Bakan Kurum: Temiz enerji dönüşümü, aynı zamanda adil bir kalkınma meselesidir

COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Enerji Dönüşümü Diyaloğu İkinci Toplantısı'nda elektrifikasyonda ‘2035'e kadar yüzde 35' hedefine ülkelerden, uluslararası kuruluşlardan ve iş dünyasından güçlü destek geldiğini belirterek, "Bu sahiplenmenin kalıcı bir başarıya dönüşmesi için elektrifikasyonu teknolojiye erişimi olan ülkelerin yarışı haline getiremeyiz. Temiz enerji dönüşümü, aynı zamanda adil bir kalkınma meselesidir. Eğer bu dönüşüm finansman adaletiyle desteklenmezse, iklim çözümü yeni bir kalkınma eşitsizliğine dönüşebilir. COP31 Başkanlığı olarak temel hassasiyetimiz budur; bu dönüşüm hem iddialı hem adil olmalıdır" dedi

23 Haziran 2026 Salı 16:16
Güncel Haberleri

IHA



COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Londra İklim Eylemi Haftası kapsamında başlayan etkinliklerin ikinci gününde, COP31 Başkanlığı ve Uluslararası Enerji Ajansı ortaklığında düzenlenen Enerji Dönüşümü Diyaloğu İkinci Toplantısı'na katıldı. Toplantıda, Uluslararası Enerji Ajansı İcra Direktörü Fatih Birol, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, COP29 Başkanı ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İklim Konuları Özel Temsilcisi Muhtar Babayev, COP30 Başkanı Andre Correa do Lago, COP32 Başkanı ve Etiyopya Dışişleri Bakanı Gedion Timothewos ve birçok ülkeden bakanlar yer aldı.

Bakan Kurum, konuşmasında COP31 Başkanlığı sürecinde Uluslararası Enerji Ajansı ile iş birliğine vurgu yaptı. Bakan Kurum, "Uluslararası Enerji Ajansı'nın veri gücü ile COP31 Başkanlığımızın siyasi iradesini aynı hatta buluşması çok önemli. Çünkü artık iklim diplomasisinin en büyük ihtiyacı, iddialı cümlelerden çok ölçülebilir yol haritalarıdır. Bu yüksek düzeyli diyaloglar, COP31'e giden yolda ortak iradeyi güçlendirmek ve üzerinde birlikte ilerleyeceğimiz planı şekillendirmek açısından büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı.

"ELEKTRİFİKASYONU FİNANSMANDAN KOPARAMAYIZ"

Bakan Kurum, Paris'te gerçekleşen ilk toplantıda COP31 Eylem Gündemi başlıklarından biri olan elektrifikasyonun öne çıktığını hatırlattı. Elektrifikasyonun COP31'in temel yaklaşımından biri olduğunu belirten Bakan Kurum, "Elektrifikasyonu finansmandan, finansmanı kalkınma hakkından, yenilenebilir enerjiyi şebeke yatırımlarından, şehirleri sanayiden, binaları günlük hayattan kopararak asla ele alamayız. COP31'in temel yaklaşımı, bu parçaları aynı ışığın altında birleştirmektir. Bu nedenle '2035'e kadar yüzde 35' hedefini teknik bir oran olmanın ötesinde; enerji güvenliğini, temiz üretimi, şehirlerin dönüşümünü ve adil kalkınmayı birlikte ele alan bütüncül bir çağrı olarak değerlendiriyoruz" diye konuştu.

"BEKLENTİMİZ HEDEFE GİDEN YOLLARI ORTAYA KOYACAK RAPOR HAZIRLAMASI"

İki hafta önce Bonn'da, elektrifikasyon için '2035'e kadar yüzde 35' hedefini kamuoyuyla paylaştıklarını hatırlatan Bakan Kurum, "Tüm dünyaya 'açık olacağız, şeffaf olacağız' dedik, 'Sürprizlere yer vermeyeceğiz' dedik ve ne düşünüyorsak ne yapmak istiyorsak bunu net bir şekilde ifade ettik. Bu hedef, 2035 yılına kadar nihai enerji tüketiminin yüzde 35'inin elektrikle karşılanmasını öngörüyor. Bu hedefi belirlerken tüm parametreleri ele aldık. Bu noktada Uluslararası Enerji Ajansı da değerli katkılar sundu. Şimdi beklentimiz şu, bu hedefe giden yolları ortaya koyacak özel bir rapor hazırlaması. Gerek Uluslararası Enerji Ajansı'nın gerek Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı'nın çalışmaları, 'Eğer ülkeler Net Sıfır Emisyon Hedefi'ni yakalamak istiyorlarsa bunu gerçekleştirmek durumundalar' diyor. Bizim Uluslararası Enerji Ajansı'yla stratejik ortaklığımız çerçevesinde özel bir raporla tüm ülkelere bunun gerekliliğini net bir şekilde bilimin ışığında ortaya koymuş olacağız. Bu raporun, ülkeler için genel bir değerlendirme olmanın yanında uygulanabilir, ölçülebilir ve takip edilebilir bir yol haritası olma niteliği taşıması bizim için çok kıymetli" ifadelerini kullandı

"ŞİRKETLER FAALİYETLERİNİ ELEKTRİFİKASYON EKSENİNDE DÖNÜŞTÜRMEYİ ÖNGÖRÜYOR"

Bakan Kurum, '2035'e kadar yüzde 35' hedefine ülkelerden, uluslararası kuruluşlardan ve iş dünyasından güçlü destek geldiğine dikkat çekerek, "Yakın dönemde yapılan anketler de iş dünyasının bu yönde ilerlediğini açıkça ortaya koyuyor. Ankete katılan şirketlerin yüzde 90'ı, 2035 yılına kadar faaliyetlerini büyük ölçüde elektrifikasyon ekseninde dönüştürmeyi öngörüyor. Bu tablo, reel ekonominin bu hedefe hazır olduğunu ve bu dönüşümün arkasında güçlü bir sahiplenme bulunduğunu göstermesi bakımından bizlere cesaret vermelidir. Ancak bu sahiplenmenin kalıcı bir başarıya dönüşmesi için elektrifikasyonu teknolojiye erişimi olan ülkelerin yarışı haline getiremeyiz. Temiz enerji dönüşümü, aynı zamanda adil bir kalkınma meselesidir. Eğer bu dönüşüm finansman adaletiyle desteklenmezse, iklim çözümü yeni bir kalkınma eşitsizliğine dönüşebilir. COP31 Başkanlığı olarak temel hassasiyetimiz budur: Bu dönüşüm hem iddialı hem adil olmalıdır" ifadelerine yer verdi.

"TEMİZ ENERJİYE GEÇİŞ, ENERJİYE ERİŞİM HAKKINI ZAYIFLATAMAZ"

Bakan Kurum, elektrifikasyon hedefine ulaşırken iki önemli gerçeğe odaklanılması gerektiğinin altını çizerek konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

"Birincisi, artan elektrik talebini temiz ve yenilenebilir enerji arzını hızla büyüterek karşılamalıyız. İkincisi, gelişmekte olan ülkelerin enerjiye erişimi yaygınlaştıracak yatırımları hayata geçirebilmesi için gerekli finansmana ulaşmasını sağlamalıyız. Çünkü temiz enerjiye geçiş, enerjiye erişim hakkını zayıflatamaz. Gelişmekte olan ülkelerin teknolojiye, şebeke yatırımlarına, yenilenebilir enerji kapasitesine ve uygun finansmana erişimi güvence altına alınmadıkça, ortak hedeflerimiz küresel ölçekte gerçek bir başarıya ulaşamaz. COP31 Başkanlığı olarak bizim için mesele çok net: Geçmişte verilen sözlerin yerine getirilmesi, ortak hedeflerimize ulaşmanın vazgeçilmez şartıdır. COP31'i, verilen sözlerin tekrarlandığı değil; bu sözlerin hayata geçirildiği bir zirve haline getirmek istiyoruz. O yüzden 'Uygulama COP'u' diyoruz, o yüzden 'netice' diyoruz, o yüzden 'eylem zamanı' diyoruz."

"HEDEFİMİZ, ATIK ARTIŞINI 2035 YILINA KADAR YARI YARIYA İNDİRMEK"

Bakan Kurum COP31 Eylem Gündemi'nde yer alan binalarda enerji tüketimi ve atık yönetimine değinerek "İki büyük hedefimiz daha var. Binalarda enerji tüketim yoğunluğunu 2035 yılına kadar yüzde 25 azaltmak. İkincisi ise atık artışını 2035 yılına kadar yüzde 50 azaltarak yarı yarıya indirmek. Şehirleri, binaları, üretimi, tüketimi ve günlük hayatı aynı dönüşüm zincirinin parçaları olarak görüyoruz. Türkiye olarak Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde şehircilikten afet yönetimine, yenilenebilir enerjiden Sıfır Atık'a, sanayi dönüşümünden dirençli altyapıya kadar birçok alanda önemli tecrübeler elde ettik. Ve elde ettiğimiz bu tecrübeyi COP31'in ortak aklına taşımak istiyoruz" dedi.