10 Kasım en güzel mesajları 10 Kasım ile ilgili şiirler

10 Kasım ile ilgili şiirler haberimizde.10 Kasım 2017 yaklaşması ile birlikte milyonlarca kişi bu özel gün için "En güzel kısa ve uzun 10 Kasım şiirlerini" merakla araştırmaya başladı. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün 79. ölüm yıl dönümü ile bu sene çeşitli törenlerle anılacak. Her sene olduğu gibi bu sene de 10 Kasım Atatürk'ü Anma Günü Türkiye'nin 81 ilinde 10 Kasım şiirleri okunacak. Tarih 10 Kasım 1938'i gösterdiğinde, Sabah saat 09.05'te Dolmabahçe'deki odasında hayata gözlerini yumdu Mustafa Kemal Atatürk. Ölümünün 79. yılında, her yerde anılacak. Okullarda anma töreninin yapılacağı 10 Kasım ile ilgili kısa 2- 4 kıtalık şiirleri haberimizden bulabilirsiniz.

10 Kasım 2017 Cuma 07:00
Güncel Haberleri


10 Kasım ile ilgili şiirler Atatürk anma etkinlikleri 10 Kasım şiirleri ve mesajlarının detayları haberimizde. 10 Kasım'a sayılı günler kala öğrenciler Atatürkü en güzel anlatan 10 Kasım şiirlerini internetten arıyor. 2017 yılı 10 Kasım Cuma günü’ne denk geliyor. 10 Kasım Atatürk’ü anma programı ” Mustafa Kemal Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 79.yıldönümünde ” anma törenlerinde siz değerli takipçilerimiz için En Güzel En Güzel 10 Kasım Şiirleri (Atatürk şiirleri) bu sayfada derledik. Biz de sizler için 2 kıtalık kısa, 4 kıtalık 10 Kasım şiirlerini bir araya getirdik.  Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün vefatının 79.yılında okullarda anma törenler yapılacak. Atatürk'ün 79. ölüm yıl dönümüne sayılı günler kala törenlerde öğrencilerin okuyabileceği en güzel 10 Kasım şiirlerine bu başlık altından rahatlıkla ulaşabileceksiniz. Sizler için seçmiş olduğumuz 10 Kasım şiirlerini bu önemli günde okuyabileceksiniz. İşte en güzel ve anlamlı 10 Kasım şiirleri ve mesajları.. 10 KASIM 1938 ATATÜRK'ÜN ÖLÜMÜ Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 1937 yılından itibaren bozulmaya başlamış ve 10 Kasım 1938'de ise hayata gözlerini yummuştur. Atatürk'ün anıt mezarı Anıtkabir'in yapımına 1944 yılında başlandı ve 1953 yılında tamamlandı. Ölümünden 15 yıl sonra 10 Kasım 1953'te Atatürk'ün cenazesi Ankara Etnografya Müzesi'nden alınarak törenle Anıtkabir'e getirilmişti.

10 Kasım Atatürk'ü anma günü ve Atatürk haftası Atatürk Haftası, 10 Kasım 1938 günü saat 09:05'te yaşamını yitiren Mustafa Kemal Atatürk'ün anısına düzenlenen; onun yurtseverliği, inkılap ve ilkelerinin anlatıldığı, radyo ve televizyonda Atatürk'ün konuşmalarının kendi sesinden dinletildiği, Atatürk'le ilgili filmlerin gösterildiği haftadır. 10-16 Kasım tarihleri arasına karşılık gelir. 10 Kasım günü Anıtkabir ziyaret edilmekte, başkent Ankara'da resmi tören yapılmaktadır. Türkiye'nin genelinde de yas tutulmaktadır. Her yıl 10 Kasım günü, saat 09:05'te trafikteki arabalar durur ve 4 dakika korna çalarak anma etkinliklerine destek verirler. Ayrıca, tüm bayraklar 10 Kasım günü yarıya indirilir 10 KASIM ŞİİRLERİ 10 Kasım anma törenlerinde okunmak üzere yazılmış birbirinden değişik yeni 10 Kasım Atatürk Haftası Şiirleri, şiir okuması için seçilen kişiler tarafından tören alanında kürsüden okunmaktadır. Her yaştan çocuk ve gençlerin genelde ezbere okuduğu bu şiirlerin özünde, Atatürk’e duyulan özlem ve ona duyulan hayranlık bulunmaktadır. Atatürk Haftası, 10 Kasım 1938 günü saat 09:05’te yaşamını yitiren Mustafa Kemal Atatürk’ün anısına düzenlenen; onun yurtseverliği, inkılap ve ilkelerinin anlatıldığı, radyo ve televizyonda Atatürk’ün konuşmalarının kendi sesinden dinletildiği, Atatürk’le ilgili filmlerin gösterildiği haftadır. 10-16 Kasım tarihleri arasına karşılık gelir.
10 Kasım günü Anıtkabir ziyaret edilmekte, başkent Ankara’da resmi tören yapılmaktadır. Türkiye’nin genelinde de yas tutulmaktadır. Her yıl 10 Kasım günü, saat 09:05’te trafikteki arabalar durur ve 4 dakika korna çalarak anma etkinliklerine destek verirler. Ayrıca, tüm bayraklar 10 Kasım günü yarıya indirilir. Atatürk’ün ilk hastalık belirtisi 1937 yılında ortaya çıktı. 1938 yılı başlarında Yalova’da bulunduğu sırada, ciddî olarak hastalandı. Buradaki tedavi olumlu sonuç verdi. Fakat tamamen iyileşmeden Ankara’ya yaptığı yorucu yolculuk, hastalığının artmasına sebep oldu. Hastalığının ciddiyetini kavrayarak 5 Eylül 1938’de vasiyetini yazıp servetinin büyük bir kısmını Türk Tarih ve Türk Dil kurumlarına bağışladı. Atatürk’ün hastalığı tekrar şiddetlendi. 8 Kasımda sağlığıyla ilgili raporlar yayımlanmaya başlandı. Bütün memleketi tekrar derin bir üzüntü kapladı. Her Türk’ün kalbi onun kurtulması dileğiyle çarpıyordu. Ancak, kurtarılması için gösterilen çabalar sonuç vermedi ve korkulan oldu. Dolmabahçe Sarayı’nda 10 Kasım 1938 sabahı saat dokuzu beş geçe, insan için değişmez kanun, hükmünü uyguladı. İşte Her yıl 10-16 Kasım tarihleri arasında düzenlenen Atatürk Haftası için yazılmış en güzel Atatürk Haftası şiirleri: 10 Kasım Atatürk Haftası Şiirleri ATATÜRK Sen Atatürk’ü tanımazsın çocuğum Ne insandı O, ne insandı. İzmir’e gelişini görseydin. Ne şanlıydı O, ne şanlıydı. Benzerdi sana, bana Bizim gibiydi eli, ayağı Ama bir yol baksaydın yüzüne. İçin sevgisiyle dolardı. Vapura biniyorsak dilediğimizde, Sokakta geziyorsak hür, İyi bak dört yana, Atatürk’ün aklı görünür. Arı Türkçe konuşuyorsak, Türkçe düşünüyorsak bugün, Her işimizde O’nun gücü. Büyük öğretmeni Türk’ün. Halkımızın arasında, halktan, Davul vurur dengi dengine. Dünya rastlamış mıdır? Atatürk’ün dengine. N. Ulvi AKGÜN
ATATÜRK’Ü DUYMAK Ulu rüzgâr esmedikçe Yaşamak uyumak gibi. Kişi ne zaman dinç; Dalgalanırsa bayrak bayrak gibi. Ne var şu dünyada ekmekten daha aziz? Sürdüğün tarlalara sevginle serpildik. Ekmek olmak için önce Buğday olmak gibi. Silinir sözcüklerden sen hatıra geldikçe Cılız sözler: Uzanmak, yorulmak, durmak gibi. Kuvvettir yaptıkların her yeni yetişene Her ışık-kaynak gibi. En yakınlar zamanla yüzyıllarca uzak gibi, Bir sen varsın kalacak, bir sen ölümsüz, Daha da yakınsın, daha da sıcak Bıraktığın toprak gibi. Kaç Türk var şu dünyada, bir o kadar susuz, Hepsinin gönlünde sen, bir pınar bulmak gibi, Ancak senin havanda sağlıklar esenlikler: Olmaya devlet cihanda Atatürk’ü duymak gibi. Behçet NECATİGİL ATATÜRK GÜLÜMSEDİ Atatürk gülümsedi öğretmenim Siz sınıfa girince Dağıldı kara bulutlar Açıldı gonca. Baktı ki okul yenidir Siz yenisiniz düşünceler yeni Atatürk gülümsedi öğretmenim Saklayamadı sevincini. Baktı ki gençsiniz bilgili Eğitiyorsunuz yolunca yöntemince Atatürk gülümsedi öğretmenim Sevindi onca. Baktı ki karışmış aramıza Çiziyorsunuz yolu Atatürk gülümsedi öğretmenim Gözleri dolu dolu. Anlaşılan bütün yaz Atatürk gözünü kırpmamış Çünkü boşmuş sıralar Çünkü harf okunmamış. ……………………….. Ama baktı ki gün doğmuş Bir koşu varmışız okula Özlemle açılmış kitaplar Bir iştah kızda oğlanda. Baktı ki zil çalmış sınıfa girmişsiniz Bütün bakışlar sizde Günaydın demiş derse başlıyorsunuz Sımsıcak bir sevgi gözlerinizde Baktı ki Türkiye’si Türkiye’miz Aydınlık ufuklara yürüyor hızla Atatürk gülümsedi öğretmenim Kürsüde kendini görünce. Talât TEKİN ATATÜRK YAZAR Sordum seni; Dağına, taşına Türkiye’min, Herkes kendinden emin, Yükseldi gür sesler; Umutlar, sevgiler: O biziz, O bizleriz. Hepimiz bir parçayız Atatürk’ten, Bütün doğa, Atatürk’ü anar, Atatürk’ü şaşar. Herşeydir OTürkiyem’de. Göller, ırmaklar, ormanlar. İmza imza Atatürk yazar. M. Vasfi SARAL
BÜYÜK MİSAFİR Bir sevinç incilemiş gözleri yaşlar yerine, İzi üstünde gül açmış kapanan her yaranın. Bir bahar yağmuru halinde derinden derine Çağlıyor her yanı alkışla yeşil Marmara’nın. Bu misafirdir, inan memleketin neyse varı, Böyle bir yüz mü görür bir daha fâni ömrün? Gelin ay Bahr-i Muhit’in köpüren dalgaları, Kırk asırlık yolu bir hızda alan Türk’ü görün Fazıl Hüsnü DAĞLARCA ATATÜRK’Ü GÖRDÜM DÜŞÜMDE Sizler yaşadıkça çocuklarım Ben de yaşıyorum demek, İşte aranızdayım Ahmetler, Mehmetler’le, Sizler yaşadıkça çocuklarım Elele Yanınızdayım Sizler yaşadıkça çocuklarım Daha ferah içim, Gök daha geniş denizler daha geniş, Vatan ya vatan, Vatan sonsuzluktan gelmiş Sonsuzluğa açılan yol Vatan siz. Sizler yaşadıkça çocuklarım Bilin ki Ben de yaşarım, Bir sevinç düştü mü içinize Bir keder düştü mü içinize Bilin ki Aranızda ben varım. A. Rıza ERGÜVEN BİR TUTKUDUR MUSTAFA KEMAL Bir Tutkudur Mustafa Kemal; Nice sevdalara değişilmeyen. Yitirilmiş Kasımlarda açan umuttur, Bir baştır, vazgeçilmeyen… Bir Türküdür Mustafa Kemal; Suskun ağızlarda söyleşir, durur. Çaltıburnu’nda gözetir denizi. Köroğlu’nda bağdaş kurup oturur… Bir İnançtır Mustafa Kemal; Yurdun dört yönünde, bir çağdır yaşayan. Sarmış kollarıyla, çepçevre ulusu. Sakarya boylarından Akdeniz’e taşıyan… Bir Anlamdır Mustafa Kemal; Belkahve’den dürbünüyle seyrediyor İzmir’i. Özgürlük diyor, al atının üstünde, Kırıyor kılıcıyla, tutsak eden zinciri… Bir Bayraktır Mustafa Kemal; Çekilmiş kalelere, rüzgârda dalgalanan. Bozkırın bağrında yol alan kağnılara, Işık tutan, güç veren, yol bulan… Y.Doğan ERGENELİ KURTULUŞ ÖNCÜLERİ İÇİN Yan yana iki çocuk görsem İşte Atatürk diyorum Özgürlüğün toprağı uyanıyor İçin için seviniyorum. Koşuşan iki öğrenci görsem İçimin güneşi ısınıyor Yürüyen bir bakış gibi Mustafa Kemal geliyor. Kol kola iki işçi görsem Ekmeğim çoğalıyor birden Bir ışık düşüyor ortalığa İşte Atatürk diyorum. İşte Atatürk diyorum İlk kuruluş öncüleri Bir gül çağrısında hepsi Bize uzanmış elleri. Mehmet KIYAT MUSTAFA KEMAL’LER TÜKENMEZ Tükenir elbet gökte yıldız, denizde kum tükenir Bu vatan bu topraklar cömert Kutsal bir ateşim ki ben sönmez İnanın Mustafa Kemal’ler tükenmez Ben de etten kemiktendim elbet Ben de bir gün geçecektim elbet İki Mustafa Kemal var iyi bilin Ben işte o ikincisi sonsuzlukta Ruh gibi bir şey görünmez İnanın Mustafa Kemal’ler tükenmez Hep kardeşliğe bolluğa giden yolda Bilimin yapıcılığın aydınlığında Güzel düşünceler soyut fikirlerde ben Evrensel yepyeni buluşlarda Geriliği kovmuşum ben dönmez İnanın Mustafa Kemal’ler tükenmez Başın mı dertte beni hatırla Duy beni en sıkıldığın an Baştan sona herşeyiyle bu vatan Sakın ağlamasın Kasım’larda Fatih’ler Kanunî’ler ölmez İnanın Mustafa Kemal’ler tükenmez Halim YAGCIOGLU MUSTAFA KEMAL’İN ELLERİ Elleri konuşuyor Mustafa Kemal’in; Zaferi, barışı yaratmış elleri. Hürriyeti, saadeti, adaleti Sevgiyle dağıtmış elleri. Elleri konuşuyor Mustafa Kemal’in, İçli, temiz, mert elleri, Bütün nimetlerini sunmuş bize Türk sofrası gibi cömert elleri. Elleri konuşuyor Mustafa Kemal’in; Öğretmen elleri. Bir tahta başında, bir kürsüde Bize bizi öğreten elleri. Elleri konuşuyor Mustafa Kemal’in; Işık, deniz, sel elleri. Bizi her şeyden çok seven Güzel elleri. A. Hikmet PAR MUSTAFA KEMAL SESLENSE Yüzyıllar öncesinden Yüzyıllar sonrasından sesleniyorum size Ben Mustafa Kemal’im heyy… Ben Mustafa Kemal’im. Büyük büyük denizlerim vardır benim Hürriyeti içmiş dalgalarım. Hürriyetle kabarmış dalgalarım vardır benim Ulusumun yarınında sevincim Ben Mustafa Kemal’im heyy… Karanlığı deler gözlerim. Dalgalara binip gelmiş kahraman, Gökçe gözlerine türküler yaktığımız… Hâni bir güneş doğmuştu ya Samsun’dan İşte benim… Ben… Mustafa Kemal… Ölmek yaşamaktır vatan uğrunda Deyip, öyle girdim savaşa Komut verdim Şahlandı cümle vatan Boğdum kör talihi zindanında. Bahtı gülen anaları yurdumun Gökleri, dağları, denizleri Yarınları, güvenip de uyuduğum Aslan yeleli ışığı sınırlarımın Mehmetleri Tutun ellerinden yüreklerinizin Sevgilerinizle beni yıkayın. Yüzyıllar öncesinden Yüzyıllar sonrasından gelir sesim Sevdiğim Bir tanem Türkiye’lim Sen varoldukça belli ki Ben Mustafa Kemal’im. Sen var oldukça belli ki Ben Mustafa Kemal’im. B.Kemal ÇAĞLAR MUSTAFA KEMAL’IN GÖK YAZILARI Ben Mustafa Kemal, elimde tebeşir, Kocaman, Mavicek bebelerin, ak kızların, Taş ninelerin, çatal dedelerin gözleri, kocaman, Bir 1O Kasım gecesi Yazıyorum ateşten çağrımı karşınıza: -Ey Türk gençliği… Ben Mustafa Kemal, doyamadım haykırmaya, Şimdi destan ellerimle yazıyorum, Yeşiline suyun, Kuşun, Yelin, Yaprağın: “Ne Mutlu Türküm Diyene.” Ben Mustafa Kemal, önümde kırk bin köy, Kırk bin ovaya karşı bir tek dağ gibiyim Bayraklarım değerken evren bayraklarına şimdi, Elimde tebeşir Yazıyorum kara gecenin üstüne Yazıyorum armağanımı: “Övün, Çalış, Güven.” F. Hüsnü DAĞLARCA MUSTAFA KEMAL’E GİDEN YOL Karşıda bir ışık, bir ümit yolu Kollarımı yarına güvenle açacağım, Karşıda bir ışık, bir ümit yolu Bırakın, Mustafa Kemal’e varacağım. Ellerimi uzatıyorum, daha ötede Son duraktan biraz daha ötede Gücümün kuvvetimin kesildiği yerde Karşıda Mustafa Kemal’i görüyorum; Gün geçer devir değişir En olmaz istekler biter, Bir ses bırakmaz kişiyi yerinde Mustafa Kemal’in sesi, “İleri” der. Boyuna yeniliğe, ileriye Boyuna en yüce gerçeklere doğru! Apaydınlık bir yoldasınız, bakın Karşıda Mustafa Kemal, Mustafa Kemal yolu Attığım her adımı biliyorum Yarın daha güzel, daha aydınlık! Nasıl durabilirim, Mustafa Kemal sesleniyor Uzattım ellerimi varıyorum. Yürüyorum, yılmadan yürüyorum -Karşıda bir ışık, bir ümit yolu- İşte, ışıklar içinde büyüyen Mustafa Kemal’i görüyorum Mustafa CANPOLAT MUSTAFA KEMAL’İ DÜŞÜNÜYORUM Mustafa Kemal’i düşünüyorum; Yeleleri alevden al bir ata binmiş Aşıyor yüce dağları, engin denizleri, Altın saçları dalgalanıyor rüzgârda, Işıl ışıl yanıyor mavi gözleri… Mustafa Kemal’i düşünüyorum; Yanmış, yıkılmış savaş meydanlarında Destanlar yaratıyor cihanın görmediği Arkasından dağ dağ ordular geliyor Her askeri Mustafa Kemal gibi. Mustafa Kemal’i düşünüyorum; Gelmiş geçmiş kahramanlara bedel Hükmediyor uçsuz bucaksız göklere. Al bir ata binmiş yalın kılıç Koşuyorlar zaferden zafere… Mustafa Kemal’i düşünüyorum; Ölmemiş bir Kasım sabahı! Yine bizimle beraber her yerde. Yaşıyor dört köşesinde vatanın Yaşıyor damar damar yüreklerde. Mustafa Kemal’i düşünüyorum: Altın saçları dalgalanıyor rüzgârda, Mavi gözleri ışıl ışıl görüyorum. Uykularıma giriyor her gece. Elllerinden öpüyorum. Ü.Yaşar OĞUZCAN ÖĞRETMEN ATATÜRK Yine derse giriyorsun Samsun kapısından Selâmlıyor, seviyor tek öğretmenini İl il, köy köy, can can Tüm Anavatan. Hemen başlıyor mutlu ders Erzurum’dan Sonra derinleşiyor volkan-öğütle Sivas’taki son oturumdan. Bütün memleket tek sınıf Bir yön bayrak, bir yön tan Öyle bir ödev veriyorsun ki öğretmenim Süngü-kalemle başlıyoruz Afyon’dan. Sınıfımız her an kutlu bir savaş Öğretiyor, eğitiyorsun Ankara’dan Hep birden söylüyoruz özgürlük türkümüzü Vatanın uzaklıkları kalkıyor da aradan. Mavi gözlerin hep barış barış Mavi yüceliğin hep duman duman Öyle alev alev bir ders ki Yanıyor, yanması gerektiğinde her düşman. Anlatış tadı, kıvam kıvam öz Son bölüm: İlk hedef, Dumlupınar’dan Kocatepe, yalnız coğrafya değil Dağ dağ ateş yağdırıyorsun her damla kandan Öpüyorsun hepimizi göz göz Şehitler birinci geldikçe hep destan destan. Yağmurlaşıyoruz er er Akdeniz’e Ektiklerini biçiyorsun İzmir yollarından Bir özgür meyva doğuyor Türklüğümüze Tattırıyorsun utku yemişi utku dallarından. Öğrenmeye son yok Cumhuriyet, bir ders aynı konudan Öğrendikçe özleşiyoruz da hep geçiyoruz Senin yarattığın vatan-kanıdan. Anlatıyorsun açık ve seçik Yıkılıyor her gölge fikir-kurşundan Dövüyorsun her yüreği örsünde devrimlerin Tümleniyor her eksik, yaratan vuruşundan. Yaşatarak öğretmek senin elinde Sonsuz ders, tek hayat, bize bayraktan Seni özledikçe bellemek güzel Fikir-toprak oldu vatan, gerçek topraktan. Sor bize her şeyi, konuşsun her öz Başlayı versin en zor imtihan Özgürlük güneşin ilk cevap, inan Ey vatan-sınıfta ey Ata-vatan!.. İ. Zeki BURDURLU RESİM Her gün, Enginlerden engin, Yücelerden yüce Bir duygu sarar bizi, Bu sınıfa girince. Yanda, bir uçtan bir uca Mavi deniz, Odanın içinde güneşleri bulunca Isınırız. Enginlerin engini deniz olsa Deniz ufak! Yücelerin yücesi güneş olsa Güneş küçük! İlk günü gördük, nerden geldi: Duvardaydı Denizleri, güneşleri Küçülten büyüklük. Kürsünün üstünde bir resim: Gözleri denizlerden mavi Bakışları güneşlerden sıcak, Dört mevsim Kürsünün üstünde: Atatürk’ün arkasında al bayrak, Kollarını kavuşturmuş göğsünde. Bu resimle başlar bizim günümüz, Karşımızda Atatürk’ü gördükçe, Kıvançla dolar, taşar gönlümüz. Öğretmenimizin kürsüde Verdiği dersi Dinler bizimle birlikte Atatürk’ün resmi. Çalışkanız, çünkü, Çalışınca Bakarız, Atatürk güldü. Bir yanlışlık yapsak Bulutlanır gözleri, Anlarız, Atatürk üzüldü. Gelsek kürsünün dibine Görür bizi Eğilince. Kalksak, gitsek gerilere, Otursak arkalarda; Başımızı kaldırmadan duyarız Atatürk orada. Öteki odalarda Başka başka resimleri Ata’mın. Atatürk’üm, artık ömrüm oldukça Bu resimle karşımdasın! Yok hiç birinde Bundaki tılsım, Değişen çizgilerle Canlı gibi bu resim. Öyle canlı ki, sanırım, Ben de bir gün okulu bitirince Uzanan ellerinle Okşanacak sırtım. Öyle canlı ki, sanırım, Karanlık bile olsa Serpeceğin ışıkla Aydınlanır yollarım. Tıpkı sınıftaki gibi, Yapacağım bir işte Bu resmindir rehberim Kötülüğe uzanırsam Çat kaşlarını, Tutulsun ellerim. Tıpkı sınıftaki gibi, Bütün ömrüm boyunca Yaptığım bir işte İyi, doğru oldumsa Sevincini belli et, Gülümse! Yaprak yaprak dökülürken önümde Her yıl, dört mevsim; Sınıflar içinde yalnız bu sınıf, Resimler içinde yalnız bu resim! Behçet NECATİGİL SEN VARSIN ATATÜRK’ÜM HER ŞEYİMİZDE Bu gün yatağımdan hür kalkıyorsam Ekmeğim ak suyum berraksa, Ağaçlar çiçek açıyor Topraklar ısınabiliyorsa, Sesim gür çıkıyor Özgür özgür bakabiliyorsam, Sen varsın gözbebeklerimde Sen varsın Atatürk’üm sen varsın. Yazabiliyorsam gönlümce Okuyabiliyorsam… Kazabiliyorsam toprağımı Gün ışığında çapa kürek elde, Çalışabiliyorsam gece gündüz Ekip biçebiliyorsam dileğimce, Sen varsın yüreğimde Sen varsın Atatürk’üm sen varsın. M. Esat TOZKOPARAN 10 Kasım'da Atatürk için koşacaklar 10 Kasım Atatürk’ü Anma Yol Koşusu 10 Kasım 2017 Cuma günü saat 14:30’da Gölköy Uzungöl Tabiat parkında düzenlenecek. Ordulu Gençler atası için koşacak. Ordu Valiliği Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü tarafından yapılan yarışlara Gençler kategorisinde, 15 ilden Bay-Bayan 250 sporcunun katılması bekleniyor. Bayanlarda 3.000 Metre, Erkeklerde ise 5.000 Metre koşulacak.
Ordu Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Mustafa Genç, “Bu yarışma Ulugöl’de düzenlediğimiz ilk resmi organizasyonumuz, katılım noktasında ilgi çok fazla. Bu organizasyonla Ulugöl Tabiat parkının tanıtımı olmuş olacak. Özellikle 10 Kasım’da böyle anlamlı bir organizasyonun parçası olmak Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ü Ordu’muzun en güzel yeri Ulugöl’de anmak ayrıca duygularımızı hüzünlendiren bir olay. Desteklerinden dolayı Gençlik ve Spor Bakanımız Sayın Osman Aşkın Bak’a, Valimiz Sayın Seddar Yavuz’a Atletizm Federasyonu Başkanımız Sayın Fatih Çintımar’a teşekkür ederim” diye konuştu.