Algı belediyeciliğine zehir zemberek sözler: İstanbul, PR ajansı değil

AK Parti'li İBB Meclis Üyesi Şeyma Aktaa, İstanbul'un deprem, ulaşım ve altyapı gibi hayati sorunlarının görmezden gelindiğini belirterek, CHP'li İBB yönetiminin “algı belediyeciliği” yaptığını söyledi. 2019 bu yana kaderine terk edilen İstanbul için "Ana kolonları çürük, vitrini boyalı” diyen Aktaa, "Bu şehir bir PR ajansından fazlasını hak ediyor" açıklamasını kaydetti.

14 Ocak 2026 Çarşamba 22:39
Güncel Haberleri

AA



İBB Meclisi ocak ayı toplantılarının ikinci oturumu, 2. Başkanvekili Gökhan Gümüşdağ başkanlığında Saraçhane'deki binada yapıldı.

Mecliste gündem dışı konuşma yapmak üzere söz alan AK Parti'li Meclis Üyesi Şeyma Aktaa, siyasetin temel gayesinin, kısıtlı kaynakları sınırsız ihtiyaçlar arasında en verimli ve en adil şekilde bölüştürmek olduğunu söyledi.

Gerçek belediyeciliğin, bir şehri ayakta tutan deprem güvenliği, ulaşım ve su altyapısı gibi "ana kolonları" sağlamlaştırmakla mükellef olduğunu dile getiren Aktaa, şöyle konuştu:

"Ancak bugün İstanbul'da gördüğümüz tablo şudur. Ana kolonları çürümeye terk edilmiş bir binanın, dış cephesi CHP tarafından cafcaflı renklerle boyanıyor. Bizler içeride risk altındayken, İstanbul'un vitrinleri reklamla parlatılıyor. Bir İstanbullu olarak, trafikte hareket edemiyorum, deprem kapıda ama kentsel dönüşüm yapan bir belediyem yok. Sularım çamurlu ve mikroplu akıyor, İstanbul'un su kaynaklarına bir damla su katma endişesi görülmüyor ama vitrine koyulan hizmetlerle CHP'li yönetim, paramızı ve zamanımızı hiç ediyor."

İBB'yi neden eleştirdiklerini anlatan Aktaa, "Birçok Avrupa ülkesinden daha büyük bütçeye sahip olan İstanbul'umuzun, sizin tarafınızdan sıkıştırıldığı dar vizyonu eleştirdik. Sosyal belediyecilik adı altında yürütülen algı belediyeciliğinizi eleştirdik. Asli görevlerinizin yerine bu işi popülizme dökmenizi eleştirdik. Karşı olduğumuz, seçim öncesi, 'Şunu da yaparım, bunu da yaparım.' deyip seçimden sonra, 'Bunu yapmak mümkün değil, biz hatırlamıyoruz.' diyen siyasetinizi eleştirdik." ifadelerini kullandı.

Aktaa, İstanbul'da otobüslerin yandığını, metroların aksadığını, can güvenliğinin risk altında olduğunu dile getirdi.

"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" iddianamesine değinen Aktaa, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Şunu çok iyi anladık. Çünkü önümüzde bugün bir iddianame vardı. Yıllardır kürsüde sorduğumuz soruların neden cevapsız bırakıldığını bu iddianame ortaya çıktığında tamamen anlamış olduk. En acısı, CHP'nin en çok reklamını yaptığı ilk beş hizmetin bir paravana dönüştüğünü belgeleriyle görmüş olduk. İnsanların ihtiyaçlarını bir menfaat aracına dönüştürdüğünüzü ve reklam vitrini yaptığınızı görmüş olduk. Biz İstanbullunun parasının, sadece CHP'lilerin siyaseti dizayn etmek için kullanıldığını dile getiriyorduk fakat biz bunların bir de şahsi konforlarına harcandığını gördük."

İstanbul'un afişlerle, reklamlarla değil, ahlaklı, liyakatli ve hesap veren bir yönetimle ayakta kalabileceğine işaret eden Aktaa, "Bu şehir bir PR ajansından fazlasını hak ediyor. Gelecek susuz günler, kilitlenmiş trafik, deprem ve hiçbir şey yapmamanız konusunda çok endişeliyiz. Biz de bu kürsüde İstanbul'un hakkını savunmaya devam edeceğiz." dedi.