AA
Israel Hayom'da Amit Segal imzasıyla yayımlanan analizde, ismi paylaşılmayan bölge kaynaklarına dayandırılarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye'nin bölgedeki etkinliğine işaret edildi.
"Rejim düşecek ya da düşmeyecek, İran tehdidi bildiğimiz şekliyle artık yok." ifadesi kullanılan analizde, "Zaten Filistinlilerin çoğunlukta olduğu Ürdün, Türkiye'nin etki alanına girerse ne olacak, Mısır ya da Lübnan düşerse ne olacak?" sorusu soruldu.
Bölgedeki üst düzey yetkililerin, Türkiye ve Katar'ın Gazze Yönetim Kurulu'na dahil olmasından rahatsız olmadığı, kurulun sembolik olduğu öne sürüldü.
Suriye ordusunun terör örgütü YPG/SDG'ye yönelik operasyonlarına işaret edilerek yaşananların İsrail açısından endişe verici olduğu belirtildi.
Suudi Arabistan'ın Abraham Anlaşmalarına dahil olması konusuna dair ise analizde, "Suudi Arabistan ile normalleşme, en azından öngörülebilir gelecekte ölmüştür." ifadesi kullanıldı.
İsrail'le normalleşme ihtimali konuşulan Suudi Arabistan'ın son zamanlarda İsrail'e karşı bir "kışkırtma kampanyası" yürütmeye başladığı ve bunun "Sünni dünya için bambaşka bir şey" olduğu savunularak bu durumun İsrail ile birlikte ABD'yi rahatsız etmesi gerektiği iddia edildi.
Suudi Arabistan'ın İsrail'e karşı yaklaşımındaki değişimin, Haziran 2025'te İsrail'in İran'ın nükleer kapasitesine ve ordusuna ciddi zarar vermesinden sonra gerçekleştiğine işaret edilen analizde, Eylül 2023'te Suudi Arabistan ile İsrail'in çok yakınlaştığı hatırlatılarak 7 Ekim'in her şeyi tersine döndürdüğü belirtildi.
Son dönemde Suudi Arabistan'ın, Fas'tan Birleşik Arap Emirliklerine, Abraham Anlaşmalarına verilen desteğin temellerini sarsmaya çalıştığı, İsrail'in bunun önüne ABD Başkanı Donald Trump'ı anlaşmaya karşı atılan adımların şahsına karşı atılan adımlar olduğuna ikna ederek geçebileceği iddia edildi.