AA
Avrupa'nın en büyük teknoloji şirketi SAP'nin Asya Pasifik, Orta Doğu, Orta ve Güney Avrupa Gelirden Sorumlu Başkanı Manos Raptopoulos, Türkiye'de güçlü iş ortaklıklarının bulunduğunu belirterek, "Şu an somut planlar paylaşamıyorum ancak Türkiye'nin önümüzdeki dönemde genişleme stratejimizin önemli bir parçası olmayı sürdüreceğini rahatlıkla söyleyebilirim." dedi.
Raptopoulos, Dünya Ekonomik Forumu'nun (WEF) Davos'ta düzenlenen 56. Yıllık Toplantıları kapsamında, AA muhabirinin yapay zekaya ilişkin son gelişmeler ve şirketin Türkiye'deki planlarına ilişkin sorularını yanıtladı.
Türkiye'nin coğrafi olarak birçok farklı kültürün kesişim noktasında yer almasının benzersiz bir avantaj sağladığını dile getiren Raptopoulos, "Benim (Türkiye ile ilgili) en etkileyici bulduğum nokta Türkiye'deki şirketlerin uyum yeteneği. Bazen ekonomik koşullar veya yoğun rekabet baskıları altında faaliyet göstermelerine rağmen Türk şirketler her zaman büyümeyi ve genişlemeyi başarıyor." diye konuştu.
Raptopoulos, Türk şirketlerin zor koşullarda dahi ayakta kalmayı ve yola devam etmeyi başardığının altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Türk şirketler her zaman teknolojiden bir değer elde etmek istiyor. Ama burada kastettiğim sadece teknolojiyi kullanmak değil. Şirketler, teknolojiyi uygun maliyette istiyor, aynı zamanda öngörülebilirlik ve esneklik de istiyor. Bu açıdan teknolojiyi nasıl kullanacakları konusunda şirketler oldukça talepkar. Bu nedenle Türkiye'deki canlı ve dinamik iş ekosistemini yakından izliyoruz. Türkiye'de güçlü iş ortaklıklarımız var. Şu an somut planlar paylaşamıyorum ancak Türkiye'nin önümüzdeki dönemde genişleme stratejimizin önemli bir parçası olmayı sürdüreceğini rahatlıkla söyleyebilirim."- "BASİT BOTLAR VEYA İŞ AKIŞLARI YERİNİ TAMAMEN AGENTİC AI'A BIRAKTI"
Manos Raptopoulos, dünyada da şirketlerin özellikle yapay zeka kullanımı ve adaptasyonu konusunda "uçtan uca dönüşümle" iş sonuçları elde etmek istediğini anlattı.
Yapay zekanın benimsenme biçimlerinin bölgelere göre küçük farklılıklar gösterebileceğini, ancak benimsenme hızının büyük ölçüde benzer olduğunu dile getiren Raptopoulos, şu değerlendirmelerde bulundu:
"En popüler uygulamalar, tüketici tarafındaki yapay zekayı yönlendiriyor. Ancak şirketler söz konusu olduğunda talep oldukça yüksek ve istikrarlı. Şirketler, finansal kapanışları daha hızlı yapmak, daha iyi likidite sağlamak, daha doğru tahminlerde bulunmak ve arz-talep dengesini sağlamak istiyor. Beklenmedik gelişmeler bu süreçleri zorlaştırdıkça, iş dünyasında yapay zekanın değeri daha görünür hale geliyor. Bu açıdan, günümüzde yapay zekanın benimsenmesi söz konusu olduğunda her şey iş sonuçlarına odaklanmış durumda."Raptopoulos, halihazırda müşterileri ile olan tüm görüşmelerinde ülke fark etmeksizin artık ajan tabanlı yapay zekanın (agentic AI) baskın hale geldiğini aktardı.
Agentic AI'ın çok geniş süreçleri kapsayabildiğini ve büyük miktarda veriyi işleyebildiğini anlatan Raptopoulos, "Bu nedenle, agentic AI'ın otomasyon, hata azaltma veya karmaşık bir süreci daha verimli hale getirme açısından sağlayabileceği iş değeri çok daha yüksek. Şirketler de tam olarak bu nedenle agentic AI'a yöneliyor. Dolayısıyla, 'Basit botlar veya iş akışları yerini tamamen agentic AI'a bıraktı.' diyebilirim." ifadelerini kullandı.
- "TEKNOLOJİ ŞİRKETLERİ TEKNOLOJİK BORCU TEMİZLERKEN İNOVASYON HIZINI ARTIRMALI"
Manos Raptopoulos, teknoloji şirketlerinin bugün karşılaştığı en büyük zorluklardan birinin inovasyon hızını artırmak ve geçici çözümler, eski kodlar ile karmaşık özelleştirme ve entegrasyonlardan oluşan "teknolojik borcu" azaltmak olduğunu söyledi.
Müşterilerin inovasyonu çok hızlı ve kısa süre içinde talep ettiğine değinen Raptopoulos, şu açıklamalarda bulundu:
"Günümüzde müşterilerin uzun süre bekleyecek zamanı yok. Sonuçları haftalar veya aylar içinde görmek istiyorlar. Öte yandan, (teknoloji şirketlerinde) bir miktar atalet de söz konusu. Şirketlerde bazen teknolojik borç bulunuyor ve bu borcu telafi ederek atılım yapmaları gerekiyor. Dolayısıyla iki konuyu birleştirmek gerekiyor. Teknolojik borcu temizlerken inovasyon hızını artırmak kesinlikle gündemin en üst sıralarında yer alıyor."- "KRİZ DÖNEMLERİNDE DAHA HIZLI KARARLAR İÇİN GELİŞMİŞ YAPAY ZEKA ARAÇLARI İLGİ GÖRÜYOR"
SAP yönetici Raptopoulos, Davos'taki toplantıların gündemindeki "jeopolitik gerilimlerin yapay zekayı nasıl etkilediğini" de değerlendirerek, bu tür gelişmelerin yapay zeka ihtiyacını hızlandırdığını söyledi.
Belirsizlik, kriz veya ekonomik dalgalanma dönemlerinde daha hızlı ve doğru kararlar için gelişmiş araçların ilgi gördüğünü vurgulayan Raptopoulos, konuşmasını şöyle tamamladı:
"Bunu iki yönden de değerlendirmemiz gerekiyor. Eminim ki bu ortak bir anlayış ancak bugün konuştuğumuz her iş lideri istikrar istiyor. Çünkü ekonomik büyümeyi sağlayan unsur budur. İstikrar ve işbirliği gerekir. SAP olarak biz de tam olarak bunu savunuyoruz. Güç, işbirliğinde yatıyor ve herhangi bir yapay zeka girişiminin başarılı olabilmesi için denklemde farklı unsurların bir araya gelmesi lazım. Doğru seviyede veri, doğru donanım ve doğru (dijital) egemenlik gerekir. Egemenlik konusu artık giderek daha önemli hale geliyor. Bu açıdan, hiçbir ülke, kurum veya şirket tüm bu unsurları tek başına sağlayamaz. Avrupa merkezli bir şirket olarak bu tür işbirliğinin önemine inanıyoruz."- SAP TÜRKİYE, 1600'U AŞKIN KURUMA HİZMET VERİYOR
SAP, kurumsal uygulamalar ve iş odaklı yapay zeka alanında farklı ölçek ve sektörlerden şirketlere ileri teknoloji ve uygulamalar sağlıyor.
Türkiye'de 25 yıldır faaliyet gösteren SAP Türkiye'nin 60'tan fazla yerel ve küresel iş ortağı bulunurken, şirketin ekosistemi Türkiye'nin bilişim sektöründeki toplam istihdamının yüzde 9'unu oluşturuyor.
İşlerini dijitalleştirmek isteyen 1600'ü aşkın kuruma hizmet veren SAP Türkiye, bulut pazarının Türkiye'de yıllık yüzde 35 büyüyeceğini öngörüyor.