Okyanus ötesinde tapu rekoru: Türkler ABD gayrimenkul pazarında 3 milyar dolar sınırına dayandı

Küresel ekonomik dinamiklerin yeniden şekillendiği 2025 yılı ve 2026'nın ilk çeyreği, Türk yatırımcısının rotasını kalıcı olarak Amerika Birleşik Devletleri'ne çevirdiğini kanıtlayan çarpıcı verilere sahne oldu. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) ve ABD Ulusal Emlakçılar Birliği (NAR) verileriyle sentezlenen son raporlar, Türk vatandaşlarının 2025 yılında ABD'de yaklaşık 2,7 milyar dolarlık gayrimenkul alımı gerçekleştirdiğini ortaya koyuyor. 2026 yılının Nisan ayı itibarıyla elde edilen öncü rakamlar ise, bu iştahın artarak devam ettiğini ve sadece ilk dört ayda 850 milyon dolarlık bir hacme ulaşıldığını gösteriyor.

5 Nisan 2026 Pazar 10:25
Ekonomi Haberleri

HABER MERKEZİ



Sektörün deneyimli ismi Yusuf Boz, bu devasa sermaye akışının sadece bir "konut alma" hikayesi değil, Türk sermayesinin küresel bir arbitraj stratejisi olduğunu vurguluyor. Notte Global sahasından gelen verilerle desteklenen bu süreç, Türklerin artık Miami'den Texas'a kadar geniş bir coğrafyada en aktif yabancı yatırımcı gruplarından biri haline geldiğini işaret ediyor.

2025: Enflasyona Karşı Dolar Bazlı Kale İnşası

2025 yılı boyunca Türk yatırımcıların yurt dışı gayrimenkul harcamaları her ay ortalama 225 milyon dolar seviyesinde seyretti. Bu yatırımların yaklaşık %45'i doğrudan ABD pazarında realize edildi. Yusuf Boz, 2025 tablosunu analiz ederken, Türkiye'deki iç piyasa dinamiklerinin bu kaçışta başrol oynadığını belirtiyor. Boz'a göre, Türkiye'deki konut fiyatlarının dolar bazında zirve yapması ve kira getirilerinin (amortisman süresi) 25-30 yıla kadar uzaması, yatırımcıyı yıllık %8-10 net dolar getirisi sunan ABD eyaletlerine yöneltti.

Özellikle 2025'in Ağustos ayında gerçekleşen 288 milyon dolarlık rekor alım, Türklerin okyanus ötesindeki en büyük aylık operasyonu olarak kayıtlara geçti. Bu dönemde alımların %70'ini bireysel konutlar oluştururken, kalan %30'luk kısmın küçük ölçekli ticari mülklere kayması dikkat çekici bir gelişmeydi.

2026 Nisan: 100 Günde 850 Milyon Dolarlık Sıçrama

2026 yılına gelindiğinde ise yatırımın karakteri "güvenli liman" arayışından "profesyonel portföy yönetimi"ne evrildi. 1 Ocak 2026'dan Nisan ayının ilk haftasına kadar geçen sürede Türklerin yaptığı alımlar, geçen yılın aynı dönemine göre %12 artış gösterdi.

Yusuf Boz, 2026'nın bu ilk dönemecinde yatırımcıların artık daha bilinçli hareket ettiğini ifade ediyor. Boz, "Yatırımcı artık sadece bir ev alıp kiraya vermeyi hedeflemiyor. Özellikle Florida ve Texas bölgelerinde, vergi avantajlarını optimize eden, 'Foreign National Loan' imkanlarını sonuna kadar kullanan ve mülk yönetimini profesyonel ellere teslim eden bir profil görüyoruz. Notte Global verilerine göre, 2026'nın ilk çeyreğinde yapılan alımların ortalama birim fiyatı 440 bin dolara yükseldi. Bu da lüks segmente ve nakit akışı yüksek projelere olan ilginin arttığının en somut göstergesi," diyerek durumun ciddiyetini ortaya koyuyor.

Yatırımın Sıcak Noktaları: Neden Florida ve Texas?

Türklerin 2025 ve 2026 Nisan dönemi arasındaki tercihlerine bakıldığında, ABD haritası üzerinde üç ana bölge parlıyor:

Florida (Miami & Orlando): Türk yatırımlarının %42'si bu eyalette yoğunlaşmış durumda. Eyalet gelir vergisinin olmaması ve 2025'te Miami'de kira artışlarının ABD ortalamasının üzerinde seyretmesi bu ilgiyi tetikledi.

Texas (Austin & Houston): Yatırımların %25'i bu bölgeye aktı. Kurumsal şirketlerin merkezlerini Texas'a taşıması, Türklerin de "akıllı para"yı takip ederek bölgeden arsa ve konut toplamasını sağladı.

New York & New Jersey: Geleneksel rotada kalan bu bölge, %18'lik payla lüks segment alımların merkezi olmaya devam etti.

Yusuf Boz, bu bölgesel dağılımın 2026'nın geri kalanında Texas lehine daha da bozulabileceğini öngörüyor. Boz, eyaletler arası vergi farklılıklarının artık Türk yatırımcısı tarafından "ezbere bilindiğini" ve Notte Global danışmanlığında yapılan alımlarda "getiri maksimizasyonu"nun birinci öncelik haline geldiğini ekliyor.

Rakamlarla ABD Gayrimenkul Operasyonu (2025 - 2026 Q1)

Dönem

Toplam Hacim (Tahmini)

Ortalama Alım Fiyatı

Tercih Edilen Bölge

2025 (Yıllık)

2,72 Milyar $

415.000$

Florida

2026 (Ocak-Nisan)

855 Milyon $

442.000$

Florida / Texas

Büyüme Oranı

-

+ %12 (Yıllık bazda)

-

Stratejik Değişim: Finansal Kaldıraç Kullanımı

Yusuf Boz'un dikkat çektiği bir diğer kritik nokta ise ödeme yöntemleri. 2025 yılı başında Türklerin %80'i peşin ödeme ile mülk alırken, 2026 Nisan ayı itibarıyla bu oran %55'e geriledi. Geri kalan grup ise ABD'deki yerel bankalardan sağlanan yabancılara özel kredileri (mortgage) kullanmaya başladı.

Bu durumu bir olgunluk göstergesi olarak tanımlayan Boz, Türklerin artık "kendi parasını bağlamak yerine, Amerikan bankasının parasıyla Amerikan emlağına sahip olma" mantığını kavradığını belirtiyor. Notte Global üzerinden yürütülen süreçlerde, kredi kullanımının artmasıyla birlikte yatırımcıların aynı bütçeyle bir yerine iki mülk alabildiği ve kira geliriyle kredi taksitlerini ödediği bir modelin standartlaştığı görülüyor.

2026 Sonu Beklentisi: 3,5 Milyar Dolar Barajı Aşılacak mı?

Nisan 2026 itibarıyla piyasadaki hava, yılın geri kalanı için oldukça iyimser. Yusuf Boz, eğer küresel faiz oranlarında beklenen yumuşama gerçekleşirse, Türklerin 2026 yılı sonunda ABD'de toplamda 3,5 milyar dolarlık bir mülk büyüklüğüne ulaşabileceğini öngörüyor.

Yusuf Boz, "Rakamlar yalan söylemez; 2025 bir rekor yılıydı ancak 2026, Türklerin ABD emlak piyasasında kurumsallaştığı yıl oluyor. Bugün Miami sokaklarında veya Houston'ın yeni gelişen bölgelerinde bir Türk yatırımcıyla karşılaşmamak neredeyse imkansız hale geldi. Notte Global olarak sahadan aldığımız geri bildirimler, talebin sadece konutla sınırlı kalmayacağını, önümüzdeki aylarda depo ve lojistik merkezleri gibi ticari alanlara da büyük bir Türk akını olacağını gösteriyor," diyerek sözlerini noktalıyor.

Sonuç olarak; Türk yatırımcısı 2025'te attığı dev adımları, 2026'nın ilk dört ayında daha stratejik ve yüksek hacimli hamlelerle taçlandırdı. Okyanus ötesindeki bu emlak çılgınlığı, rakamların da teyit ettiği üzere bir trendden çok, kalıcı bir ekonomik pozisyon alma mücadelesine dönüşmüş durumda.