MEHMET SELVİTOP
İsrail basınında, Türkiye ile olası bir çatışma ihtimaline yönelik analiz ve senaryolar gündemdeki yerini koruyor. Gazete ve yorumlarda, iki ülke arasındaki askeri denge, bölgesel etkiler ve muhtemel sonuçlar farklı açılardan ele alınırken, yapılan değerlendirmeler dikkat çekmeye devam ediyor.
Kanal 14'te yayımlanan Dror Balzada imzalı analizde, Türkiye ile İsrail arasında yakın vadede doğrudan bir savaş ihtimalinin düşük olduğu ifade edilirken, Ankara'nın bölgesel etkisine geniş yer verildi.
Analizde, Başkan Erdoğan liderliğindeki Türkiye'nin özellikle Suriye ve Gazze başta olmak üzere bazı bölgelerde nüfuz sahibi bir aktör olduğu belirtilerek, "Bu tür bir denklemde Türkiye açısından kaybetme ihtimali kolay bir seçenek olarak görülmez" değerlendirmesine yer verildi.
Benzer şekilde İsrail merkezli JDN'nin "İsrail'in Türkiye karşısındaki gerçek kapasitesi nedir?" başlıklı analizinde de iki ülke arasında yakın vadede büyük ölçekli bir çatışmanın düşük ihtimal olduğu görüşü paylaşıldı.
JDN'nin değerlendirmesinde, Türkiye'nin Suriye ve Irak'taki kara operasyonlarının sahadaki askeri tecrübesini artırdığı vurgulanırken, Libya ve Karabağ gibi farklı bölgelerde yürütülen operasyonların da Ankara'nın "klasik savaş doktrinlerinin ötesine geçen, teknoloji ve uzaktan harekâta dayalı esnek bir askeri model" geliştirdiğine işaret ettiği aktarıldı.
Analizde ayrıca olası bir senaryoda en kritik başlıklardan birinin deniz harekâtı olacağı ifade edildi.
Türkiye'nin güçlü bir donanmaya sahip olduğu belirtilerek, böyle bir kapasitenin göz ardı edilemeyeceği ve hesaplamaların dikkatle yapılması gerektiği yorumu paylaşıldı.
Öte yandan metinde, asıl riskin doğrudan askeri çatışmadan ziyade dolaylı gerilim alanları olabileceği ifade edildi.
Türkiye'nin Kuzey Suriye'deki varlığını derinleştirmesinin iki ülke arasında doğrudan olmayan ancak tırmanma riski taşıyan sürtüşmelere yol açabileceği belirtildi.
İsrailli uzmanların değerlendirmelerine göre, Türkiye ile İsrail arasında doğrudan savaş ihtimali düşük görülürken, Ankara'nın askeri kapasitesi, bölgesel etkisi ve operasyonel tecrübesi belirleyici bir faktör olarak öne çıkıyor.