AA
AK Parti Kayseri Milletvekili Ayşe Böhürler ve Bursa Milletvekili Emine Yavuz Gözgeç, 54. Hükümetin istifası ve değiştirilmesiyle sonuçlanan "28 Şubat darbesinin" 29'uncu yılı nedeniyle değerlendirmelerde bulundu.
AK Parti Kayseri Milletvekili Böhürler, AA'ya yaptığı değerlendirmede, Türkiye'de 28 Şubat'tan önce de kızların başörtüsüyle okula gidemediğini söyledi.
İslami kesimin ve inanan insanların görünür taleplerle ortaya çıkmalarına askeri vesayetin engel olmaya çalıştığını anlatan Böhürler, 28 Şubat'a giden süreçte de toplumu hazırlamak için çok sayıda psikolojik harekat yapıldığını belirtti.
1982 Anayasası'na göre 2 düşman tanımlandığını ifade eden Böhürler, "Bunlardan birisi şeriat, yani İslam tehlikesi, Müslümanlaşma tehlikesi. Birisi Kürt meselesidir. 'Kürt tehlikesi' ve 'şeriat tehlikesi' iki temel paradigmasıdır 1982 Anayasası'nın. Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren İslam'ın parantez altına alındığını, aslında kısmen devlet kontrolünde bir İslam'a izin verilip ama geri kalanda halkın kendi Müslümanlığını yaşama taleplerinin göz ardı edildiği bir sistem sorunudur." değerlendirmelerinde bulundu.
- "28 ŞUBAT'I BİTİREN RECEP TAYYİP ERDOĞAN'DIR"
AK Parti'li Böhürler, 28 Şubat "darbesinden" bugüne çok şeyin değiştiğini vurgulayarak, şöyle konuştu:
"Recep Tayyip Erdoğan figürü bir defa gündeme geldi, 28 Şubat'ın içinde en çok taşlananlardan birisi de oydu. Çünkü o atmosferde Belediye Başkanı seçildiği ve o dönemin siyasetinin yeni parlayan yıldızıydı. AK Parti bu süreçte son derece temkinli ve tedbirli ve halka çok daha ulaşan bir siyaset izledi. Önceliğini halkı güçlendirmek, ekonomik kalkınma, toplumsal gelişime verdi ve bu süreci dengeli yürüttü. Bu 28 Şubat'ın etkilerini yavaş yavaş götürdü. Ama sonuçta yine de baktığımızda ilk başörtülülerin Meclis'e girmesi 2014'tür. 2014'ten önce hiç kimse başörtülü olarak kamuda yer alamamıştır. Peyderpey bu süreçte üniversiteler rahatladı.
En önemli şey belki burada 28 Şubat'ı bitiren, askerin vesayetinin kalkmasıdır. Burada da Cumhurbaşkanımızın dirayeti, feraseti ve stratejisiyle Türkiye adım adım ona doğru ilerlemiştir. Çıkarttığı yasalarla, Genelkurmay Başkanlığının Savunma Bakanlığına bağlanması dahil olmak üzere, Genelkurmay Başkanlığı tüm siyasetin üstünde bir çatı olmaktan, siyasete yön veren bir çatı olmaktan çıkmıştır. Devletin normal kurumlarından birisi haline gelmiştir. Bunları da gerçekleştiren Cumhurbaşkanımızdır. 28 Şubat'ı bitiren Recep Tayyip Erdoğan'dır."
Böhürler, toplumda halen 28 Şubat zihniyetini sürdüren insanlar olduğunu dile getirerek, "İslam'ı bu ülke, bu toprak için bir tehdit, bir rejimsel tehdit olarak gören insanlar var. Bugün ilahi meselesini konuşuyoruz, her türlü dini sembolde, 'vay, işte ülkeye şeriat mı gelecek, bunlar gericiler, geri kafalılar.' Bu tabi Cumhuriyet'in ilk yıllarından beri kodlanan kavramlar, yani eğitim sisteminde kodlandı." dedi.
Başörtüsüne Anayasal güvence getirilmesine yönelik çalışmaların anımsatılması üzerine Böhürler, "Anayasa'nın toptan değişmesi bu konudaki güvenceyi de beraberinde getirecektir. Anayasa'nın değişimi konusunda çalışmalar var. Ama sadece meseleyi başörtüsü olarak görmemek lazım. Yani başörtüsü bunun ikonik, sembolik resmidir. Aslında geride başka bir zihniyet vardır. Mesele o zihniyetin tekrar iktidara gelmesi, halk üzerinde baskı kurması ve yeniden o zihniyetin faaliyetleridir, bunların engellenmesidir. Bu da daha özgürlükçü bir anayasayla, daha demokratik bir anayasayla ancak mümkün olur." ifadelerini kullandı.
- "28 ŞUBAT'IN KİRLİ, NEFRET DOLU KALINTILARINA ŞAHİT OLUYORUZ"
AK Parti Bursa Milletvekili Emine Yavuz Gözgeç ise 28 Şubat'ta milletin inancının, değerlerinin ve iradesinin hedef alındığını söyledi.
28 Şubat sürecinde yaşanan mağduriyetleri anlatan Gözgeç, şunları kaydetti:
"Maalesef bugün de bazen 28 Şubat'ın kirli, nefret dolu kalıntılarına şahit oluyoruz. Mihalgazi Belediye Başkanımız Sayın Zeynep Güneş Akgün'e yönelik nefret dili, tıpkı 28 Şubat'ın, 'sen başörtülüsün, avukat, doktor, hakim olamazsın, Meclis'e giremezsin, bizim takdir ettiğimiz işi yapabilirsin' diyen zihniyetinin aynısı. Çok şükür ki Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hayata geçirilen düzenlemelerle bugün kadınlar, kıyafet ve inanç ayrımı yapılmaksızın eğitim hakkından özgürce yararlanabiliyor, mesleğini yapabiliyor. Teknolojide, ekonomide, tarımda üreten, ekonomiye değer katan, başarı hikayeleri yazan kadınlar var. Bugün hiçbir ayrımcılığa maruz kalmaksızın TBMM'de görev yapan kadın milletvekilleri var. Kadınların siyasetten ekonomiye, hayatın her alanında özgürce var olmasının yolunu açan Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a şükranlarımı sunuyorum."