AA
Uluslararası Demokratlar Birliği (UID) ev sahipliğinde İngiltere'nin başkenti Londra'da düzenlenen "Anadolu'dan Avrupa'ya Ortak Miras Buluşmaları" etkinliğine Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye'nin Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Erdoğan, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zafer Sırakaya, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Vedat Demiröz, AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) Üyesi Mesut Özil, UID Genel Başkanı Kenan Aslan, UID İngiltere Başkanı Halil Erdoğan ile çok sayıda davetli katıldı.
Etkinlikte konuşan İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Erdoğan, dünyanın zor bir dönemden geçtiğine işaret ederek, "Ne 1. Dünya Savaşı'nın başladığı gün arifesinde ne de 2. Dünya Savaşı'nın başladığı günlerde dünya bu kadar karışıktı. Bu akşam 3. Dünya Savaşı başladı diye bir haber okusak kimsenin şaşırma ihtimali yok." ifadelerini kullandı.
Erdoğan, dünyadaki sancılı dönemin sebepleri arasında insan karakteristiğiyle ilgili gelinen noktanın da etkili olduğunu ifade ederek, "Gitgide insanların birbirini daha az sevdiği, daha az güvendiği, daha az ikramda bulunduğu, daha az güler yüz gösterdiği bir dünyada yaşıyoruz." dedi.
Batı dünyasında da bir kötüye gidiş olduğunu söyleyen Erdoğan, "Batı'nın yaşadığı, zücaciyeye giren fil hikayesine benziyor. Eski kudretinden uzaklaştığının, toplumun yaşadığı bunalımın ve demografik çöküşün farkında. Yükselen Çin'e karşı ya da yeni dünya düzeninde kendisini nereye konumlandıracağını bilemiyor. Bunun için de çırpınırken etrafına zarar veriyor. Kendi koydukları kuralları çiğnemelerini de buna bağlıyorum." değerlendirmesini yaptı.
"Medeniyet nöbetinin devri" kavramından söz eden Erdoğan, İslam medeniyetinin 7'nci yüzyıldan itibaren yükselişe geçtiğini ve yaklaşık 800 yıl bilimde zirvede yer aldığını anlattı.
Daha sonra Batı medeniyetinin İslam medeniyetinden ve farklı medeniyetlerden aldıklarıyla gelişmeye başladığını anlatan Erdoğan, yeni medeniyet nöbetini Batı'nın devraldığını söyledi.
Erdoğan, "2 milyar Müslüman kendisine çekidüzen verse, en iyi olacağını değerlendirerek bu yola baş koysa bu medeniyet nöbetini Müslümanlar devralabilir. Dünyada yaşanan yozlaşmanın önüne geçmek isteyen başka bir millet yok. Yükselen Çin'den bahsediyoruz ama onlar da 'Daha adil bir dünya mümkün' ya da 'Dünya beşten büyüktür' demiyorlar. Cumhurbaşkanımız söylüyor ve sizin desteğinizle bunu söylüyor." diye konuştu.
Türkiye'nin dünyanın önde gelen bir ülkesi olarak bu sözleri söylemesinin ciddi bir anlamı olduğunu kaydeden Erdoğan, "İnsanlığın yeniden bir pusulaya ve istikamete ihtiyacı var. İşimiz kolay değil ama Allah içimizde iyiliği yayan, kötülüğü azaltan bir zümre olsun istiyor." ifadelerini kullandı.
Erdoğan, Türkiye'nin artan özgüveninin diasporadaki Türk vatandaşlarının özgüvenini artırdığına dikkati çekerek, diğer Müslüman diasporalarla güçlü ilişkiler kurmanın önemini vurguladı.
Milli Eğitim Bakanı Tekin de geçmişte uluslararası toplantılarda Türkiye'ye karşı tutumun farklı olduğunu belirterek, "Türkiye'ye maalesef dudak kıvıran, Türkiye'nin dünyada sahip olduğu devlet geleneği konusunda hiçbir bilgisi olmayan, Türkiye'yi uluslararası arenada hiçbir yere oturtamayan akademik ortamlarla karşı karşıyaydık." diye konuştu.
Tekin, geçen hafta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la birlikte Kazakistan'a yaptığı ziyarete de değinerek buradaki Türk dünyası liderlerinin Türkiye'nin son 20 yılda geldiği noktadan övgüyle söz ettiğini belirtti.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) Eğitim Direktörü Andreas Schleicher'in Türkiye'de yapılan 6. Beceriler Zirvesi'nde Türkiye'nin eğitim alanında son 10 yıldaki gelişimi için "Olağanüstü sıçrama" ifadesini kullandığını anlatan Tekin, Türkiye'nin maddi göstergelere göre çok ileri seviyede olduğunun altını çizdi.
Tekin, Türkiye'nin sadece eğitim değil, tüm alanlarda benzeri bir ilerleme kaydettiğine vurgu yaparak, "Türkiye'yi farklı bir noktaya taşıyan Sayın Cumhurbaşkanımızın bütün bu başarılarının arkasında halkın çok büyük desteği var." dedi.
- "YAŞAMAK GÖREV, YAŞATMAK İBADETTİR"
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Sırakaya da konuşmasında, diaspora Türklerinin ilk nesilden itibaren yaşadıkları ülkelerin imarında ve inşasında görev aldığını söyledi.
Sırakaya, birinci neslin gittiği ülkeleri inşa etmekle kalmayıp bir nesli de ihya ettiğini belirterek, "Üçüncü nesille birlikte spordan sanata, akademiden siyasete var olduğumuzu ifade ediyorum." dedi.
İngiltere ve Avrupa'daki aşırı sağın insanlık için bir tehdit olduğuna işaret eden Sırakaya, "Medeniyetimizin değerlerine göre kendinden olan sevilir, olmayana ise saygı gösterilir. Yaşamak görev, yaşatmak ibadettir." ifadelerini kullandı.
UID Genel Başkanı Aslan ise diasporadaki Türk toplumunun sivil toplum açısından olgunlaştığını ifade ederek Türklerin yaşadığı ülkelerde siyasette yer alması gerektiğini belirtti.