkiye'nin F-35 programına yeniden katılabilmesi için adımlar attıklarını açıkladı. Türk savunma sanayisinin zirve boyunca güçlü biçimde öne çıkması nedeniyle Türkiye'nin NATO içindeki rolünün de güçlenmiş olabileceğini düşünüyorum."

Spatafora, Türkiye'nin Avrupa ile savunma alanındaki temaslarının da hız kazandığını belirterek "Ayrıca Türkiye ile İngiltere'nin bir savunma ortaklığı imzalamaya hazırlandığı görülüyor. Avrupa Birliği (AB) Komisyonunun da görüşmelere dahil olması, Türkiye'nin Avrupa ile daha yakın ilişkiler geliştirdiğinin bir başka göstergesi." ifadelerini kullandı.

Bununla birlikte bu gelişmelerin Türkiye ile Avrupa arasındaki ilişkilerde kalıcı ve kapsamlı bir yakınlaşmaya dönüşüp dönüşmeyeceğini söylemek için henüz erken olduğuna işaret eden Spatafora, bunun zaman içinde netleşeceğini belirtti.

- TRUMP'IN SÖYLEMLERİ

Trump'ın zirvedeki tutumunun diplomatik başarı olarak değerlendirilmesi için erken olduğunu ifade eden Spatafora, Avrupa başkentlerinin artan savunma harcamalarının Washington yönetimini memnun edeceğini düşündüğünü ancak Trump'ın Grönland konusundaki söylemlerini yineleyerek ve bazı Avrupalı müttefikleri hedef alan açıklamalar yaparak zirveye farklı bir gündem taşıdığını anlattı.

Trump'ın bu çıkışlarının yalnızca siyasi mesaj mı yoksa yeni tavizler elde etmeye yönelik bir strateji mi olduğunun henüz netlik kazanmadığına dikkati çeken Spatafora, şu aşamada ABD Başkanı'nın somut bir diplomatik kazanım elde ettiğinin söylenemeyeceğini savundu.

Spatafora ayrıca, 2027'de Arnavutluk'ta düzenlenmesi planlanan NATO Zirvesi'nin henüz resmen duyurulmamasının Trump'ın son dönemdeki çıkışlarıyla bağlantılı olabileceğine ilişkin değerlendirmelerin bulunduğunu ancak bunun yalnızca bir ihtimal olduğunu ve kararın teknik gerekçelerden de kaynaklanmış olabileceğini kaydetti.

- AVRUPA'NIN ÇABASI

Avrupa'nın güvenlik mimarisine ilişkin değerlendirmesinde ise Spatafora, NATO Ankara Zirvesi'nin mevcut stratejik yönelimi değiştirmediğini, aksine Avrupa ülkelerinin savunma alanında daha fazla sorumluluk üstlenme eğilimini güçlendirdiğini vurguladı.

Spatafora, Avrupa ülkelerinin savunma bütçelerini artırdığını, ABD'nin geri çekildiği alanları dolduracak yeni girişimler geliştirdiğini ve Ukrayna ile iş birliğini derinleştirdiğini belirterek "Bu sürecin şimdiden başladığını düşünüyorum. Savunma harcamaları artıyor, ABD'nin geri çekildiği alanlardaki boşlukları doldurmaya yönelik yeni girişimler başlatılıyor ve Ukrayna ile iş birliği güçleniyor." değerlendirmesinde bulundu.

Buna karşın Avrupa'nın ileri teknoloji askeri kabiliyetler ile büyük ölçekli askeri operasyonları sevk ve idare etme kapasitesi bakımından halen ABD'ye bağımlı olduğunun altını çizen Spatafora, bu bağımlılığın kısa vadede ortadan kalkmasının zor olduğunu, hatta siyasi gerilimlerin sürmesi halinde Washington'ın Avrupa'nın hazırlıklarını tamamlamasından önce geri çekilmesi riskinin bulunduğunu ifade etti.

Spatafora, buna rağmen uzun vadeli eğilimin, Avrupa'nın savunmada daha fazla sorumluluk üstlenmesi ve ABD'nin rolünün kademeli olarak azalması yönünde olduğunu kaydetti.