ABDULLAH POLAT
Yunan basınında yer alan haberlere göre, Avrupa Birliği (AB) Genişlemeden Sorumlu Komiseri Marta Kos'un Avrupa Parlamentosu'nda gerçekleştirdiği açıklamalar, Türkiye'nin Birlik nezdindeki konumuna dair dikkat çekici bir yaklaşım değişikliğine işaret etti.
Haberde, Kos'un Türkiye'yi AB için "jeopolitik bir zorunluluk" olarak nitelendirdiği belirtilerek, bu ifadenin Brüksel'de geniş yankı uyandırdığı aktarıldı.
Yunan medyasındaki değerlendirmelerde, Türkiye'nin ilk kez bu kadar net biçimde Avrupa güvenlik mimarisinin merkezine yerleştiği ve bunun Avrupa'daki güç dengelerinde önemli bir kırılmaya işaret ettiği yorumları yapıldı. Türkiye'nin artık yalnızca bir aday ülke olarak değil, AB'nin istikrarı açısından kritik bir stratejik aktör olarak görüldüğü ifade edildi.
Kos'un, Rusya-Ukrayna savaşıyla birlikte uluslararası dengelerin yeniden şekillendiği bir dönemde Türkiye'nin hem Avrupa güvenliği hem de ekonomik istikrar açısından ayrılmaz bir parça haline geldiğini vurguladığı belirtilen haberde, Avrupa söyleminde ilk kez kıta güvenliğinin bu ölçüde Türk askeri gücüyle ilişkilendirildiği kaydedildi.
"TÜRKİYE MERKEZİ BİR ÜLKE HALİNE GELDİ"
Türkiye'nin NATO'nun en büyük ikinci ordusuna sahip olduğuna dikkat çekildiği, bu gücün Karadeniz'in güvenliği ve Ukrayna'da olası bir barış düzenlemesi açısından kritik önemde olduğunun altının çizildiği aktarıldı. Bu değerlendirmelerin, Ankara'nın Avrupa savunmasındaki rolünün açık şekilde yükseltilmesi olarak yorumlandığı ifade edildi.
Haberde ayrıca Türkiye'nin AB'nin en büyük beşinci ticari ortağı olduğuna işaret edilerek, Avrupa ile ticaret hacminin Mercosur ülkeleri veya Hindistan gibi ekonomilerle kıyaslandığında neredeyse iki katına ulaştığı belirtildi. Türkiye'nin Avrupa ile Asya arasındaki konumunun, onu tedarik zincirleri ve enerji güvenliği açısından merkezi bir ülke haline getirdiği vurgulandı.
Öte yandan Yunan basını, bu yaklaşımın koşulsuz olmadığını da öne çıkardı. Kos'un, Türkiye'nin Kıbrıs ile ilişkileri ve bekleyen ticari düzenlemelere atıfta bulunarak iş birliğinin karşılıklı adımlar gerektirdiğini açıkça dile getirdiği, Brüksel'in Ankara'nın artan stratejik rolünü siyasi taleplerle birlikte değerlendirdiği ifade edildi.
Haberde, AB'nin Kafkasya ve Orta Asya üzerinden geçen ve "Orta Koridor" olarak adlandırılan güzergaha odaklandığı, Türkiye'nin Avrupa'yı Asya'ya bağlayan kilit ülke olarak bu stratejinin merkezinde yer aldığı kaydedildi. Bu yönelimin, geleneksel rotalara bağımlılığı ve jeopolitik riskleri azaltmayı amaçladığı belirtildi.
Haberde ayrıca Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in, Avrupa'nın Türkiye, Rusya veya Çin'in etkisi altında kalmaması için jeopolitik entegrasyonunu tamamlaması gerektiğine yönelik açıklamalarının da yankı uyandırdığı belirtildi. Bu yaklaşımın, Ankara ile iş birliği ihtiyacı ile stratejik bağımlılık endişesi arasındaki hassas dengeyi yansıttığı yorumu yapıldı.
ZELENSKİ'DEN STRATEJİK İTTİFAK ÖNERİSİ
Öte yandan Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'nin, Birleşik Krallık, Norveç, Türkiye ve Ukrayna arasında dörtlü bir stratejik ittifak kurulması önerisine de yer verilen haberde, Zelenski'nin Türkiye ve Ukrayna'nın birleşik askeri gücünün Rusya'yı aşabileceğini savunduğu ve böyle bir iş birliğinin Karadeniz bölgesindeki güvenlik dengelerini değiştirebileceğini ifade ettiği aktarıldı.
Yunan basınına göre, tüm bu gelişmeler Türkiye'nin artık yalnızca AB'ye aday bir ülke değil, belirleyici bir jeopolitik ve askeri aktör olarak yeni bir yükseliş sürecine girdiğini ortaya koyuyor. Ancak bu sürece Avrupa'nın artan ihtiyatlı yaklaşımının eşlik ettiği, bunun da karşılıklı bağımlılık temelinde baskı ve taviz unsurlarını içeren bir denge oluşturduğu değerlendiriliyor.