Süleyman Kaya: Başarının tadını alan asla pes etmez

Bir zamanlar sokakta simit satan küçük çocuk bugün dev bir tekstil firmasının patronu. Hani hayatı roman olur derler ya Süleyman Kaya öyle biri. Ona göre başarısının sırrı çocuklukta: Başarmanın tadına erken yaşta varmış çocuk, hedeflerinden asla vazgeçmez!

11 Kasım 2016 Cuma 07:00
Güncel Haberleri

Büşra UĞRAŞ



Süleyman Kaya, 1990 yılında ailesiyle birlikte Gaziantep’ten İstanbul’a göç ettiğinde aile ekonomisine katkı sağlamak isteyen küçük bir çocuktu. Sokakta simit satmaya başladı, yaşıtlarının oyun oynadığı, ders çalıştığı saatlerde o hayatı öğreniyordu. O yılları gururla anlatıyor çünkü bugünkü başarısına o dönemlerde elde ettiği tecrübeler zemin hazırlamış. Hedefi hep yukarı tırmanmak olmuş ve bunu başarmış! 39 yaşında Erkaya Group’un CEO’su olan Kaya’nın hikayesini şimdi bir de ondan dinleyin...

Sizinki çok nadir rastlanan başarı hikayelerinden biri...

Bütün çocukluğum çalışmakla geçti diyebilirim. Okul çıkışı simit satarak çalışmaya başladım. Ticaret hayatına olan yatkınlığım bu yıllardan gelmekte. 1990 yıllarında İstanbul’a göç ettiğimizde ticaret hayatıma ilk adımları attım. Sovyetler Birliği’nin dağılması ile başlayan bavul ticaretinde Kapıkule’den karşıladığım turistlere Laleli’de satış yapana kadar eşlik ederdim. Hem yabancı dilimi geliştirdim hem de insan ilişkileri adına çok şey öğrendim. Zorluklarla dolu yolda kendi ilkelerime bağlı kalarak, ailemi yanımda tutarak bugünlere geldim.

Neden erken yaşta çalışmaya başladınız?

Ekonomik sebepler başta olmak üzere her zaman kendi ayaklarım üstünde durmak ve aileme destek olmak istedim. 

Başarı yolunda en büyük mücadeleniz kaderle miydi, yoksa insanlar mı zorladı sizi?

Ben kaderimle mücadele etmek yerine çok çalışarak ve vazgeçmeyerek kaderimi değiştirmeyi tercih ettim. İnsanlar ile mücadele etmek yerine yanımda hayat boyu duracak dostları işime aileme dahil ettim.

Hayatınızın dönüm noktası ne oldu?

Hayatım da benim için önemli iki dönüm noktası var; biri baba olmam ikincisi ise Erkaya Group’u kurmam.

Yukarıya tırmanırken başınıza neler geldi?

Elbette pek çok zorlukla karşılaştım ancak hedeflerimden ve çalışmaktan hiç vazgeçmedim. Bu sebeple ağır bedeller ödemeden yoluma devam ettim diyebiliriz. Çok çalıştım her zaman, çok çalışmaktan ve sabır göstermekten imtina etmedim. Bu sürede aldığım kararların yanlışlarının bedellerini elbette ki ticari olarak ödedim. Ancak Tekstil sektöründen geldiğimiz bu noktada aldığımız kararlardaki yenilikçi yaklaşımların ve cesaretimizin karşılığını fazlası ile aldığımızı söyleyebilirim. Doğru çalışma arkadaşları ve şirketinizi aile çerçevesinde büyütmeye çalışmak başınıza gelebilecek kötü tecrübeleri en aza indiriyor.

Önemli kararlar verirken gençlik yıllarınız gelir mi aklınıza?

En pahalı deneyim tecrübelerimizdir. Bu sebeple gençliğimde yaşadıklarımı hiç aklımdan çıkarmam ve karar alırken zamanla kazandıklarımı göz önünde bulundurarak en verimli kararları almaya çalışırım. Gençliğimde edindiğim tecrübelerimi karar alırken her zaman, göz önünde bulundururum.  Gençken daha anlık kararlar ile hareket ediyordum şimdilerde ise ekibim ile ortak kararlar almaya çalışıyorum.

Yaşadığınız bu süreçte ailenizin size tutumu nasıldı?

Hayatım boyunca ailem işim gibi her zaman en öncelikli sırada idi. Biz birbirine bağlı bir aileyiz. Zor günlerde de ferah günlerde de hep birbirimizin yanında olduk. Annem başımın tacıdır her zaman duaları ile benim en büyük destekçim.

Kaderimle mücadele etmek yerine çok çalışarak ve hiç vazgeçmeyerek geleceğimi şekillendirmeyi seçtim.

HER ŞEYİ ÇOK DÜŞÜNÜRÜM

Tekstil sektörüne nasıl adım attınız?

Laleli’de başlayan iş hayatım bavul ticareti ve sattığımız takım elbiseleri tanımakla başladı. İlerleyen yıllarda yapacağım işin tüm püf noktalarını öğrenmeye çalıştım. Turistlere rehberlik yaparak üretim, satış ve büyüme ile şekillenerek devam ettim. İşimi çok sevdim. Tüm bu süreçler bana ticarete olan yatkınlığımın yanı sıra tekstil sektörüne olan kabiliyetlerimi de öğretti. Böylelikle kuracağım işin tüm alanlarında uzmanlaşarak bu sektöre girdim.

Şu an neler yapıyorsunuz?

Erkaya Group 2006 yılında Laleli’de kuruldu ve tekstil dünyasındaki yolculuğum başlamış oldu. Zamanla çatısı altında kurulan Giotelli, Torres Cerimonia, Balayı Mağazası, Klasmen ve Antoni Zeeman markaları ile casual giyim, klasik takım elbise ve damatlık alanlarında üretimlerini devam ettiriyor. Erkek giyim ve takım elbise konusunda kendine has tarzı ile çok kısa sürede adından söz ettirdiğini söyleyebilirim. Ben bu markaların bağlı olduğu şirketlerde CEO’luk yapmaktayım.

İş hayatınıza ilk başladığınız yıllara dönüp baktığınızda şu anda kendinizde ne gibi farklar görüyorsunuz?

Eskiden daha hızlı ve keskin kararlar alırken, şimdi çoklu karar almak ve kararların ileriye dönük etkilerini düşünerek hareket etmek gerekiyor, aslında çok da değiştiğimi söylemem. Sadece her konuda daha çok düşünüyorum diyebilirim.

HAYALLER YANINDA GERÇEKLER CEPTE

Simitçilik yapan bir çocuk çalışırken neler hisseder?

Çocukluğunuz ve oyuna dalma hayalleriniz yanınızda, hissettiğiniz tek şey kazanmanın verdiği mutlulukla ailenize destek olmak ve kazancınızı onlarla paylaşmak.

Çocukların erken yaşta hayat mücadelesine başlamaları onlara hayatlarının ilerleyen dönemlerinde neler katar?

Bir çocuk erken yaşta çalışmaya başlarsa, çalışmak onu daha dayanıklı ve kıymet bilir yapar. Emeğin ve kazanmanın değerini anlar. Başarmanın tadına erken yaşta varmış bir çocuk hedeflerinden asla vazgeçmez.

Simitçilik yaptığınız yıllarda pek çok anı biriktirmişsinizdir...

Simit satarken pek çok insan ile karşılaşıyorsunuz. Otogarda simit sattığım akşamların birinde ilkokul öğretmenim tezgahının başında görüp yanıma gelmişti. Başımı okşaması ve “Aferin oğlum!” demesi beni çok gururlandırmıştı. O akşamdan sonra tüm okul masraflarımı kendi karşılayarak okumam için bana her türü desteği vermişti. 

Şu an hayat mücadelesi veren küçüklere tavsiyeleriniz neler?

Her zaman yaptıkları işin en iyisini yapamaya çalışsınlar ve çok çalışmaktan vazgeçmesinler. Hayatlarında varacakları bir hedeflerinin olması çok önemli.