HABER MERKEZİ
ABD eski Ankara Büyükelçisi James Jeffrey, NTV'ye verdiği röportajda Suriye'deki son durumu ve YPG/PKK ilişkisini anlattı.
Jeffrey'in açıklamaları şöyle:
DEAŞ'LA MÜCADELE: SDG, bizim DEAŞ ile mücadeledeki tek ortağımız değildi. Şara da vardı. Ahmed Şara ve Heyet Tahrir Şam, yaklaşık 10 yıldır DEAŞ'a karşı mücadele ediyor.
ŞARA İLE İŞBİRLİĞİ: SDG sadece Esad'a karşı savaşmıyordu; İranlıların ve Rusların bölgeye girmesini engellemek için de eğitilmişti. Magavir el-Thawra ise yalnızca rejime karşı savaştı. HTŞ'yi ve Colani'yi destekledik. DEAŞ'a karşı mücadele ediyorlardı, Esad'a, Ruslara ve İranlılara karşı etkili bir direniş gösteriyorlardı. Türkiye de dolaylı bir şekilde HTŞ ile koordinasyon halindeydi.
SDG İLE İRTİBAT SÜRECEK: ABD'nin Haseke'de SDG unsurlarıyla temasını sürdüreceğini sanıyorum. Dolayısıyla SDG ile ilişkilerin tamamen bittiğini söyleyemeyiz. Trump'ın DEAŞ ile mücadeleyi Şara ile sürdürmesi, stratejik olarak doğru zamanda alınmış bir karar.
KANDİL'İN ETKİSİ: 2018 yılında Savunma Bakanı Ashton Carter, Senato'da YPG'nin Kandil'in bir kolu olduğunun altını çizmişti. PKK'nın Kandil merkezindeki isimlerin, Suriye'deki SDG üzerinde Türkiye'ye karşı daha sert bir tavır takınmaları yönünde etkisi olduğunu biliyorduk.
TÜRKİYE 10 YILDA STRATEJİK ADIMLAR ATTI: Türk ordusunda Kürt askerler elbette var, ancak hepsi bayrağa bağlı ve Türkçe konuşuyor. Ben Suriye'de bireysel entegrasyonun işleyeceğinden emin değilim; bu konuda ciddi endişelerim var. Türkiye yalnızca Suriye'de değil; Kafkaslar'da, Libya'da ve Ukrayna'da son 10 yılda önemli askerî ve stratejik adımlar attı.