AA
Bakan Ağabekyan, 5. Antalya Diplomasi Forumu'na (ADF) katılmak üzere geldiği Antalya'da AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
Ağabekyan, İsrail'in işgal altında tuttuğu Batı Şeria'daki uluslararası hukuk ihlalleri ve İsrail Parlamentosunun geçen ay kabul ettiği idam cezasına ilişkin soru üzerine Tel Aviv yönetiminin Filistin halkına yönelik ihlallerinin on yıllardır devam ettiği, bunun yeni bir durum olmadığı yanıtını verdi.
Bölgede çatışma olduğunda bu ihlallerin yoğunlaştığını belirten Ağabekyan, "İsrail, işgal altındaki Filistin nüfusu üzerinde baskısını güçlendirmek için nerede olursa olsun çatışmayı kötüye kullanıyor." diye konuştu.
Ağabekyan, İsrail'in idam cezasına ilişkin yasayı yürürlüğe koymaya çalıştığına dikkati çekerek, "Başka yerlerde idam cezası kaldırılıyor ve şimdi kendisine tanınan cezasızlık nedeniyle her şeyi yapabilen ve yapabileceğine inanan ve bu nedenle böyle bir yasa çıkaran hatta çıkarmakla kalmayıp bunun kutlamasını yapan bir devlet görüyoruz." ifadesini kullandı.
Dünyanın bu konuda ayağa kalkması gerektiğini, Filistinlilerin özgürlük ve bağımsızlık mücadelelerinin süreceğini vurgulayan Ağabekyan, "Tarihten bildiğimiz üzere kimse işgali kabul etmiyor. Nihayetinde insanlar hakları için ayağa kalkacak ve biz de uzun zamandır bunu yapıyoruz. Bugün dünyanın yalnızca bizimle empati kurmasını değil bu ihlallerle ilgili yüksek sesle konuşmasını istiyoruz çünkü dünya İsrail'in ne yapabileceğini gördü." değerlendirmesinde bulundu.
Ağabekyan, yalnızca Filistinlilerin değil bölgenin ve dünyanın zorluklar yaşayacağını ve İsrail uluslararası hukuka uymaya zorlanmadan bunun sona ermeyeceğini ifade ederek, "İnsanlar, işgalci bir devletin soykırım açısından neler yapabileceğini gördü. Soykırım, suçların en büyüğüdür. İsrail, Gazze Şeridi'nde son 30 aydır halkımıza yönelik soykırım yapıyor ve bu soykırım durmadı." dedi.
Ağabekyan, Gazze'de kalıcı ateşkes için çalışmak istediklerini belirterek, "5 ay önce bir ateşkes vardı ancak ateş durmadı. Gazze'de insanlar hala öldürülüyor, yaralanıyor, yapılar hala yıkılıyor ve insanlar hala aç bırakılıyor. İnsani yardım, olması gereken düzeyde girmiyor. Geçişler hala kapalı." şeklinde konuştu.
Filistinlilerin ihtiyaç duydukları sağlık hizmetlerine erişemediklerini, sağlık hizmetlerinin yetersiz olduğuna dikkati çeken ve bu durumu "delilik" olarak nitelendiren Ağabekyan, "Bu, idam cezasına, onlara yavaşça ölmelerinin söylenmesine benziyor." dedi.
İsrailli yetkililerin Mescid-i Aksa'ya baskınlarına ilişkin Ağabekyan, herkesin ibadet etme hakkına saygı duyulmasını beklediklerini ve bunun uluslararası hukukla korunduğunu belirtti.
Ağabekyan, "Kutsal alanlar, her inançtan herkesin bulunabileceği ve ibadet edebileceği yerlerdir. Mescid-i Aksa, bir süredir kapalı. Kutsal Kabir Kilisesi, bir süredir kapalı. Bu, yüzlerce yıldır var olan statükonun ihlalidir. Temel haklarımızın ihlalidir." diye konuştu.
Son dönemlerde Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınların arttığına dikkati çeken Ağabekyan, tüm dünyanın bu duruma "Dur" demesi gerektiğini ifade etti.
Ağabekyan, Mescid-i Aksa'ya baskın yapan İsrailli bakanların, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerden olduğuna işaret ederek, "(Bu bakanlar) Yerleşimci hareketini, ihlalleri ve yerleşimcilerin uyguladıkları terörü teşvik eden kişilerdir." dedi.
Ağabekyan, Türkiye'nin Gazze'ye sağladığı insani yardımla, Batı Şeria'da yıllar boyunca sağladığı kalkınma yardımıyla önemli rol oynadığını vurguladı.
Türkiye'nin dost ülke olduğunu belirten Ağabekyan, "Türkiye, Filistinlilerin bulunduğu zor durumu anlıyor ve uluslararası platformlarda alınan kararlarda Filistinlilerin yanında duruyor." dedi.
Ağabekyan, Filistin halkının Türk halkına ve hükümetine saygı duyduğunu ve bu yardımların devam etmesini umduklarını söyledi.
İsrailli yetkililerin Türk yetkilileri sosyal medyada hedef almalarına ilişkin Ağabekyan, "İsrail, kendilerine karşı duran herkese saldırır." yorumunu yaptı.
Ağabekyan, İsrail'in yalnızca Filistin ile uğraşmakla kalmayacağını dünyaya açıkça söylediğini ifade ederek, şunları kaydetti:
"Bu, hesap verme bilinci olmadığı ve hiçbir sorumluluk üstlenmediği için istediği her şeyi yapma hakkına sahip olduğunu düşünen bir devlettir. Caydırılana ve hesap vermesini sağlayacak tedbirler alınana kadar böyle açıklamalar yapmaya devam edecektir."
Ağabekyan, İsrail'in Lübnan ve Suriye'yi hedef alması ve ABD ile İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşa ilişkin, Orta Doğu'daki gerilimin tüm bölgeyi, özellikle Filistin halkını etkileyeceğini söyledi.
Bölgede gerilimin azalması ve uluslararası hukuka uyulması çağrısı yapan Ağabekyan, "İsrail, bölgede gerilimin artmasından faydalanıyor çünkü istediğini yapmaya başlıyor." görüşünü paylaştı.
Ağabekyan, bu gerilimlerin Filistin meselesini gölgede bıraktığını ifade ederek, "Filistin, Orta Doğu ve ötesinde çatışmaların temelindeki meseledir. Meselenin temeline gitmeliyiz ki bu da işgal ve işgalin sona ermesidir." dedi.
"Gazze için tek Filistin vizyonumuz var. Gazze bölünemez. Filistin'in kalanından ayrılamaz. Bu nedenle işgal altındaki Filistin'den bahsettiğimizde Gazze'den, Batı Şeria'dan ve Doğu Kudüs'ten bahsediyoruz." diyen Ağabekyan, Gazze'de olanların Batı Şeria ile bağlantılı olması gerektiğini söyledi ve "Zira bugün meşru otorite Batı Şeria'dadır." ifadesini kullandı.
Filistin yönetiminin süreçte etkili olmasını istediklerini kaydeden Ağabekyan, "Gazze'de ayrılan ve iki paralel sistem oluşturacak paralel bir sistem istemiyoruz. Biz, bu sistemin ya da yönetim biçiminin, sonunda her iki tarafı bir araya getirecek bir geçici yönetim olmasını istiyoruz." diye konuştu.
Ağabekyan, Antalya Diplomasi Forumu gibi platformların dünya liderleriyle diyalog kurulması açısından son derece önemli olduğunu vurgulayarak, bu ortamın insanların birbirini anlamalarına ve birlikte düşünmelerine yardımcı olduğunu belirtti.
Filistin'in ADF'de yer almasının, barışa yönelik adımlar konusunda insanları etkileyebilmek için önemli olduğunu ifade eden Ağabekyan, "Filistinlilerin çektiği acılar çok büyük ancak biz kendimizi kurban olarak görmüyoruz." dedi.
Ağabekyan, kendilerini dirençli gördüklerini ve Filistin halkı özgür kalana kadar hakları için mücadeleye devam edeceklerini vurguladı.