Akşam Gazetesi
Dünyadaki siyasi ve ekonomik belirsizliklerle bir süredir dalgalı bir seyir izleyen piyasalarda tansiyon ABD'nin İran'a saldırmasıyla biraz daha yükseldi. Afganistan ve Pakistan arasında başlayan çatışmalar da risk algısını artırdı. Petrol fiyatları, şubatın son işlem gününü yaklaşık yüzde 3 artışla 73,12 dolardan kapatarak Haziran 2025'ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Batı Teksas türü ham petrolün (WTI) varili ise yüzde 2,7 yükselişle yaklaşık 67,22 dolardan işlem gördü.
KALICI MI GEÇİCİ Mİ?
Bölgede gerilimin tırmanması halinde enerji piyasalarında oynaklığın artabileceği öngörülürken, uzmanlar ABD yönetiminin düşük petrol fiyatlarını destekleyen politika yaklaşımı nedeniyle İran'a yönelik olası bir askeri müdahalenin küresel piyasalarda kalıcı ve yüksek fiyat baskısı oluşturma riskini göze alamayacağını belirtiyor. Uluslararası veri şirketi Primary Vision Network Enerji ve Ekonomi Analisti Osama Rizvi, jeopolitik gelişmelerden kaynaklanan petrol fiyat artışlarının kalıcı olmasını beklemediğini belirterek, "ABD yönetiminin, istihdam ve tüketici harcamaları üzerindeki olası baskılar nedeniyle petrol fiyatlarının uzun süre yüksek seviyelerde seyrettiği bir piyasa ortamını göze alacağını düşünmüyorum" dedi.
YÜZDE 10 ARTIŞ OLABİLİR
Rizvi, piyasalardaki şok etkisinin saldırının şiddeti ve kapsamına bağlı olacağını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Petrol fiyatlarındaki artış, enerji altyapısının hedef alınıp alınmamasına bağlı olacak. Olası bir saldırıda ABD'nin enerji altyapısını hedef almaktan kaçınacağını düşünüyorum. Ancak bu durumda bile petrol fiyatlarında yaklaşık yüzde 10'luk bir artış görülebilir. Eğer saldırı çok sınırlı kalırsa, pazartesi günü petrol fiyatlarında düşüş de yaşanabilir. Küresel hisse senetlerindeki satış baskısı da saldırının niteliği ve şiddetine bağlı olacaktır. Piyasaların önemli bir kısmı zaten olası bir saldırıyı fiyatlıyor. Bu nedenle sert bir dalgalanma için beklenenden daha büyük bir tırmanış gerekir. Bununla birlikte, önümüzdeki günlerde belirsizlik nedeniyle küresel piyasalarda satış baskısı görülebilir."
EN KRİTİK GÜZERGAH
Hürmüz Boğazı, küresel enerji güvenliği söz konusu olduğunda dünyanın en kritik "dar boğazı" (choke point) olarak kabul ediliyor. Dünyada deniz yoluyla taşınan petrolün yaklaşık üçte biri bu boğazdan geçiyor. Günlük ortalama 20-21 milyon varil civarında petrol ve petrol ürünü bu dar geçitten dünyaya dağılıyor. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Irak ve İran gibi dünyanın en büyük petrol üreticilerinin ihracat rotası burası.
LNG DE GEÇİYOR
Bölgedeki ülkelerin ekonomileri büyük oranda bu boğazın açık kalmasına bağlı. Sadece petrol değil, dünyanın en büyük sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ihracatçılarından biri olan Katar'ın sevkıyatları da neredeyse tamamen Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleşiyor.
HÜRMÜZ BOĞAZI KİLİT KONUMDA
Rizvi, Hürmüz Boğazı'nın kapanması halinde fiyatların sert yükselebileceğine işaret ederek, "Hürmüz Boğazı'nın kapanması durumunda petrol fiyatları varil başına 150 dolara kadar çıkabilir, küresel büyüme yaklaşık yüzde 1,5 baskı altında kalabilir, altın fiyatları 6 bin 500 doların üzerine yükselebilir ve ABD enflasyonu yeniden yüzde 4,5 seviyesine yaklaşabilir" ifadelerini kullandı.
ALTINDA 53 YILIN REKORU: 7 AY ÜST ÜSTE YÜKSELİŞ
Altının onsu, şubatta %8,9 artışla 5.280 dolara ulaşarak 53 yıl sonra ilk kez 7 ay kesintisiz kazanç sağladı. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik askeri operasyonu sonrası, 7/24 açık olan tek likit piyasa konumundaki kripto varlıklar ise ilk satış dalgasını göğüsledi. Bitcoin, birkaç saat içinde %3 değer kaybederek 63 bin dolar seviyesine geriledi ve şubat ayının en düşük seviyelerini test etti.