Ekonominin lokomotifi inşaat! Sektör 2026'dan da umutlu

İnşaat sektöründeki güçlü ivmenin 2026 yılında da sürmesi beklenirken konut üretimi ve altyapı yatırımları büyümenin temel unsurları arasında gösteriliyor. İnşaat sektöründe ücretli çalışan sayısının son bir yılda 1,8 milyondan 2 milyona yükseldiği belirtildi.

15 Mart 2026 Pazar 11:23
Ekonomi Haberleri

AA



Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye, uyguladığı ekonomik program ve sergilediği performansla geçen yıl 2024'e göre yüzde 3,6 büyüdü.

Türkiye ekonomisi, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ülkeleri arasında ekonomisi en hızlı büyüyen ilk 3 ülke arasında yer aldı.

Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'yı (GSYH) oluşturan faaliyetler incelendiğinde, 2025'te inşaat sektörü bir önceki yıla göre yüzde 10,8 büyüdü. Geçen yıl en yüksek büyümenin inşaat sektöründe olduğu görüldü.

Sektör temsilcileri, verilerin inşaat sektöründeki artan ivmeyi bir kez daha ortaya koyduğunu belirterek, konut üretimi, kentsel dönüşüm ve altyapı yatırımlarındaki hareketlenmenin ülke ekonomisine de önemli katkı sağladığını bildirdi.

- "SEKTÖR YENİDEN BÜYÜMENİN ANA TAŞIYICILARINDAN BİRİ HALİNE GELDİ"

Gayrimenkul Yatırımcıları Derneği (GYODER) Başkanı Neşecan Çekici, AA muhabirine yaptığı açıklamada, büyümeye en çok katkı sunan sektörlerin başında inşaatın geldiğini belirterek, "Bu gelişme, sektörün yeniden büyümenin ana taşıyıcılarından biri haline geldiğini açıkça gösteriyor." dedi.

Çekici, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İnşaat, yalnızca kendi üretimiyle değil, çimento, demir-çelik, seramik, cam, boya, mobilya, lojistik, mimarlık ve mühendislik, finans, sigorta ve gayrimenkul hizmetleri gibi çok geniş bir ekosistemi aynı anda harekete geçiren bir çarpan etkisine sahip. Bu nedenle inşaattaki ivmelenme sanayiden hizmetlere, istihdamdan vergi gelirlerine kadar ekonominin birçok kalemine yayılıyor."

İnşaat sektöründe ücretli çalışan sayısının son bir yılda 1,8 milyondan 2 milyona yükseldiğini kaydeden Çekici, "Deprem bölgesindeki yeniden inşa çalışmaları, kentsel dönüşüm ve altyapı yatırımları kamu-özel sektör işbirliğiyle üretim kapasitesinin ve tedarik zincirinin canlı kalmasına katkı verdi. Ancak sürdürülebilirlik için yalnızca üretim artışı değil finansmana erişim, maliyet istikrarı ve öngörülebilir ruhsat ve planlama süreçleri de aynı anda güçlenmeli." diye konuştu.

- "İNŞAATIN BÜYÜMEYE KATKISININ 2026'DA DA DEVAM ETMESİNİ BEKLİYORUZ"

Neşecan Çekici, inşaatın büyümeye katkısının bu yıl da devam etmesini beklediklerini belirterek, ivmenin sürmesinin finansal koşullara bağlı olduğunu, bu yıl konut tarafında nitelikli, doğru lokasyona sahip ve gerçek talebe hitap eden projelerin öne çıkacağını söyledi.

Bu yıl sektörün gidişatını belirleyecek gelişmelere değinen Çekici, kredi ve finansmana erişimin artırılması, iş gücü maliyetlerindeki artış ve tedarik girdilerindeki oynaklığın azalması, kentsel dönüşümün "kalite ve dayanıklılık" ekseninde büyümesi gerektiğini sözlerine ekledi.

- "KATKININ SÜRMESİ İÇİN FİNANSMANA ERİŞİM İYİLEŞTİRİLMELİ"

Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği (KONUTDER) Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz da inşaat sektörünün geçen yıl yüzde 10,8 büyüyerek ekonomiye en yüksek katkıyı sağlayan sektörlerin başında gelmesinin sektörün çarpan etkisini ve stratejik önemini bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi.

Özellikle deprem bölgesinde yürütülen kapsamlı yeniden inşa sürecinin dünyaya örnek teşkil edecek ölçekte olduğunu vurgulayan Yılmaz, inşaat sektörünün yalnızca konut üretimi anlamına gelmediğini, demir-çelikten çimentoya, seramikten cam ve mobilyaya kadar yaklaşık 250 alt sektörü doğrudan etkilediğini, istihdam, üretim ve vergi gelirleri açısından ekonominin en geniş etki alanına sahip sektörlerinden olduğunu anlattı.

Yılmaz, yapı ruhsat sayılarında ve üretim endekslerinde yaşanan artıştan bahsederek, "Sektörümüz hem deprem bölgesindeki yeniden inşa süreci hem de ülke genelindeki üretim hareketliliğiyle ekonomiye güçlü katkı sunmaya devam etmektedir. Ancak bu katkının sürdürülebilir bir lokomotif etkiye dönüşebilmesi için finansmana erişimin iyileştirilmesi ve üretim sürekliliğinin desteklenmesi büyük önem taşımaktadır." diye konuştu.

- "2026'DA İVMENİN KORUNMASI MÜMKÜN"

Ziya Yılmaz, geçen yıl yakalanan ivmenin 2026'da korunup korunamayacağının, sadece iç talep dinamiklerine değil, küresel ekonomik gelişmelere ve yakın coğrafyadaki jeopolitik sürece de bağlı olacağını belirterek, Türkiye'nin güçlü üretim kapasitesi ve dinamik konut talebi sayesinde potansiyelini koruduğunu söyledi.

Geçen yıl ruhsat sayılarında yaşanan artışın üretimde ivmelenmeye dönüşmesi için arsa ve finansman politikalarının birlikte ele alınması gerektiğini dile getiren Yılmaz, "Konut ihtiyacının yüksek olduğu bölgelerde kamu planlı arsa üretmeli ve bu arsalar üretim şartlı ve maliyeti dengeleyecek bir modelle geliştiricilere sunulmalı. 2026'da ivmenin korunması mümkündür ancak bunun için planlı arsa politikaları ile erişilebilir finansman mekanizmalarının eş zamanlı olarak hayata geçirilmesi gerekmektedir." şeklinde konuştu.

- "TÜRKİYE, BÖLGEDEKİ EN GÜVENLİ LİMAN"

İnşaatçılar ve Gayrimenkul Geliştiricileri Derneği (İNDER) Başkanı Engin Keçeli ise 2025 büyümesine en büyük katkıyı inşaat sektörünün vermesinden gurur duyduklarını belirterek, "Bu yıl çok daha iyi olacak. Bölgemizde olumsuzluk ve sıkıntı olmasını asla istemeyiz ancak tüm dünya gördü ki bu bölgede en güvenli liman Türkiye. Ülkemizin kıymeti yeniden anlaşılıyor. Bu nedenle 2026 yılının 2025'ten daha iyi olacağını düşünüyoruz." dedi.

Keçeli, Türkiye'deki altyapı yatırımlarının her zaman sürdüğünü ifade ederek, "Önceki yıllarda konut üretiminde yaşanan durgunluğu da son dönemlerde üzerimizden attık. Bu yıl yeni ruhsat sayılarındaki artış konut üretiminin devam edeceğini gösteriyor. Talebin yüksek olması nedeniyle arzı artırmaya mecburuz. Bu da otomatik olarak büyümeyi getirecek." şeklinde konuştu.

- "BÜYÜMENİN SÜRMESİ İÇİN İNŞAAT DIŞI ALANLAR DA DEVREYE GİRMELİ"

Gayrimenkul ve İnşaat Platformu Başkanı Mustafa Ekiz de Türkiye ekonomisindeki büyümenin bu yıl da sürmesi için inşaat dışı alanların da devreye girmesi gerektiğini belirterek, bu durumun ekonomik büyümenin kalitesini artıracağını, istihdamı ve verimliliği destekleyeceğini söyledi.

Kısa vadede konut üretimi ile kamu ve özel sektör yatırımlarının büyümeyi destekleyebileceğini dile getiren Ekiz, uzun dönemde sürdürülebilirlik, teknoloji, ihracat ve yüksek katma değerli üretim alanlarında dönüşümün hızlanması gerektiğini aktardı.