ABDULLAH POLAT
Türkiye, son yıllarda yenilenebilir enerji alanında hayata geçirdiği büyük ölçekli güneş enerjisi yatırımları ve rekor seviyeye ulaşan batarya depolama projeleriyle uluslararası arenada ciddi bir dikkat odağı haline geldi. Fransız basını, ülkenin bu alandaki hızlı yükselişini kapsamlı analizlerle ele alarak Türkiye'nin "yeni bir enerji merkezi" olma yolunda kararlı adımlar attığını vurguladı.
Özellikle batarya depolama kapasitesinde Avrupa'nın köklü ekonomilerini geride bırakan Türkiye, yenilenebilir enerji dönüşümünde bölgesel liderlik iddiasını güçlendirdi. Fransız gazetecilerin ve enerji analistlerinin hazırladığı değerlendirmeler, Türkiye'nin bu alandaki ivmesinin küresel enerji piyasalarında yeni bir denge oluşturabileceğine işaret ediyor.Fransız basınında yayımlanan kapsamlı analizler, Türkiye'nin yenilenebilir enerji sektöründe son birkaç yılda yakaladığı ivmeyi detaylı biçimde ortaya koydu. Analizlere göre Türkiye, özellikle güneş enerjisi tesisleri ve batarya depolama projeleri sayesinde bölgesel ölçekte rakiplerinin önüne geçti. Fransız muhabirler, Türkiye'deki dev güneş enerjisi tesislerini "kum tepelerini andıran" devasa yapılar olarak tanımlarken, bu tesislerin küresel ölçekte en büyük projeler arasında yer aldığını belirtti.
Ülkenin coğrafi konumu ve güneşlenme süresinin uzunluğu, bu yatırımların verimliliğini artıran temel etkenler arasında gösteriliyor. Fransız analistler, Türkiye'nin yalnızca kurulu güç açısından değil, stratejik planlama ve yatırım hızı bakımından da dikkat çekici bir performans sergilediğini kaydetti. Bu durum, Türkiye'nin enerji politikalarının uluslararası kamuoyunda giderek daha fazla takdir görmesine yol açıyor.Yenilenebilir enerji dönüşümünün en kritik bileşenlerinden biri olan batarya depolama alanında Türkiye, Avrupa'nın en güçlü ekonomilerini bile sollayan bir konuma yükseldi. Uluslararası düşünce kuruluşu Ember'in verilerine dayanan değerlendirmelerde, Türkiye'nin yeni rüzgar ve güneş enerjisi projelerini depolama kapasitesiyle eşleştirme zorunluluğu getirmesinin sektörde büyük bir yatırım dalgası başlattığı ifade edildi.
Bu düzenleme sayesinde kısa süre içinde yüzlerce gigavatlık proje başvurusu yapıldı ve onaylanan projelerin hacmi kayda değer bir seviyeye ulaştı. Almanya ve İtalya gibi Avrupa'nın en büyük enerji pazarlarının toplam batarya depolama kapasitesinin 12-13 GW civarında kaldığı hatırlatılırken, Türkiye'nin mevcut kurulu gücüne oranla çok daha yüksek bir depolama hedefi belirlediği aktarıldı. Bu rakamlar, Türkiye'nin batarya depolama alanında ne denli iddialı bir strateji izlediğini açıkça ortaya koyuyor. Enerji uzmanları, depolama kapasitesinin artışının yenilenebilir enerji kaynaklarının kesintisiz ve güvenilir biçimde şebekeye entegre edilmesinde belirleyici rol oynadığını vurguluyor. Dolayısıyla Türkiye'nin bu alandaki hamlesi, yalnızca kapasite artışı değil aynı zamanda enerji arz güvenliği açısından da stratejik bir adım niteliği taşıyor.Türkiye'nin yenilenebilir enerji alanındaki başarısı yalnızca yatırım hacmiyle sınırlı kalmıyor; üretim rakamları da bu iddiayı destekler nitelikte. Rüzgar ve güneş enerjisinin Türkiye'nin toplam elektrik üretimindeki payı yüzde 22'ye ulaştı. Bu oran, ülkeyi Orta Doğu, Kafkasya ve Orta Asya coğrafyasında tartışmasız lider konumuna taşıdı.
Fransız basınındaki analizlerde, bu üç bölgede benzer bir orana ulaşan başka hiçbir ülkenin bulunmadığı özellikle vurgulandı. Bu liderlik, Türkiye'nin yenilenebilir enerji politikalarının bölgesel ölçekte ne kadar etkili sonuçlar doğurduğunun somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Yüzde 22'lik pay, birkaç yıl öncesine kıyasla ciddi bir sıçramayı temsil ediyor ve ülkenin enerji dönüşümündeki kararlılığını gözler önüne seriyor. Uzmanlar, bu oranın önümüzdeki yıllarda daha da artmasının kaçınılmaz olduğunu, zira devam eden projelerin tamamlanmasıyla birlikte yenilenebilir enerjinin toplam üretimdeki ağırlığının belirgin şekilde yükseleceğini öngörüyor.Öte yandan, rüzgar ve güneş enerjisinin Türkiye'nin elektrik üretimindeki payının yüzde 22'ye ulaştığı ve bu oranla ülkenin Orta Doğu, Kafkasya ve Orta Asya'da lider konuma geldiği ifade edildi. Analizde, bu seviyeye ulaşan başka bir ülkenin bulunmadığına da dikkat çekildi.
Bununla birlikte değerlendirmelerde, Türkiye'nin halen kömüre bağımlılığının sürdüğü de vurgulandı. Elektrik üretiminde en büyük payın yüzde 34 ile kömürde olduğu, bu üretimin önemli bir kısmının ise ithalata dayandığı belirtildi.
Fransız basını, Türkiye'nin 2035 yılı için belirlediği 120 GW yenilenebilir enerji hedefinin iddialı olduğuna işaret ederken, bu hedefe ulaşmak için mevcut kapasitenin yaklaşık üç katına çıkarılması gerektiğini kaydetti.
Analizin genelinde, Türkiye'nin özellikle depolama ve güneş enerjisi yatırımlarıyla "yeni bir bölgesel enerji merkezi" olma potansiyeli taşıdığı, ancak bu dönüşümün kalıcı hale gelmesi için fosil yakıt bağımlılığının azaltılması gerektiği değerlendirmesi yapıldı.