HABER MERKEZİ
Gazze'de ateşkes süreci kapsamında Türkiye ve Katar'ın barış konseyi içindeki pozisyonu, hem bölgesel dengeleri hem de İsrail'in endişelerini yeniden gündeme getirdi. Bölgedeki siyasi çözüm arayışlarında adı geçen bu iki ülkenin, barış konseyi çatısı altında üstleneceği görevler ve atacağı adımlar, sadece Gazze'nin geleceğini değil, aynı zamanda Orta Doğu'daki güç dengelerini de doğrudan etkiliyor.
ABD'nin Gazze'deki ateşkesin ikinci aşaması olarak ilan ettiği "Barış Kurulu"na Türkiye'yi dahil etmesi, İsrail'i tedirgin etmeye devam ediyor. Tel Aviv merkezli savunma haberleri forumu IDSF'nin CEO'su Emekli Yarbay Yaron Buskila kaleme aldığı analizde, Türkiye'nin Gazze için kurulan Barış Kurulu'na dahil edilmesinden rahatsız oldu. Buskila, "Türk Yürüyüşü: Gazze için "Barış Konseyi"ne Türkiye dahil edilmesinin stratejik tehlikesi" başlığıyla yayınladığı analizde ülkesini eleştirdi, endişelerini dile getirdi.
ABD'nin "Barış Konseyi"ne Türkiye ve Katar'ı dahil etmesini tarafsız olarak niteleyen Buskila, söz konusu gelişmenin Tel Aviv için güvenlik gerçekliğinin şekillendirmesinde tehlike olduğunu belirtti.
Başkan Erdoğan'ın Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'ndaki konuşmasını hazmedemeyen Buskila, ABD Başkanı Trump'ın "Barış Konseyi"ni Gazze için hazırladığı 20 maddelik planın 2. aşamasına geçişte belirleyici amaç taşıdığını söyledi.
Trump'ın Hamas konusundaki planına değinen Buskila, "ABD Başkanı Donald Trump, geçmişin kalıplarını kırmak ve Hamas için alternatif bir sivil mekanizma kurmaya odaklanan geniş, güvenilir ve anlamlı bir bölgesel sürece öncülük etmek istiyor." dedi.
Trump'ın Türkiye ve Katar'ı "Barış Konseyi"ne atadığını ifade eden Buskila, ABD başkanının bu adımının derin bir stratejik ve ahlaki hata teşkil etiğini belirtti. "Beyaz Saray temsilcisi Steve Witkoff'un belirttiği gibi, Arap teknokrat bir komite atanması fikri özünde doğrudur" diyen Buskila, Gazze'deki siyasi meşruiyetin sınırlarının belirlenmesinin gerektiğini aktardı.
Türkiye Katar'ın kurula dahil edilmesinin İsrail için tehlikeli olduğunun altını çizen Buskila, Ankara ve Doha'nın Gazze için stratejik bir varlık olduğunu ifade etti.
Ülkesi İsrail'i eleştiren Buskila kaleme aldığı analizinin devamında, "İsrail'in bu adıma karşı sergilediği pasif-agresif muhalefet ciddi bir ahlaki zaaf teşkil ediyor. İsrail şimdi Gazze'nin yeniden inşasının, uluslararası paranın ve "barış yapmanın" siyasi prestijinin meyvelerinden yararlanmaları bekliyor." ifadelerine yer verdi.
Tel Aviv'deki iktidara tepki gösteren Buskila, "Türkiye ve Katar'ın dahil edilmesi, İsrail'in siyasi arenadaki süregelen başarısızlığını yansıtmaktadır. İsrail'in geçiş organının şekillendirilmesinde inisiyatif almaması bir boşluk yarattı." Dedi.
Buskila analizinin son kısmımda şu ifadelere yer verdi;
"Trump planının stratejik bir hataya dönüşmesini önlemek için hızlı, keskin ve tavizsiz bir düzeltmeye ihtiyaç var. Aksi takdirde, Gazze'nin geleceği kağıt üzerinde değişebilir, ancak sahada gedik açık kalacak."