AA
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde "Karayolları Genel Müdürlüğü Otuz Bininci Kilometre Bölünmüş Yol Hizmete Alma Töreni"nde yaptığı konuşmada, fethin şehri, Fatih'in emaneti İstanbul'da katılımcılarla beraber olmakta büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade etti.
İstanbul'un 39 ilçesindeki, Türkiye'nin 81 ilindeki vatandaşlara selamlarını gönderdiğini dile getiren Erdoğan, bugün yapımı tamamlanan bölünmüş yolların 30 bininci kilometresini hizmete almak üzere bir arada olduklarını söyledi.
Erdoğan, "Eserlerimize bir yenisini eklemenin gururunu yaşıyoruz. Bugün yatırımlarımızla Türkiye'yi güçlendirmenin 86 milyonun tamamına aşkla hizmet etmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz. Bugün bir yandan kalpleri birbirine sıkıca kenetlemenin, diğer yandan şehirlerimizi bölünmüş yollarla birbirine bağlamanın sevincini yaşıyoruz." ifadelerini kullandı.
Yolların yapımında fedakarca çalışan, serdiği asfaltı alın teriyle harmanlayan emekçilere şahsı ve milleti adına canı gönülden teşekkür ettiğini aktaran Erdoğan, aynı şekilde mimar ve mühendislere, yol yapım projelerinde görev alanlara da teşekkürlerini iletti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
"Sayın bakanlarımızı ve genel müdürlerimizi, Ulaştırma Bakanlığımızın ve Karayolları Genel Müdürlüğümüzün her bir mensubunu, geçmiş dönemde teşrik-i mesai yaptığımız ulaştırma bakanlarımızı, tam 30 bin 49 kilometre uzunluğa erişen bu bölünmüş yollar için tebrik ediyorum. Bölünmüş yol projesini birlikte başlattığımız partimizin kurucularından eski Bayındırlık ve İskan Bakanımız, Bitlis Milletvekilimiz merhum Zeki Ergezen'i de bu vesileyle bir kez daha rahmetle yad ediyorum. Kabri nur, mekanı inşallah cennet olsun. Son olarak gece gündüz demeden, yaz kış dinlemeden yollarımızın bakım, inşa ve onarım işlerinde çalışan, sabahın ayazında, akşamın karanlığında, güneşin alnında, yağmurun altında, karın soğuğunda, hülasa en zorlu şartlarda özveriyle görev yapan tüm Karayolları çalışanlarımıza buradan şahsım, milletim adına tebriklerimi iletiyor, ülkemize yaptıkları değerli hizmetler için kendilerine şükranlarımı ifade ediyorum."
Karayolları çalışanlarının yolları 7 gün 24 saat açık tutmak için özellikle de kar kış demeden her yolu adeta gül gibi yapma gayreti içinde olduğunu, vatandaşların güvenli ve konforlu bir şekilde seyahat etmeleri için var güçleriyle çalıştıklarını vurgulayan Erdoğan, "Bunu sağlayan tüm Karayolları mensuplarımıza, Ulaştırma Bakanlığımızın mensuplarına, Rabbim hepsinden razı olsun, emeklerini inşallah bereketli kılsın diyorum." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Tek gidişli gelişli yollarda milletimizin ömründen ömür gidiyordu. Türkiye'ye yakışmayan, milletimize yakışmayan bu tabloyu değiştirdik. Hiç vakit kaybetmeden çalışmaları başlattık ve 23 yılda bölünmüş yollarla birbirine bağlanan il sayımızı 77'ye, bölünmüş yol uzunluğumuzu ise tam 30 bin 49 kilometreye çıkardık." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde "Karayolları Genel Müdürlüğü Otuz Bininci Kilometre Bölünmüş Yol Hizmete Alma Töreni"nde yaptığı konuşmada, bir hususun altını çizmek istediğini söyledi.
AK Parti'nin 23 yıldır "Halka hizmet Hakk'a hizmettir" şuuruyla çalışan ve bu anlayışla hareket eden bir kadro olduğunu, kendileri için aslolanın Allah'ın rızasını kazanmak ve geleceğini kendilerine emanet eden millete hakkıyla hizmet edebilmek olduğunu dile getirdi.
Erdoğan, milletin emanetini yere düşürmemek, bu aziz millete mahcup olmamak için 86 milyonun tamamını, eserin ve hizmetin en iyisiyle buluşturmak için geceyi gündüze kattıklarını kaydederek, en doğusundan en batısına, en kuzeyinden en güneyine her karışı şehit kanlarıyla sulanan bu vatana aşkla hizmet etmenin çabasında olduklarını, Türkiye'nin direksiyonuna geçtikleri 2002'den bu yana ülkeye her kulvarda ipi göğüslettiklerinin altını çizdi.
Eğitimden sağlığa, teknolojiden savunma sanayine her alanda başarıdan başarıya koştuklarını, başkalarıyla değil, her zaman kendileriyle yarıştıklarını aktaran Erdoğan, şöyle devam etti:
"Hep daha iyisini, daha güzelini, ilerisini hedefledik. Eski Türkiye'yi bilen herkes bugün şu gerçeği kabul ediyor: İktidarlarlarımızın başarı hikayesi yazdığı, Türkiye'ye çağ atlattığı, Türkiye'nin makus talihini değiştirdiği alanların en başında ulaştırma vardır. Kara, hava, deniz yolları ulaşımında bir yandan proje ve yatırımlarımızla altyapıyı güçlendirirken diğer yandan yolcu sayısını en yüksek seviyelere getirdik. Biliyorsunuz 10 gün önce Ankara'da Esenboğa Havalimanı'mızın üçüncü pistiyle yeni kule ve tamamlayıcı tesislerin açılışını gerçekleştirdik. İstanbul Havalimanı'mız dünyanın en gözde havalimanlarından biri olarak kendi alanında küresel bir markaya dönüştü. Deniz ulaşımında daha önce hayal dahi edilemeyen projeleri hayata geçirdik. Kara yolu ulaşımında ise adeta destan yazdık. Bakın şuraya özellikle dikkatinizi çekmek istiyorum. Göreve geldiğimizde bölünmüş yol uzunluğumuz ne kadardı? Sadece 6 bin 101 kilometreydi. Yalnızca 6 vilayetimiz bölünmüş yollarla birbirine bağlıydı. Tek gidişli gelişli yollarda milletimizin ömründen ömür gidiyordu. Türkiye'ye yakışmayan, milletimize yakışmayan bu tabloyu değiştirdik. Hiç vakit kaybetmeden çalışmaları başlattık ve 23 yılda bölünmüş yollarla birbirine bağlanan il sayımızı 77'ye, bölünmüş yol uzunluğumuzu ise tam 30 bin 49 kilometreye çıkardık. İşte bugün de bölünmüş yollarımızın 30 bininci kilometresinin kurdelesini sizlerle birlikte kesmenin heyecanı içindeyiz."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 23 yıldır bu ülkeye hizmet eden bir siyasetçi olarak içini yakan bir hususu paylaşmak arzusunda olduğunu ifade etti.
Özellikle gençlerin ve ekranları başında takip eden vatandaşların çok iyi dinlemesini rica eden Erdoğan, "Biz ülkemizdeki muhalefete zaman zaman 'takoz' benzetmesi yapınca hemen birileri alınıyor, bundan rahatsız oluyor. Oysa biz takoz sıfatını birilerini kötülemek, birilerine hakaret etmek, rencide etmek, tahrik etmek amacıyla asla kullanmıyoruz. Tam tersine sadece bir durum tespitinde bulunuyoruz. 23 yıldır ülke ve millet hayrına yaptığımız her işin önüne takoz koymaya çalıştıkları için bunları ifade ediyoruz. Arkaik bir zihniyeti ülkemiz muhalefetini mefluç eden çarpık bir anlayışı tarif etmek için bu benzetmeyi kullanıyoruz." ifadelerini kullandı.
Erdoğan, bölünmüş yol projesini ilk açıkladıklarında "takoz" diye tanımladıkları zihniyetle çok acı bir şekilde yüz yüze geldiklerini belirtti.
Yapılan her hizmeti karalamayı, her işe bir kulp takmayı maharet zanneden hizmet ve eser düşmanı muhalefetin hemen karşılarını dikildiğini, kendilerine demediğini bırakmadığını aktaran Erdoğan, "Çıktılar, koro halinde 'Bu yollar çabucak bozulur, milletin kaynağını israf ediyorsunuz.' dediler. 'Kendilerine yakın müteahhitleri zengin ediyorlar.' dediler. 'Petrol lobisine hizmet ediyorlar.' dediler. 'Bölünmüş yola ne lüzum var, mevcut yolları koruyun, yeter.' dediler. Hatta muvazeneyi öyle yitirdiler ki 'Bunların bilinçaltında milleti bölmek var, onun için bölünmüş yol adını kullanıyorlar.' diye köşe yazıları yazdılar. O günleri hatırlayanlar bilir. Sırf iş yaptığımız için atmadıkları iftira, vermedikleri soru önergesi kalmadı. Meclis tutanaklarını açıp bakın. Muhalefetin bölünmüş yol projesi için daha neler söylediğini, hangi akla ziyan cümleleri kurduklarını, hangi saçma sapan argümanlarla bu projeyi kötülediklerini sizler de göreceksiniz." diye konuştu.
Erdoğan, "Eğer biz bunlara kulak assaydık bugün burada olamazdık. Türkiye'ye hepimizin göğsünü kabartan şu manzarayı yaşatamazdık. Ama biz tek yapabildiği takoz koymak, karalamak, çamur atmak olan bu vizyonsuzlar korosuna aldırmadık." ifadelerini kullandı.
Sadece milleti dinlediklerini, ona hizmet etmeye odaklandıklarını ve bölünmüş yol projesini başlattıklarını anlatan Erdoğan, "Israrla devam ettirdiğimiz bu projede hamdolsun 30 bin kilometreyi aştık. Ne dedik? 'Yol medeniyettir.' diyerek yeni yollar yaptık, emniyetli, rahat ve hızlı ulaşımın önünü açtık. 'Yol ver dağlar, yol ver bana. Yollar seni gide gide usandım.' diye türküler yakan milletimizin yol mahrumiyeti çektiği o kötü günleri tarihin tozlu raflarına kaldırdık." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, rüşvetin, talanın, yağmanın yolunu yapmaya çalışanlara rağmen, irtikapla, ihaleyle milletin kaynaklarını peşkeş çekerek yolunu bulmaya çalışıp yolda kalanlara rağmen, 'Ne kadar yol yaparsanız trafik o kadar sıkışır.' diyen çapsızlara rağmen, milletin parasıyla tropik adalarda sefa süren jet sosyeteye rağmen ülkenin dört bir yanını bölünmüş yollarla kendilerinin donattıklarına işaret etti.
"Geçilmez denilen tepeleri geçerek, aşılmaz denilen dağları, vadileri aşarak milletin yolunu açtıklarını" aktaran Erdoğan, "86 milyonla sırt sırta vererek kelimenin tam manasıyla bir yol destanı yazdık. Milletimiz bize destek oldu, bizi en zor zamanlarımızda yalnız bırakmadı. Biz de milletimize şükran borcumuzu işte böyle ödedik ve ödüyoruz. Bize inanan, bize güvenen, istikbalini bizlere teslim eden milletimize bugün bir kez daha teşekkür ediyorum. Bu aziz milletimize mahcup etmeyen Cenabıallah'a hamd ediyorum. Rabbim ömür verdikçe durmak yok, yola devam diyorum." şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ana muhalefete işaret ederek "Onlar iş yapmaktan, eser üretmekten acizler. Onlar, millete ufuk çizmekten, vizyon kazandırmaktan acizler. Onlar, taş üstüne taş koymaktan acizler. Para kuleleri, baklava kutuları, rüşvet çarkları dışında 'İşte bizim eserimiz.' diyebilecekleri hiçbir icraatları yok." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen "Karayolları Genel Müdürlüğü Otuz Bininci Kilometre Bölünmüş Yol Hizmete Alma Töreni"nde yaptığı konuşmada, bütün bu yolları yaparak sadece Türkiye'yi kalkındırmakla kalmadıklarını, aynı zamanda ulaşımda vakit ve yakıt israfını önlediklerini, araç yıpranmalarını en aza indirdiklerini, çevre kirliliğini azalttıklarını, turizmden tarıma kadar hayatın her alanında ilave katma değer üretilmesini sağladıklarını belirtti.
Şehirlerarası seyahatin artık insanlar için eziyet olmaktan çıktığını, adeta keyfe dönüştüğünü ifade eden Erdoğan, "Bölünmüş yollar bizi bölecek." diyen tetikçilere en güzel cevabı, insanları buluşturarak, hasret çeken gönülleri kucaklaştırarak verdiklerini söyledi.
Erdoğan, tüm bunlarla birlikte Türkiye'nin doğu-batı ve kuzey-güney yönlü ulaşım hatlarındaki merkezi rolünü daha da güçlendirdiklerinin altını çizerek şöyle devam etti:
"Otobanlarla, yüksek hızlı trenlerle, havalimanlarıyla, Marmaray, Avrasya Tüneli ve Yavuz Selim Köprüsü'yle, Körfez geçişi, 1915 Çanakkale Köprüsü ve daha nice devasa yatırımla Türkiye'yi bölgesinin en avantajlı ülkelerinden biri haline getirdik. Bunlar elbette mühim kazanımlardı. Fakat bizim için asıl önemlisi vatandaşlarımızın canlarına mal olan, nice ocağın sönmesine sebep olan trafik kazalarının azaltılmasıdır. Yol kusurundan kaynaklanan kaza oranını neredeyse sıfıra indirdik. İşte bunun değeri, maliyeti, kazancı parayla ölçülemez. Önüne geçilen her kaza, kurtarılan her hayat bizim için dünyalara bedeldir. Milletimizin şöyle yüreğinden koparak ettiği 'Allah razı olsun.' duası her türlü makamın, rütbenin katbekat üstündedir. Gelecek nesillere yol kusurundan kaynaklı trafik kazalarının asgari düzeye indiği güvenli bir Türkiye inşa etmenin sevinci içindeyiz."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmet sevdalısı bir kadro olarak bunları yeterli görmediklerini dile getirerek "Daha önümüzde gidecek çok yolumuz var. Daha ülkemize kazandıracak çok eserimiz var. Daha gerçekleştirmeyi istediğimiz nice hayallerimiz ve hedeflerimiz var. İnşallah sabırla, sevdayla, samimiyetle çalışarak bu hedeflerimize de vasıl olacağız. Şunu burada altını çizerek ifade etmek durumundayım. 23 sene önce 6 bin 101 kilometre ile başladığımızda bizi hayal kurmakla itham edenler olmuştu. Sadece 8 yılda biz bu rakamı 15 bin kilometreye çıkardık. Bugün 30 bin kilometreyi aşmanın gururunu yaşıyoruz. İnşallah yarın milletimize yeni müjdeler verebileceğimiz günler gelir. Allah'ın izniyle bu tekerlek tümsekte kalmayacak, yolda kalmayacak." ifadelerini kullandı.
Türkiye'yi yeni yollar ve yatırımlarla büyütmeye devam edeceklerini belirten Erdoğan, "Bizimle ana muhalefet arasındaki en temel fark işte budur. Onlar iş yapmaktan, eser üretmekten acizler. Onlar, millete ufuk çizmekten, vizyon kazandırmaktan acizler. Onlar, taş üstüne taş koymaktan acizler. Para kuleleri, baklava kutuları, rüşvet çarkları dışında 'İşte bizim eserimiz.' diyebilecekleri hiçbir icraatları yok." dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Sizler de görüyorsunuz. Belediyeler üzerinden bir Deli Dumrul düzeni kurup önlerine geleni haraca bağlamışlar. Belediyeye işi düşenin adeta iliğini kurutmuşlar. Yola, köprüye, kavşağa, metroya, otobüse harcanması gereken kaynakları iç edip orada, burada keyif sürmüşler. Ortaya saçılan onca pislikten sonra biraz olsun yüzleri kızaracağına, bir de çıkıp utanmadan onu bunu tehdit ediyorlar, yargı mensuplarına, belediye başkanlarımıza hakaret ediyorlar, kameralar önünde mikrofon tokatlıyorlar. Kimse kusura bakmasın, cazgırlık yaparak suç bastırmaya da çalışmasın. Hukukun işlemesine, mahkemelerin Türk milleti adına hesap sormasına, hakkın er veya geç yerini bulmasına engel olamazsınız. Konu artık yargıya intikal etmiş, suçluyu masumdan ayıracak mahkeme süreçleri başlamıştır. Bağımsız ve tarafsız Türk yargısı inanıyoruz ki deliller ışığında en isabetli kararı verecektir."
Erdoğan, "Her gün çok çirkin ifadelerle son derece sorumsuz ve sorunlu cümlelerle mahkemeler üzerinde baskı kurmaya çalışmak ancak yargı süreçlerinden ürkenlerin, korkanların, çekinenlerin başvuracağı bir yöntemdir. Öyle ya, çiğ süt içmediyseniz bu karın ağrısı niye? Yolsuzluk yapmadıysanız, rüşvet almadıysanız, bu telaş hali niye? Hukuku çiğnemediyseniz, adaletin tecellisinden niçin tedirgin oluyorsunuz? Kendinize güveniniz tamsa, kendinizden eminseniz 'arınmak' sözcüğü sizi neden bu kadar rahatsız ediyor? Milleti saf yerine koymaktan artık vazgeçin. Kimin ne yaptığını, ne yapmaya çalıştığını benim milletim çok çok iyi görüyor. Biz de bunların oyunlarını biliyor, giderek daha fazla paniğe kapılmalarının sebebini az çok tahmin edebiliyoruz. Varsın onlar tehditler savurmaya devam etsin. Varsın onlar öfke nöbetleri geçirmeye devam etsin. Biz, bugün burada olduğu gibi eserlerimizle konuşmayı sürdüreceğiz. Siyasette nefretin, öfkenin, gerilimin diline asla teslim olmayacağız. İşimize bakacağız, Türkiye Yüzyılı hedefimize ulaşmaya bakacağız." diye konuştu.
Hizmete alınan bölünmüş yolun 30 bininci kilometresinin ülke, millet ve bölge için hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, yolların yapımında, bakım ve onarımında emeği geçenlere, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Karayolları Genel Müdürlüğüne teşekkür etti.
Programda, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca hazırlanan bölünmüş yolları gösteren bir tanıtım filmi izletildi.
Ulaştırma ve Alyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hediye takdim etti.
İstanbul İl Müftüsü Emrullah Tuncel'in yaptığı dua sonrasında Cumhurbaşkanı Erdoğan, protokol üyeleriyle kurdele kesimi gerçekleştirdi.
Programa, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uralloğu, İstanbul Valisi Davut Gül, DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Komisyon Başkanları ve Karayolları Genel Müdürü Ahmet Gülşen, AK Parti Genel Başkan Yardımcıları, önceki dönem ulaştırma bakanları ve milletvekilleri de katıldı.