CHP'li delege rüşvet düzenini anlattı: Karabat parayı bana verdi

CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nda usulsüzlük yapıldığı gerekçesiyle açılan ceza davasının dördüncü duruşması bugün görüldü. Duruşmada CHP'li delege kurultayda dönen rüşvet çarkını "Özel'in seçilmesi için Karabat herkese para dağıttı" diyerek ifşa etti. Sonraki duruşma ise 6 Mayıs'a ertelendi.

1 Nisan 2026 Çarşamba 13:02
Güncel Haberleri

AA



Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, sanıklar Hüseyin Yaşar, Metin Güzelkaya ve Serhat Can Eş ile taraf avukatları salonda hazır bulundu. Sanık Mehmet Kılınçarslan ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı.

Hakim, dosyaya gelen evrakı okuduktan sonra sanıklara söz verdi.

"HERKESE PARA DAĞITILIYORDU"

Sanık savunmalarının ardından tanık beyanlarına geçildi.

Tanık Veysi Uyanık, 37. dönemde CHP Bitlis İl Başkanı, 38. dönemde ise kurultay delegesi olduğunu, Metin Güzelkaya'nın kendisini İstanbul'a davet ederek Özgür Karabat ve Ekrem İmamoğlu ile görüşmesini istemesi üzerine bir otelde toplantı yaptıklarını anlattı.

Toplantıda İmamoğlu'nun CHP içerisinde değişim gerektiğini vurguladığını söyleyen Uyanık, şöyle devam etti:

"İmamoğlu, Özgür Özel'in genel başkan olması için herkesin elinden geleni yapması gerektiğini ve bu noktada Özgür Karabat'ın görevlendirildiğini söyledi. Ben Ankara'ya geldim ve Özel'in seçim ofisine gittim. Orada herkese para dağıtılıyordu. Meclise gittim Karabat ile görüştüm, 'Herkese bir şey dağıtıyorsunuz, bize ne vereceksiniz?' dedim. Karabat da '100 bin verelim' dedi. Ben '100 bin ayıp değil mi?' dedim. 'Bir sıfırdan iyidir' diyerek kabul ettim. Sonra da şoförüyle gideceğim yere bıraktırdı beni."

Arabanın bagajında bir kutuda gıda kartları gördüğünü ve içinden biraz aldığını söyleyen Uyanık, kartların toplam değerinin 1,5 milyon lira olduğunu sonradan öğrendiğini belirtti. Uyanık, otele döndüğünde arkadaşlarına gıda kartları ve Karabat'tan aldığı 100 bin lirayı 20'şer bin lira dağıttığını anlattı.

Uyanık, "İmamoğlu'nun cezaevinden yaptığı 'Bana bakan Atatürk'ü görür' açıklamasından sonrasında yerimde duramadım, basın metni yazdım. Dayanamayıp savcılığa giderek bildiklerimi anlattım. Bir başka zaman da Kızılay'da il başkanları ile otururken Veli Ağbaba geldi ve bize 'Desteklerinizi bekliyoruz' dedi. O gün para verilmiş pek çok kişiye. İşe alım sözleri havada uçuşuyordu. Ben bıraktım her şeyi. Bu artık devletin meselesidir. Kurucu partinin geldiği hale bak." beyanında bulundu.

Tanık Mehmet Sevigen de görgüye dayalı bilgisi olmadığını, televizyon programlarında 38. Kurultay ile ilgili "şaibeli" diye bahsedildiğini ve CHP yönetiminin de sustuğunu dile getirdi.

Sevigen, "Ben de 'çıkın cevap verin' diye söylüyordum. Ancak CHP'den bu konuyla ilgili hiç cevap gelmedi. Gerçek CHP'liler oylarını para karşılığı değiştirmezler. Benim partide bulunduğum dönemde böyle bir şey mümkün değildir. Ben CHP'nin adliye koridorlarına düşmesine üzülüyorum." dedi.

Müşteki avukatı Onur Yusuf Üregen, tanık ifadelerine katıldığını, şu aşamada herhangi bir talepleri olmadığını belirtti.

Beyanların ardından ara kararını açıklayan mahkeme, sanık Özgen Nama'nın ifadesinin sonraki celse alınmasına hükmederek, duruşmayı 6 Mayıs'a erteledi.