Yüzde 12,2'lik artışla dünyadaki trendleri tersine çevirdik! Wijnands: Türkiye iyi bir sisteme sahip

Türkiye'nin yüzde 12,2'lik artışla küresel trendlerin aksine öne çıkarak diğer ülkelerden ayrışması ve ülkesinin Türkiye'ye yatırım kararları hakkında açıklamalarda bulunan Hollanda'nın Ankara Büyükelçisi Joep Wijnands, "Türkiye, iyi işleyen bir piyasa ekonomisine sahiptir ve Avrupa Birliği'nin piyasa ekonomisi standartlarıyla yüksek düzeyde uyum göstermektedir. " dedi.

11 Mart 2026 Çarşamba 11:44
Dünya Haberleri

AA



Türkiye ile Hollanda arasındaki ticaret, ekonomi ve yatırım alanındaki ilişkiler istikrarlı ve çok boyutlu bir şekilde güçlenerek gelişimini sürdürüyor.

Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi'nden yapılan açıklamaya göre, geçen yıl Türkiye'ye en fazla uluslararası doğrudan yatırım yapan ülkeler arasında Hollanda 2 milyar 863 milyon dolarla ilk sırada yer aldı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, iki ülke arasındaki dış ticaret hacmi 2024 yılında 14 milyar dolara yaklaşırken, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verileri, Türkiye'nin Hollanda'ya ihracatının 2025 yılında yaklaşık 7,2 milyar dolara ulaştığını ve Hollanda'nın en fazla ihracat yapılan 9'uncu ülke konumunda yer aldığını gösterdi.

Bu olumlu seyrin 2026 yılında da devam ettiği görülürken, TİM verilerine göre, yılın ilk ayında Hollanda'ya ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,4 artarak 580 milyon doların üzerine yükseldi.

İki ülke arasındaki ilişkileri ve ticaretteki olumlu seyri AA muhabirine değerlendiren Joep Wijnands, Hollanda'nın 2025'te 2,8 milyar dolarlık yatırımla Türkiye'de ilk sırada yer aldığını ve bu konumunu sadece geçen yıl değil, uzun yıllardır koruduğunu söyledi.

Hollandalı şirketlerin 2002 yılından bu yana Türkiye'ye yaklaşık 34 milyar dolar yatırım yaptığını belirten Wijnands, şöyle konuştu:

"Bu rakam, Türkiye'ye yapılan toplam doğrudan yabancı yatırımların yaklaşık yüzde 17'sine tekabül etmektedir. Türkiye'de kayıtlı Hollanda menşeli 3000'den fazla şirket bulunmaktadır. Bu etkileyici eğilimde birçok faktör rol oynamaktadır. Doğu ile Batı'nın kesişim noktasında yer alan Türkiye, son derece avantajlı bir coğrafi konuma sahiptir. Bu konum, Türkiye'yi Avrupa'dan Orta Doğu ve Orta Asya'ya çift yönlü bir geçiş kapısı hâline getirmektedir. Nitelikli iş gücü ve büyüyen ekonomisiyle Türkiye, Hollandalı şirketlere önemli fırsatlar sunmaktadır."

Hollanda'nın da Türk yatırımcılar için en popüler destinasyonlardan biri olduğunun altını çizen Wijnands, ülkesinin Avrupa'ya açılan bir kapı olarak uluslararası işletmelere sunduğu stratejik konumu ile girişimciler için cazip ekosistemi sayesinde, birçok Türk şirketi ve finans kuruluşunun Hollanda'ya yatırım yaptığını ifade etti.

Wijnands Hollanda'daki yarım milyonu aşkın Türk toplumunun da bu çift yönlü yatırım rakamlarında önemli bir rol oynadığını dile getirdi.

- TÜRKİYE'Yİ GELİŞMEKTE OLAN DİĞER ÜLKELERDEN AYIRAN FAKTÖRLER

Büyükelçi Wijnands, Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı'nın (UNCTAD) 2025 raporunda yer alan ve gelişmekte olan ülkelere yapılan yatırımların yüzde 2 azaldığı bir dönemde Türkiye'nin yüzde 12,2'lik artışla küresel trendlerin aksine öne çıkarak diğer ülkelerden ayrışması ve ülkesinin Türkiye'ye yatırım kararları hakkında, şöyle konuştu:

"Türkiye, iyi işleyen bir piyasa ekonomisine sahiptir ve Avrupa Birliği'nin piyasa ekonomisi standartlarıyla yüksek düzeyde uyum göstermektedir. Her ne kadar enflasyon hâlen arzu edilen seviyelerin üzerinde seyretse de 2023 yılı ortasında başlatılan yeni ekonomi programı kapsamında uygulanan sıkı para politikası, enflasyon beklentilerinin düşürülmesi ve Türk lirasının önemli ölçüde istikrara kavuşturulması bakımından başarılı olmuştur. Bir diğer önemli gelişme ise Türkiye'nin 2024 yılında Mali Eylem Görev Gücü (FATF) gri listesinden çıkarılmasıdır; bu durum uluslararası yatırımcı güvenini artırmış ve yatırım ortamını iyileştirmiştir. İç ve küresel zorluklara rağmen, Türk ekonomisinin yüksek ekonomik büyümeyi sürdürme konusundaki dayanıklılığı da ayrıca kayda değerdir."

AB-Türkiye Gümrük Birliği'nin hem ticaret hem de ekonomik kalkınma açısından Türkiye için olumlu ve dönüştürücü bir rol oynadığına işaret eden Wijnands, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki daha yakın ticari bağların, Türk ekonomisinin hızlı bir modernizasyon sürecinden geçmesini sağladığını ve Türk üreticilerinin rekabet gücünü belirgin şekilde artırdığını ifade ederek şunları kaydetti:

"Türkiye, küresel düzlemde, Avrupa Birliği'nin ekonomik dokusu ve tedarik zinciriyle yakından iç içe geçmiş, işleyen bir piyasa ekonomisi olarak sağlam bir konum edinmiştir. Bu durum geçmişte birçok yatırımcının Türkiye'ye yönelmesini sağlamıştır. Son yıllarda Türkiye, Avrupa Birliği pazarıyla çok yakın bağlarını sürdürmekle birlikte kendi yolunu izlemeyi tercih etmiştir. Avrupa Birliği'nin yakın coğrafyadaki ortaklara yönelme stratejisi, özellikle 1990'lı yıllarda geliştirilen sistem ve prosedürlerin modernize edilmesi hâlinde hem ticaret hem de ekonomik güç bakımından her iki taraf için de yeniden kapsamlı ve olumlu sonuçlar doğurabilir."

- HOLLANDALI YATIRIMCILARIN ÖNCELİK VERDİĞİ SEKTÖRLER

Büyükelçi Wijnands, Hollandalı yatırımcıların Türkiye'de en fazla yatırım yaptığı sektörler hakkında ise şunları söyledi:

"Tarım, Hollandalı yatırımcıların Türkiye'de en fazla yatırım yaptığı öncü sektörlerden biridir. Özellikle yumuşak meyveler ve tohum ıslahı alanlarında somut bir yatırım ilgisi bulunmaktadır. Son yıllarda Hollandalı yatırımcıların giderek daha fazla yöneldiği diğer sektörler ise sağlık ve yenilenebilir enerjidir. Önümüzdeki yıllarda özellikle deniz üstü rüzgâr enerjisi ve hidrojen alanlarında daha fazla yatırım beklemekteyiz. Tekstil sektörü de bir diğer önemli alan olup, sürdürülebilir üretim yöntemleri konusunda daha fazla iş birliği için kayda değer fırsatlar sunmaktadır. Bu sektörlerdeki faaliyetlerin büyük bölümü imalat ve hizmetler alanında yoğunlaşmaktadır."

Hollanda'dan daha fazla yatırım çekilmesi bakımından hâlen değerlendirilmemiş bir potansiyel bulunduğunun altını çizen Wijnands, Hollandalı ve Türk yatırımcıların, yeşil ve dijital dönüşüm alanlarında sinerji yaratabileceği değerlendirmesinde bulundu. Wijnands, daha fazla yatırım için şu konulara dikkati çekti:

"Yabancı doğrudan yatırımcılar ülkenin uzun vadeli görünümüne odaklanıyor. 2023'ten beri istikrarlı bir şekilde uygulanan yeni ekonomik program sonuç vermeye başlasa da Türkiye'nin maliyete bağlı rekabet gücü sadece potansiyel yatırımcılar için değil, mevcut yatırımcılar için de zorlayıcı. Hollandalı potansiyel yatırımcılar daha fazla yapısal reform görmek istiyorlar."

- YATIRIMCILARA SAĞLANAN DESTEKLER

Büyükelçi Wijnands, Hollanda hükümetinin, Türkiye'ye yatırım yapmak isteyen Hollandalı şirketlere ve Hollanda'ya yatırım yapmak isteyen Türk iş insanlarına sağladığı destekler hakkında şu bilgileri verdi:

"Hollanda'nın Türkiye'de çok geniş bir ekonomik ağı bulunmaktadır. Bu ekibin temel sorumluluğu, Türkiye'de iş yapmayı düşünen Hollandalı şirketlere destek sağlamaktır. Ankara ve İstanbul'da bulunan çekirdek ekonomi ekibine ek olarak, Tarım Ateşeliği ile Hollanda İnovasyon Ağı (NIN) faaliyet göstermektedir. 2013 yılından bu yana Türkiye'de temsil edilen İnovasyon Ağı, üniversiteler ve bilgi kurumlarının yanı sıra iki ülkenin kamu kurumları arasında önemli iş birliklerinin geliştirilmesine aracılık etmiştir.Türkiye'deki Hollanda İş Derneği (DBA), Hollanda ile Türkiye arasındaki ekonomik iş birliğinin daha da güçlendirilmesinde önemli rol oynayan bir diğer kilit aktördür."

"İstanbul'daki Hollanda Başkonsolosluğu ve Ankara'daki Büyükelçilik ile yakın iş birliği içinde olan DBA, Hollanda ile Türkiye arasındaki ticaret ve yatırımların teşvik edilmesi, geliştirilmesi ve desteklenmesi konusunda etkili çalışmalar yürütmektedir." diyen Wijnands, " Buna ek olarak, Hollanda hükümeti, Hollanda'ya yatırım yapmak isteyen Türk girişimci ve şirketlere destek sağlamak amacıyla Hollanda Yabancı Yatırım Ajansı'nı (NFIA) kurmuştur. İstanbul merkezli NFIA, hem Türkiye'de hem de Hollanda'da mevcut inovasyon ve teknoloji ekosistemlerini güçlendirmeyi ve her iki ekonominin yenilik kapasitesi ile sürdürülebilirliğine katkıda bulunmayı hedeflemektedir." değerlendirmesini yaptı.

- İKİ ÜLKE ARASINDAKİ ÖNEMLİ TİCARİ KALEMLER

Büyükelçi Wijnands, Hollanda ile Türkiye arasındaki diplomatik ve ticari ilişkilerin dört yüzyılı aşan köklü bir geçmişe dayandığını vurgulayarak, yatırımların yanı sıra son dönemde çeşitlenen ve hacmi artan ticaret kalemlerine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

"Türkiye'nin Hollanda'ya ihracatında tekstil, kimyasallar ve otomotiv sektörü öne çıkan başlıca alanlar. Hollanda'dan Türkiye'ye ihracatta ise demir ve çelik, özellikle demirli atık ve hurda ile makine ve mekanik cihazlar başlıca kalemler arasında yer almakta.2026 yılında ticaret hacminde büyük bir değişim beklemek için bir neden bulunmamakla birlikte önümüzdeki yıllarda ticaret hacmindeki artış eğiliminin devam etmesini beklemekteyiz."

Açık diyalog ve somut işbirliğinin, ticari ilişkilerde sürdürülebilir başarının temel unsurları olduğunu vurgulayan Wijnands, iki ülke arasında her yıl düzenlenen Ortak Ekonomik ve Ticaret Komisyonu (JETCO) toplantılarının, ticaret hacmindeki artış eğilimine katkı sağladığını ifade etti.

- AB'NİN "MADE İN EUROPE" PLANI

Büyükelçi Wijnands, AB'ye üye ülkelerin kamu kaynaklarının kullanımı ve kamu alımlarında Avrupa şirketlerine öncelik verilmesini içeren "Made in Europe" girişimi hakkında, "Hollanda, açık ve adil ticaretin güçlü bir savunucusu. Tarihsel olarak ekonomimiz, dünya genelindeki serbest ticaretten beslenerek gelişmiştir." dedi.

"Sanayi Hızlandırıcı Yasası" taslağında Gümrük Birliği çerçevesinin tanınmasından memnuniyet duyduklarını ifade eden Wijnands, şöyle devam etti:

"Küresel ölçekte mevcut jeopolitik ortam, Hollanda'nın kurucu üye devletlerinden biri olduğu Avrupa Birliği'nin, ekonomik dayanıklılık gibi stratejik önceliklerini yeniden değerlendirmesini gerekli kılmıştır. Bu bağlamda, Avrupa Komisyonu, birliğin ekonomik omurgasını güçlendirmeyi amaçlayan çeşitli politika alanlarında bir dizi teklif sundu. Aynı zamanda, günümüz dünyasında hiçbir ülkenin ya da ülke grubunun tamamen tek başına hareket etmeyi arzu etmemesi gerektiği de açık. Özellikle, hatta belki de en başta, en yakın komşular söz konusu olduğunda işbirliği nihayetinde tüm tarafların yararına. Bu nedenle, yeni yayımlanan Sanayi Hızlandırıcı Yasası taslağında Gümrük Birliği çerçevesinin tanınmasından memnuniyet duyuyoruz."