HABER MERKEZİ
COP31 için yapılan görevlendirmeleri açıkladı. Antalya'da ev sahipliği sürecine ilişkin teknik ve fiziki altyapı çalışmalarının sorunsuz ilerlediğini dile getiren COP31 Başkanı Kurum, Pre-COP toplantısının da Güney Pasifik'teki Tuvalu'da 5–8 Ekim 2026 tarihlerinde gerçekleştirileceğini duyurdu.
Türkiye'nin COP31 Başkanlığı sürecinde somut ve kararlı adımlar atılması gerektiğinin bilinciyle hareket edeceğini belirten COP31 Başkanı Kurum, "Yenilikçi ortaklıkları ve güçlü uluslararası iş birliğini önceliklendirerek küresel iklim eylemini hızlandırmaya ve BMİDÇS ile Paris Anlaşması hedeflerine katkı sağlamaya kararlıyım." mesajını verdi.
Türkiye'nin, 9-20 Kasım 2026 arasında BM'nin en önemli organizasyonlarından biri olan BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS/ UNFCCC) Taraflar Konferansı'nın (COP) 31. Oturumu'na ev sahipliği sürecine ilişkin hazırlıkları devam ediyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından "COP31 Başkanı" olarak atanan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum; başta BM kuruluşları olmak üzere uluslararası kuruluşlarla, önceki dönem COP başkanlıkları, taraf ülke temsilcileri ve AB temsilcileri, sivil toplum ve sektör temsilcileriyle bir taraftan diplomasi trafiğini yürütürken diğer taraftan Antalya'daki hazırlıkları koordine ediyor. COP31 takviminin ana başlıkları çerçevesinde mart ayı sonunda New York'ta BM Genel Kurulu'nda daimi temsilcilere bilgilendirme yapan COP31 Başkanı Kurum 13 Nisan'da da "COP31 Başkanı" sıfatıyla ülkelere ve BM Genel Sekreterliği'ne ilk mektubunu gönderdi. Kurum, COP31 Başkanlığı sitesinde de yayımlanan mektubunda, Türkiye'nin COP31 vizyonunun "Uygulama COP'u" başlığı altında, diyalog, uzlaşı ve eylem misyonlarıyla tamamlanacağına dikkat çekti.
COP31 BAŞKANLIĞI GÖREV DAĞILIMI
COP31 Başkanlığı çatısı altında yapılan görevlendirmeleri açıklayan Kurum, Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş'ın iş dünyası, finans kuruluşları, şehirler ve bölgeler ve sivil toplum ile yakın işbirliği içinde çalışmak üzere "COP31 İklim Yüksek Düzeyli Şampiyonu" olarak atandığını hatırlattı. Kurum, Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen ile birlikte Sally Higgins'ın "Gençlik İklim Şampiyonu" olarak atadıklarını açıkladı. Higgins'ın iklim değişikliği konusunda kararlı bir savunucusu olduğunun altını çizdi. COP31 Başkanı Kurum, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank'ın "Baş Yönetici (COP31 CEO)", Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Ömer Bulut'un, konferans alanları ve lojistik altyapının inşaat ile altyapısında sorumlu olacağını, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Burak Demiralp'in, mekan yönetimi dahil olmak üzere operasyonel ve lojistik süreçlerden sorumlu olacağını, İklim Değişikliği Başkanlığı Başkanı Halil Hasar'ın COP31 Başkanlığı'nın icra yapısı içerisinde "Baş İklim Diplomasisi Sorumlusu" olacağını, Mehmet Ali Kahraman'ın Başkanlık programı ve ilgili süreçlerin koordinasyonundan sorumlu olmak üzere COP31 Başkanlık Ofisi Direktörü olarak görevlendirildiğini duyurdu. Kurum, Pre-COP toplantısının Güney Pasifik'teki Tuvalu'da 5–8 Ekim 2026 tarihlerinde gerçekleştirileceğini açıkladı.
"ÇOK TARAFLI İŞ BİRLİĞİNE DUYULAN İHTİYAÇ HER ZAMANKİNDEN DAHA FAZLA"
Kurum, mektubunda iklim değişikliğinin yıkıcı etkilerinin giderek arttığı bu dönemde çok taraflı iş birliğinin önemine vurgu yaparak, "Dünya, iklim eyleminin geleceği açısından belirleyici bir döneme girmektedir. İklim değişikliğinin etkileri derinleşmekte, çok taraflı iş birliğine duyulan ihtiyaç her zamankinden daha fazla önem kazanmaktadır. Bu durum, somut ve kararlı adımlar atılmasını zorunlu kılmaktadır. Taraflar Konferansı (COP) Başkanlığını devralacak ülke olarak Türkiye'nin sorumluluğu, Tarafları bir araya getirmek ve çok taraflı iklim eyleminin somut sonuçlar üretebilme kapasitesine duyulan güveni pekiştirmektir. Bu anlayış çerçevesinde, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın tarafından yapılan görevlendirme sonrasında, COP31 Başkanı olarak sizlere ilk mektubumu iletmekten büyük bir onur duymaktayım" ifadelerini kullandı.
"İKLİM TECRÜBEMİ ETKİN BİR ŞEKİLDE KULLANMAYI TAAHHÜT ETMEKTEYİM"
Kurum, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı olarak Türkiye'nin iklim politikalarının hukuki ve stratejik altyapısının oluşturulmasına öncülük ettiğinin altını çizerek, "8 yılı aşkın bir süredir –İklim Kanunu'nun hazırlanması, uzun vadeli iklim ve düşük emisyon kalkınma stratejilerinin geliştirilmesi, afetlere ve iklime dayanıklı şehirlerin inşası, yerel yönetimlere yönelik yenilikçi politika ve finansman mekanizmalarının tasarlanması ve gençlik iklim elçileri hareketinin başlatılması dahil olmak üzere– Türkiye'nin iklim politikalarının hukuki ve stratejik altyapısının oluşturulmasına öncülük etmiş biri olarak bu tecrübemi Türkiye'nin COP31 Başkanlığı süresince etkin bir şekilde kullanmayı taahhüt etmekteyim. Yenilikçi ortaklıkları ve güçlü uluslararası iş birliğini önceliklendirerek küresel iklim eylemini hızlandırmaya ve BMİÇDS ile Paris Anlaşması hedeflerine katkı sağlamaya kararlıyım" dedi.
"SİZLERİ TÜRK MİSAFİRPERVERLİĞİNİN SAMİMİ RUHU İÇİNDE AĞIRLAYACAĞIZ"
COP31 Başkanı Kurum, Antalya'da yenilikçi ortaklıkları ve güçlü uluslararası iş birliğini önceleyerek küresel iklim eylemini hızlandırmayı hedeflediklerinin altını çizdi: Antalya'da, dünya, sözleri somut sonuçlara dönüştürmelidir. Sizleri geleneksel Türk misafirperverliğinin samimi ruhu içerisinde ağırlamaktan memnuniyet duyacağız. Gelin, bu vesileyle, çok taraflılığa olan bağlılığımızı yeniden teyit edelim, ortak sorumluluk bilinciyle hareket edelim ve ortak hedeflerimizi anlamlı kolektif eylemlere dönüştürelim. Önümüzdeki dönemde, bu ilkeler çerçevesinde iklim eyleminin geleceğini şekillendirmek üzere hep birlikte çalışmayı temenni ediyorum.
"GELECEĞİN COP'U UYGULAMA COP'U": DİYALOG, UZLAŞI VE AKSİYON
COP31 Başkanı Kurum, önümüzdeki haftalarda, müzakerelere ilişkin öncelikleri ortaya koyan ortak bir mektubu daha paylaşacaklarını kaydetti. Temiz enerji dönüşümünü hızlandırmak amacıyla diplomatik, jeopolitik ve ekonomik güçlerin bir araya gelmesi gerektiğini ifade eden Kurum, bugüne kadar COP oturumlarından elde edilen kazanımları "Geleceğin COP'u" vizyonu ile Antalya'ya taşıyıp eylem takvimine dönüşmesi için çaba sarf edeceklerini kaydetti: Sayın Bowen ile COP31'de başarıya ulaşma konusunda ortak bir vizyonu paylaşmaktayız. Geçmişten öğrendiklerimizi temel alarak ve bunları bugüne uygulayarak "Geleceğin COP'u"nu hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Bu; uygulama odaklı, kapsayıcı ve dengeli, taahhütleri ölçülebilir ve pratik sonuçlara dönüştüren bir yaklaşımı içerecektir. Başkanlığımız üç temel ilke doğrultusunda şekillenecektir: Diyalog, Uzlaşı ve Aksiyon. Diyalog, katılımı güçlendirecek ve Taraflar arasında güvenin tesis edilmesine yardımcı olacaktır. Uzlaşı, sonuçların sahiplenilmesini sağlayacak ve ülkelerin kendine özgü koşullarına saygı gösterecektir. Aksiyon, taahhütlerin somut, dengeli ve uygulanabilir çıktılara dönüştürülmesine imkan verecektir.
COP31'İN ANA BAŞLIKLARI
Türkiye'nin COP31 kapsamındaki Eylem Gündemi önceliklerinin, küresel iklim eyleminin uygulanmasını hızlandırmayı ve alınan kararları somut ve ölçülebilir sonuçlara dönüştürmeye odaklı olduğunu ifade eden COP31 Başkanı Kurum, Türkiye'nin COP31'de odaklanacağı başlıkları şöyle sıraladı: Sıfır Atık ve döngüsel ekonomi yaklaşımının güçlendirilmesi, temiz enerji dönüşümünün hızlandırılması, yeşil ve düşük karbonlu sanayileşmenin desteklenmesi, kırılgan bölgelerin, okyanusların ve denizlerin dayanıklılığının artırılması, gıda güvenliğinin desteklenmesi ve sürdürülebilir tarım sistemlerinin geliştirilmesi, iklime dayanıklı ve sürdürülebilir şehirlerin teşvik edilmesi, iklim eylemini destekleyen finansal ve kurumsal mekanizmaların güçlendirilmesi, gençlerin aktif katılımının artırılması, iklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik kaybı ve arazi bozunumunun birlikte ele alınmasına yönelik sektörler arası eylemin teşvik edilmesi.
AVUSTRALYA İLE İŞ BİRLİĞİ: AKDENİZ VE PASİFİK BÖLGELERİ ARASINDA BİR KÖPRÜ
Kurum, 'Troika yaklaşımı' yani geçmiş, mevcut ve gelecek dönemin COP başkanlıklarının eş güdümüyle COP31 sürecinin yürütüldüğünü belirterek, bu noktada Avustralya ile iş birliği içinde hem Akdeniz hem de Pasifik bölgeleri arasında bir köprü kurulacağına dikkati çekti. Türkiye ve Avustralya olarak Azerbaycan ve Brezilya ile yakın iş birliği içinde çalışmaların sürdürüldüğünü vurguladı. COP31 Başkanı Kurum, Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen'ın "COP31 Müzakereler Başkanı" olarak COP31'de görev alacağını belirterek Bowen'ın Türkiye ile istişare halinde, COP31 müzakerelerinin yürütülmesine liderlik etme konusunda münhasır yetkiyi haiz olacağını belirtti. Kurum, "Kendisinin çalışmalarına tam güvenim vardır. Bu yeni model, Akdeniz ve Pasifik bölgelerini birbirine bağlayarak, BMİÇDS ve Paris Anlaşması hedeflerini destekleme konusundaki derin taahhüdümüz temelinde iklim diplomasisi için yeni bir dönemi başlatmaktadır" dedi. Kurum, şöyle devam etti: COP31, Türkiye ile Avustralya arasında geliştirilen yeni bir iş birliği modeli çerçevesinde hayata geçirilecek olup, bu yönüyle önceki COP'lardan ayrışmaktadır. COP31 Başkanlığı, yeni, kapsayıcı ve çözüm odaklı bir COP ortaya koymayı vadeden yenilikçi bir modeli tesis etmekten gurur duymaktadır. Türkiye, COP31 Başkanlığını üstlenecek, Antalya'da gerçekleştirilecek COP31'e ve Dünya Liderler Zirvesi'ne ev sahipliği yapacak ve Eylem Gündemi'ne liderlik edecektir.
SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA İLE UYUMLU İKLİM EYLEM HEDEFİ
Türkiye'nin iklim eylemini sürdürülebilir kalkınma ile uyumlu şekilde yürütmeyi hedeflediğini belirten COP31 Başkanı Kurum, "Türkiye'nin hedefi; yerel ve bölgesel uygulamalar yoluyla küresel iklim hedeflerini desteklemek üzere finansmanı, teknolojiyi ve ortaklıkları harekete geçirmektir. Özellikle, kırılgan bölgeler için pratik ve ölçeklenebilir çözümler geliştirmeyi ve iklim eylemini sürdürülebilir kalkınma ile uyumlu şekilde ilerletmeyi amaçlamaktayız. COP31 Başkanlığı, süreç boyunca sivil toplumun, özel sektörün, finans kuruluşlarının, akademinin ve yerel yönetimlerin katılımını aktif biçimde teşvik edecektir. Aynı zamanda, gençlerin aktif katılımı olmaksızın hiçbir dönüşümün gerçekleştirilemeyeceğine yürekten inanıyoruz. Bu inançla 'Geleceğin COP'u'nu genç nesillerle birlikte inşa edeceğiz" ifadelerini kullandı.
COP31 İÇİN GÖBEKLİTEPE VURGUSU
COP31 Başkanlığı'nın, tarihin bilinen ilk yerleşimi olan ve "tarihin sıfır noktası" olarak anılan 12 bin yıllık Göbeklitepe'den ilham aldığını belirten COP31 Başkanı Kurum şöyle devam etti: Dünyanın kesişim noktasında yer alan Türkiye, medeniyetler ve kültürler arasında bir köprü teşkil etmektedir. Tarih boyunca, köklü birlikte yaşama ve dayanışma geleneğiyle Türkiye, bölgesel ve uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesine önemli katkılar sunmuştur. Türkiye'nin hedefi; yerel ve bölgesel uygulamalar yoluyla küresel iklim hedeflerini desteklemek üzere finansmanı, teknolojiyi ve ortaklıkları harekete geçirmektir. Özellikle, kırılgan bölgeler için pratik ve ölçeklenebilir çözümler geliştirmeyi ve iklim eylemini sürdürülebilir kalkınma ile uyumlu şekilde ilerletmeyi amaçlamaktayız. COP31 Başkanlığı, süreç boyunca sivil toplumun, özel sektörün, finans kuruluşlarının, akademinin ve yerel yönetimlerin katılımını aktif biçimde teşvik edecektir. Aynı zamanda, gençlerin aktif katılımı olmaksızın hiçbir dönüşümün gerçekleştirilemeyeceğine yürekten inanıyoruz. Bu inançla "Geleceğin COP'u"nu genç nesillerle birlikte inşa edeceğiz.
"ANTALYA'DA HAZIRLIKLAR TİTİZLİKLE SÜRDÜRÜLMEKTE"
COP31 Başkanı Kurum, Antalya'daki hazırlıklara ilişkin de şu bilgilendirmeyi yaptı: Antalya'ya giden yolun şeffaf, öngörülebilir ve kapsayıcı bir şekilde yürütülmesini sağlamaya kararlıyız. Antalya, güçlü altyapısı ve dünyaca bilinen misafirperverliğiyle, büyük uluslararası etkinliklere ev sahipliği yapma konusunda geniş bir tecrübeye sahiptir. Konferans mekanının ve çevre tesislerin başarılı bir COP için gerekli tüm şartları karşılamasını teminen hazırlıklar büyük bir titizlikle sürdürülmektedir. 11–12 Kasım tarihlerinde Antalya'da gerçekleştirilecek Dünya Liderleri Zirvesi, COP31 için siyasi ivme ve görünürlük oluşturulmasında teşkil edecektir. Zirve, liderlerin yeni, somut ve uygulanabilir iklim taahhütlerini açıklamaları ve müzakerelerde olumlu sonuçları destekleyecek, temel boşlukları ele alan girişimleri başlatmaları açısından önemli bir fırsat sunacaktır.