Cuma suresi ne zaman okunur? sorusunun cevabı, bugünü en güzel şekilde değerlendirmek isteyenler tarafından merak ediliyor. Cuma Suresini bu mübarek günde okumak çok faziletlidir. Cuma Suresi, Medine döneminde nazil olmuştur. Cuma Suresi'nde Hz. Muhammed'in peygamber olarak gönderilişi ve Cuma namazı ile ilgili bazı hükümler konu edilmektedir. Peki Cuma Suresine zaman nazil oldu? İşte Cuma Suresinin önemi ve fazileti
CUMA SURESİ NE ZAMAN OKUNUR?
Cuma Suresiyle ilgili Peygamber Efendimiz (s.a.s) Cuma Suresini okuyan kişinin Müslüman şehirlerden birinde Cuma namazına gelen ve gelmeyenlerin sayısı kadar sevap kazanacağını rivayet etmiştir.
Yine alimlerin rivayetlerine göre kısmeti kapanan kişilerin Cuma Suresini 3-5 veya 7 defa okuması tavsiye edilir. Cuma Suresi gibi diğer surelerinde gün içinde okunması Allah kelamını anmak bakımından çok kıymetli olduğu için her günü Kuran-ı Kerim okuyarak geçirmek çok sevaptır.
Cuma Suresini özellikle Sela ile ezan arasında okumak daha faziletlidir. Rivayete göre; Her kim Cuma günü sela ile ezan arasında cuma suresinin 9 – 10- 11. ayetleri 3 kere okunursa o hafta içinde eline helal para geçer.
Müslüman alemi olarak bayram saydığımız ve dua kapılarının açık olduğu bilinen Cuma günü yapılan ibadetler çok önemlidir. Özellikle Cuma günü içerisinde öyle bir vakit vardır ki Allah bu vakitte edilen duaları asla geri çevirmez. Cuma günü zikirleri ile Allah'ı çokça anıp dua edilmelidir.
Cuma suresinin 9, 10 ve 11. ayetlerinde 'Cuma günü namaza çağırıldığı zaman, hemen Allah'ı anmaya koşun ve alış verişi bırakın' buyurmuştur.
CUMA SURESİ NE ZAMAN NAZİL OLMUŞTUR?
Diyanet'in tresmi sitesinde yer alan bilgilere göre; Mushaftaki sıralamada altmış ikinci, iniş sırasına göre yüz onuncu sûredir. Muhtemelen hicretin 1. yılında nâzil olmuştur.
Derveze, sûrede yahudilerden bahsedildiği, Hendek Savaşı'ndan sonra ise Medine'de yahudi kalmadığı noktasından hareketle en azından bu savaştan söz eden Ahzâb sûresinden önce inmiş olması gerektiğini ifade eder.
Aynı kanaati paylaşan Süleyman Ateş, Ebû Hüreyre'den yapılan surenin kendisinin müslüman olmasından sonraki bir tarihte indiği bilgisini içeren rivayetin sahih olamayacağını, çünkü onun Hayber'in fethi sırasında Hz. Peygamber'e gelip müslüman olduğunu ifade eder ve bu rivayeti ona yapılmış bir iftira olarak niteler.
Fakat İbn Âşûr'a göre, Hendek Savaşı'ndan sonra da bazı müslümanların Hayber yahudileriyle ortak ziraî faaliyetlerinin devam ettiği ve aralarında sıkı bir iletişimin bulunduğu dikkate alındığında surede onlardan söz edilmesini yadırgamamak gerekir ve Ebu Hüreyre'nin rivayeti esas alınarak bu sûrenin Hayber'in fethedildiği yıl nâzil olduğu düşünülebilir.