AA
Temaslarda bulunmak amacıyla Diyarbakır'a gelen Güler, partisinin il başkanlığınca merkez Kayapınar ilçesindeki bir restoranda düzenlenen toplantıda basın mensuplarıyla bir araya geldi.
Güler, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'teki depremlerin bugüne kadar Türkiye'nin yaşadığı en ağır felaketlerden biri olduğunu belirterek, depremden etkilenen Diyarbakır'da yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi verdi.
Depremde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, geride kalan yakınlarına sabır dileyen Güler, "İnsanlarımızın bu felaketin sonrasında tekrar hayata tutunması, o illerimizde hayatın tekrar normalleşmesi adına Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde aziz milletimizin büyük destekleriyle olağanüstü çalışmalar yapıldı." ifadesini kullandı.
Depremden etkilenen illerde yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi paylaşan Güler, şunları kaydetti:
"Bunlar kolay olmadı, büyük fedakarlıklar, gayretler ve çabalar ortaya konuldu. TOKİ, kurulduğu 1983 yılından 2023 yılına kadar 41 bin 350 konut yaptı. Bu, yıllık 2 bin konuta denk geliyor. Yılda 2 bin konut üreten bir kuruluş Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde AK Parti döneminde yılda 160-170 bin konut üretiyor. Bunlar kolay işler değil. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, aziz milletimize hizmet etme noktasında gecemizi gündüzüne katarak durmadan, yorulmadan çalışarak bu kapasiteye ulaştık."
"UTANMADAN, SIKILMADAN HİÇBİR ŞEY YAPILMAMIŞ GİBİ HER ŞEY EKSİKMİŞ GİBİ GARİP GARİP KONUŞMALAR YAPIYOR"Bu kadar gayreti ortaya koyarken eksikliklerin de olabileceğini ifade eden Güler, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Şimdi bu deprem felaketinden sonra ortalarda çok fazla gözükmeyen bazı deprem turistleri de bu hafta bazı deprem yaşayan illerimizde ziyaretler yapıyor. Özellikle Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Özgür Özel'in bazı illerimizde ziyaretlerini görüyoruz. Türkiye muazzam bir başarıyı, bir gayreti, çabayı aziz milletimizle beraber ortaya koymuş. Depremin üzerinden çok fazla geçmedi yani 3. yıl dönümünde bütün hak sahiplerine deprem konutları teslim edilmiş. Hastanesinden okullarına diğer kamu kurum binalarına kadar birçok hizmet alanındaki inşaatlar tamamlanmış. İnsan ana muhalefet partisi de olsa genel başkan da olsa bununla gurur duyar, yapılanlara bir teşekkür eder. Bu kadar büyük hizmeti ortaya koymuşsunuz. Utanmadan, sıkılmadan hiçbir şey yapılmamış gibi her şey eksikmiş gibi garip garip konuşmalar yapıyor."
İzmir'de 30 Ekim 2020'de meydana gelen depremi anımsatan Güler, bu afette de birçok binanın yıkıldığını, vefat edenlerin olduğunu söyledi.
Güler, İzmir'deki depremden sonra TOKİ'nin hızlıca çalışmalara başladığını ve 2 yıl gibi fazla zaman geçmeden 5 bin 200 bağımsız konutu hak sahiplerine teslim ettiğini, yaklaşık 250'ye yakın da ticari üniteyi çok kısa zamanda yaptığını anlattı.
"İNSANLARI KANDIRMAYIN"Abdullah Güler, şu ifadelere yer verdi:
"Peki İzmir 30 yıla yakındır Cumhuriyet Halk Partisi tarafından yönetiliyor, görüyoruz nasıl yönetildiğini de. O depremden sonra Meclis Deprem Araştırma Komisyonu üyesiydim. İzmir Büyükşehir Belediyesinden yetkililer geldi. Birçok planlama ve hazırlık yaptıklarını, depremle bağlı olarak da bazı bölgelerde kentsel dönüşüme hızlıca başladıklarını ifade etmişlerdi. 2022'de o zamanki İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP milletvekillerinin büyük bir büyük bir vaatle 'İlk etapta 800, ikinci etapta 300 ve devam eden konutları üreterek 36 ayda teslim edeceğiz.' dediler ve insanlardan da büyük paralar topladılar. 2022'de başlayan süreç, 4 yıl geçti değil mi? Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Özgür Özel'e 'Ey Özgür Özel' şu İzmir'de depremden sonra, TOKİ 2 yılda 5 bine yakın konutu teslim etmiş sizin şu 800 konutluk, 300 konutluk projeler ne oldu? 800 konutluk proje yüzde 25'te diğer 300 konutluk projede daha çivi çakılmadı. 3 yılın üzerinde de süre geçti. 469 vatandaşımızı dolandırmışsınız. İzmir'de mağdur ettiğiniz insanlarımızı konutlarını ne zaman teslim edeceksiniz? Sayın Özgür Özel, buralarda gezeceğin yere bir de İzmir'e uğra. Şu 469 vatandaşımızı dolandıran İzmir Büyükşehir Belediyesini, İZBETON'u nasıl halledeceksiniz? Bunun gereğini bekliyoruz. Adıyaman'da, Hatay'da bu büyük devasa işleri eleştireceğine kendi sorumluluğunda olan İzmir'de lütfen bu işi çözün, vadettiğiniz konutları yapın, insanları kandırmayın."
Güler, Türkiye'nin bir istikrar abidesi olarak bölgesinde bir yıldız gibi parladığını ve çok önemli bir süreci devam ettirdiğini vurgulayarak, "Sayın Cumhurbaşkanımızın kararlı duruşu MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'nin çok nitelikli, özgün yol göstermeleri ve kararlı duruşuyla başlayan 'Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge'. Bölgemizin de terörden arındırılmış bir bölge hedefi noktasında da çalışmalarımız devam ediyor." ifadelerini kullandı.
Meclisteki Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun çalışmalarını anlatan Güler, komisyonun her kesimi dinlediğini, çok nitelikli görüşlerin kayıtlara geçtiğini bildirdi.
Siyasi partilerin ortaya çıkan konu başlıklarında rapor halinde görüşlerini sunduğunu hatırlatan Güler, "Biz de yaklaşık 60 sayfalık raporumuzu AK Parti Grubu olarak değerlendirmelerimizi sunduk. Meclis Başkanlığımız bugüne kadar yapılan toplantıların tutanakları siyasi partilerin görüş ve önerileriyle beraber ortaklaşılan hususların başlıkları halinde yer alacağı sonuç raporunu, değerlendirme raporunun hazırlıklarını devam ettiriyor. Bu hafta içinde koordinatör grup başkan vekilleriyle bir araya geldiler. Belli konu başlıkları görüşüldü. İnşallah önümüzdeki haftalarda da bu rapor yayınlanmak suretiyle kamuoyuyla paylaşılacaktır." diye konuştu.
"BU COĞRAFYADA HUZURUN, GÜVENLİĞİN, KARDEŞLİĞİN DAİM OLACAĞI BİR İKLİME İNŞALLAH KAVUŞURUZ"
Ülkenin her bir ferdinin kendisini özgürce mutlu ve güçlü hissedeceği büyük ve güçlü Türkiye yolunda çalışmaları gayretle ve kararlılıkla sürdürdüklerini ifade eden Güler, sözlerini şöyle sürdürdü:
"1980'li yıllardan itibaren ülke gündemini çokça meşgul eden, birçok noktada ekonomimize ağır yük getiren toplumsal barışı, huzuru, güvenliği derinden etkileyen terör meselesi, silah ve şiddet konusunun bir daha toplum gündemine gelmeksizin, bir daha bu topraklarda silahın ve şiddetin konuşulmayacağı bir geleceğe ulaşmak için elimizden gelen tüm gayreti, çabayı sarf ediyoruz, sarf etmeye de devam edeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, onun kararlı duruşuyla Cumhur İttifakı ortağımız MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'nin kararlı duruşu, nitelikli yol göstermeleri ile inşallah bundan sonraki süreçte de ülkemizin iç cephesini güçlendireceğiz. Ülkemizin kardeşliğine, huzuruna, güvenliğine zarar verecek hiçbir terör yapılanmasının, terör saldırısının da bundan sonra bu ülkede bir daha hayat bulmayacağını buradan ifade etmek istiyorum. Sadece ülkemiz değil komşularımız Suriye, Irak ve İran'ın da barış ve güven ikliminde yaşamalarını arzu ediyoruz. Hem Irak'ın hem Suriye'nin toprak bütünlüğünü, toplumsal barışı, güvenliği, her bir ferdin özgürlük içerisinde temel insan hakları ve özgürlük alanları içerisindeki temsiliyetleriyle beraber bulunmalarını da arzu ediyor ve destekliyoruz. Çünkü biliyoruz ki bizim güvenliğimiz aynı zamanda o ülkelerin de güvenliğidir. O ülkelerin güvenliği de aynı zamanda bizim güvenliğimizdir. İnşallah önümüzdeki dönemde de Türkiye'miz başta ve öncülük yapmak üzere bu coğrafyada bundan sonra kan ve gözyaşının asla olmayacağı huzurun, güvenliğin, kardeşliğin daim olacağı bir iklime kavuşuruz."
Güler, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarına da tepki göstererek, "İnşallah o topraklarda da çatışma, kan ve gözyaşı son bulur. Fotoğraflar geliyor, kamplarda açlık ve perişanlık içinde soğukla mücadele eden kadınlar, çocuklar, evlatlar, büyük ızdırap ve acı duyuyoruz. İnşallah orada da huzur ve güvenlik iklimi sağlanmış olur." dedi.
ABD'de reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurma suçlarıyla tutuklu yargılanırken hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein'a ilişkin yayınlanan belgeleri değerlendiren Güler, şunları kaydetti:
"Jeffrey Epstein dosyalarını öğrendikçe insanlığımızdan utandık. Dünyayı maalesef sapıklar ve sapkınlar güruhu yönlendirmeye çalışıyormuş. İçinde koca koca iş adamları, siyasiler, kraliyet ailelerinin yakınları ve bakıyorsunuz her biri güya çocuklara, kadınlara yönelik sağlıkla, iyilikle, yardımlaşmayla ilgili bir şey yaptığını, arkalarında karanlık, sapkın, sapık ilişkilerin olduğu yapılar olduğunu da gördük, kendi çıkarları, ülkelere yapacakları emperyalist yaklaşımları kamufle etmek için. Yüz binlerce çocuk kaybolmuştu. Avrupa Komisyonu Parlamenterler Meclisinde geçen 27. yasama döneminde arkadaşlarımızın hazırladığı bir rapor kabul edilmişti. 2020'de AB ülkelerine giren, Suriye'de ve diğer ülkelerde yaşanan özellikle Libya'da mültecilerin bu ülkeye girişi yapıldıktan sonra kayıt altına alınan 100 binin üzerindeki çocuğun kayıp olduğu orada kayıtlara geçmiştir ve o çocukların şimdi nereye götürüldüğünü, parçalandıklarını, organlarının alındıklarını ve tecavüze uğradıklarını görüyoruz. Bu alçaklar nasıl bu hale geldi? Ön isminde iş adamı, gazeteci, kraliyet ailesi yakını, siyasi yazıyor ama alçak, insanlık düşmanı bunlar. Bunları da öğrenmiş olduk."
Abdullah Güler, daha sonra basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Bir gazetecinin, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin önceki gün partisinin TBMM Grup Toplantısı'ndaki konuşmasındaki "Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir." ifadesini hatırlatarak, Selahattin Demirtaş'ın tahliye edilip edilmeyeceği yönündeki sorusu üzerine Güler, bunun yargısal bir süreç olduğunu belirtti.
Devlet Bahçeli'nin "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin daha önce de önemli açıklamaları olduğunu dile getiren Güler, "Bu değerlendirmeler her zaman kıymetlidir, değerlidir. Yargısal süreçlerdir. Bunlar değerlendirilmelidir. Anayasamız ilkeleri doğrultusunda yasama, yürütme, yargı kendi bağlamında, kendi değerlendirmelerini ortaya koyacaktır. Kıymetli ve değerli bulduğumuzu da ifade etmek isterim." dedi.
Güler, "Öcalan'a umut hakkı" konusunda Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun değerlendirmelerinin sorulması üzerine, "Dün komisyon toplanmadı arkadaşlar, koordinatör grup başkan vekilleri toplandı. Orada konu başlıkları değerlendirildi. Çünkü her bir parti özgür düşüncesini yansıtan, bakış açısını ortaya koyan raporlarını Meclis Başkanlığına sundu. Orada her bir partinin ortak değindiği başlıklar da vardır. O toplantıda ben yoktum. Neler paylaşıldı, neler konuşuldu, ortaya çıkacaktır." diye konuştu.
"AK Parti'nin Kürt sorununun çözümüyle ilgili heybesinde ne var?" sorusunun yöneltilmesi üzerine Güler, "60 sayfalık raporumuzda bugün yaşadığımız 'Terörsüz Türkiye' ve 'terörsüz bölge' açısından geldiğimiz bu dönemin bu sürecin bir devamının parçası olduğunu ifade ediyoruz. Bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz faaliyet alanları açısından devrim niteliğinde kararların bu komisyonun da yürüttüğü faaliyetler arasında ne kadar kolaylaştırıcı, ilerletici bir mahiyette olduğunu da görüyoruz." ifadelerini kullandı.
Diyarbakır'da bazı belediyelerde işçilerin işten çıkarılmasıyla ilgili soru üzerine Güler, "Hiçbir haksızlığı görmezden gelemeyiz. Hiç kimsenin işi ve ekmeğiyle oynanmaz. İş kanunu da çok açık. Haksız yere bir kişiyi keyfi tutumla işten çıkaramazsınız. Hele mahkeme kararı varsa. Mahkeme kararı varsa belediye iştiraki buna uysun. Türkiye bir hukuk devletidir. Yargı kararları bütün kurumları, bütün şirketleri bağlar." dedi.
AK Parti İl Başkanı Ömer İler de bir konuşma yaptı.
Toplantıya, AK Parti Diyarbakır milletvekilleri Galip Ensarioğlu, Mehmet Sait Yaz ve Suna Kepolu Ataman, AK Parti Mardin Milletvekili Faruk Kılıç ve partililer katıldı.
Ardından tarihi Ulu Cami önündeki vatandaşlarla konuşan Güler, daha sonra esnafı ziyaret etti.