NATO Zirvesini Rutte'nin sözleriyle yorumladı... ''Çıtayı çok yükseğe koydunuz''

24 TV'de yayınlanan Arafta Sorular programında Esra Elönü'nün konuğu olan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nin perde arkasından küresel güç savaşlarına, savunma sanayiindeki tarihi başarılardan ekonomi ve toplumsal dinamiklere kadar çok çarpıcı açıklamalarda bulundu. Ankara Zirvesi'nin transatlantik geriliminde bir denge merkezi olduğunu vurgulayan Yılmaz, popülist söylemlere karşı net mesajlar vererek, "Gündelik polemiklerle ekonomiyi ve ülkeyi bir yere taşıyamazsınız; asıl olan sağlıklı ekonomi politikalarıyla kalıcı refahı tüm kesimlere yaymaktır" dedi.

12 Temmuz 2026 Pazar 23:19
Güncel Haberleri

HABER MERKEZİ



Programın konseptine atıfta bulunarak "Cevdet Yılmaz arafta mı?" sorusunu yanıtlayan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, hayatta olmanın doğası gereği belirsizlikler ve gri alanlar barındırdığını ifade etti. Her yeni günde insanların yeni şartlar ve tercihlerle karşılaştığını belirten Yılmaz, sabit değerler ve sınırların varlığına rağmen, karar alma süreçlerindeki zorunlulukların insanı arafta bıraktığını dile getirdi. Başarısının sırrının ise aşırı çalışmaktan ziyade düzenli, disiplinli olmak ve o an elindeki işe tam anlamıyla yoğunlaşabilmek olduğunu vurguladı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: Önümde olan işe yoğunlaşan biriyim ben. O anda başka şeyleri pek düşünmem. Sonra başka bir iş çıkar, ona yoğunlaşırım https://t.co/bXb8BnBX0x pic.twitter.com/xqCv1vbYtD

— Star Gazetesi ���� (@stargazete) July 12, 2026

YENİ DÜNYA DÜZENİ VE ANKARA'NIN DİPLOMATİK BAŞARISI

Küresel güvenlik risklerinin ve jeopolitik gerilimlerin yeniden arttığı bir dönemden geçildiğine dikkat çeken Yılmaz, Soğuk Savaş sonrası beklenen kalıcı barış ortamının sağlanamadığını belirtti. Özellikle ABD ve Avrupa arasındaki transatlantik tartışmalarına değinen Yılmaz, ABD'nin eski Başkanı Donald Trump'ın Avrupa'ya yönelik "savunma yükünü paylaşma" çağrılarının yeni bir döneme işaret ettiğini aktardı.

Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleşen NATO toplantılarının büyük bir başarıyla sonuçlandığını hatırlatan Yılmaz, daha önce sert tartışmalara sahne olan zirvelerin aksine Ankara'da tam bir sükunet ortamı sağlandığını ifade etti. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin Türkiye'nin organizasyon yeteneği karşısında "Çıtayı çok yükseğe koydunuz" diyerek övgüde bulunduğunu belirten Yılmaz, bu başarının Türkiye'nin uluslararası arenadaki prestijini tahkim ettiğinin altını çizdi.

"ÇITAYI YUKARI KOYDUNUZ"Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: Genel Sekreter Sayın Rutte'nin bana söylediği bir sözü ifade edeyim. Savunma Sanayi Forumu'na birlikte katılmıştık. NATO Zirvesi için bana "Bir sonraki ülkenin işi çok zor dedi. Çıtayı çok yükseğe koydunuz" dedi pic.twitter.com/zMGkPscwyc

— Star Gazetesi ���� (@stargazete) July 12, 2026

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, NATO zirvesinde Savunma Sanayii Forumu'nun ilk kez resmi toplantıların bir parçası olmasının Türkiye açısından büyük bir avantaj olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi iradesiyle Türkiye'nin bu yola 2000'lerin başında erken çıktığını ve bugün ordunun envanterine giren ürünlerde yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranına ulaşıldığını belirtti. Dünyada savunma sanayii ihracatında 11. sırada olan Türkiye'nin, son 12 aylık dönemde 11 milyar doların üzerinde ihracat rakamıyla yakın gelecekte ilk 10'a gireceğini müjdeledi. Yılmaz ayrıca, Avrupa'da yaşlanan nüfusa karşın Türkiye'nin bu sektörde 34 yaş ortalamasıyla genç ve dinamik bir istihdama sahip olduğuna dikkat çekti.

"MÜTTEFİKLER ARASINDA TİCARİ KISITLAMA OLAMAZ"

ABD ile yaşanan F-35 krizi ve yaptırımlar konusuna da net bir dille değinen Yılmaz, müttefikler arasında açık veya örtülü yaptırımların kabul edilemez olduğunu vurguladı. "Kötü komşu ev sahibi yapar" prensibiyle Türkiye'nin bu engellemeleri kendi gücünü tahkim ederek aştığını ve eskiden kısıtlama uygulayan ülkelere artık ihracat yapar hale geldiğini belirtti. Yılmaz, Trump'ın "dostlara yaptırım yapılamayacağı" yönündeki yaklaşımının önemli olduğunu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yürüttüğü uyumlu diplomasi sayesinde önümüzdeki süreçte bu konuda olumlu gelişmeler beklediklerini ifade etti.

"GAZZE MESELESİ SADECE MÜSLÜMANLARIN DEĞİL, İNSANLIĞIN MESELESİDİR"

İsrail'in Gazze'deki katliamlarına karşı en net duruşu sergileyen liderin Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğunu belirten Yılmaz, Türkiye'nin her platformda iki devletli çözümü ve bağımsız Filistin devleti idealini savunduğunu dile getirdi. Yaşanan soykırımın sadece bölgesel veya dini bir mesele olmadığını, topyekun bir insanlık meselesi olduğunu vurgulayan Yılmaz, dünyada bir "insanlık ittifakının" ve dip dalganın büyüdüğünü söyledi. Teknolojik ilerlemelerin adalet ve merhametle birleşmediği sürece sadece daha büyük yıkımlara yol açtığını belirterek, Türkiye'nin "hem güçlü hem haklı" olma pozisyonunu kararlılıkla sürdüreceğini ifade etti.

EKONOMİDE TARİHİ BÜYÜME VE ENFLASYONLA KARARLI MÜCADELE

Küresel ticaretteki korumacı eğilimler, pandemi sonrasındaki tahribat ve bölgemizdeki savaşların ekonomiye etkilerini değerlendiren Yılmaz, Türkiye'nin büyüme performansına dikkat çekti. 2002 yılında 238 milyar dolar olan milli gelirin geçtiğimiz yıl 1.6 trilyon dolar seviyesini aştığını, bu yıl ise mal ve hizmet ihracatının 400 milyar doları geçmesinin beklendiğini belirtti.

Yaşanan asrın felaketi depremlerin ülke ekonomisine yaklaşık 100 milyar dolarlık ekstra bir yük getirdiğini hatırlatan Yılmaz, istikrarlı yönetim sayesinde bu ağır tablonun başarıyla yönetildiğini vurguladı. Enflasyonla mücadelede uygulanan Orta Vadeli Program'ın (OVP) meyvelerini vermeye başladığını belirten Yılmaz, yüzde 75'lere çıkan enflasyonun savaş gibi dışsal şoklara rağmen yüzde 32'lere kadar gerilediğini ifade etti. Emek-yoğun sektörler başta olmak üzere hassas kesimlere yönelik seçici desteklerin, reeskont kredilerinin ve istihdam teşviklerinin sürdüğünü de sözlerine ekledi.

#CANLI Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: Sadece sloganik politikaların ülkeye büyük bedeller ödettiğini hep birlikte biliyoruz. Bizim için asıl olan tüm 86 milyonun beklentilerine dengeli bir şekilde cevap verebilmektir pic.twitter.com/RKzBNgkVwb

— Star Gazetesi ���� (@stargazete) July 12, 2026

ARZ YÖNLÜ POLİTİKALARDA BEŞ STRATEJİK ALAN

Enflasyonla mücadele ve sosyal refahı artırmak amacıyla uygulanan arz yönlü politikalara da değinen Yılmaz, bu kapsamda beş kritik alanı merkeze aldıklarını açıkladı. Gıda enflasyonunu frenlemek için sulama yatırımlarına ve planlı tarıma bütçeden ayrıcalıklı destek sağlandığını belirten Yılmaz, konut arzını artırmak adına tarihin en büyük sosyal konut hamlesinin hız kesmeden devam ettiğini ve yeni kiralık sosyal konut modellerinin devreye alınacağını duyurdu. Enerjide dışa bağımlılığı azaltmak için petrol ve doğalgaz aramalarının yanı sıra yenilenebilir ve nükleer enerji yatırımlarının sürdüğünü ifade eden Yılmaz, dördüncü stratejik alan olarak ulaştırmada sanayinin rekabet gücünü artıracak demir yolu ve liman entegrasyonlarına öncelik verdiklerini vurguladı. Sürecin en kritik halkasının ise insan kaynakları olduğunu belirten Yılmaz, mesleki eğitim ve İşkur politikalarıyla iş gücü piyasasının desteklendiğini, piyasadaki olumsuz beklentilerin kademeli olarak iyileşmesiyle ekonomik programın mutlak başarıya ulaşacağını dile getirdi.

"POPÜLİST POLİTİKALARLA EKONOMİ YÖNETİLEMEZ"

Ekonomi programının uygulanma sürecindeki maliyetlere de değinen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, enflasyonu düşürmenin sürdürülebilir büyüme ve kalıcı sosyal refah için hayati öneme sahip olduğunu belirtti. Muhalefetin popülist politikalarını eleştiren Yılmaz, gündelik polemikler ve altı boş vaatlerle ekonominin sağlıklı bir yere taşınamayacağını vurguladı. Geçmişte yaşanan acı tecrübeleri hatırlatan Yılmaz, asıl hedefin rasyonel ekonomi politikalarının getirdiği gelişimi sosyal adalet çerçevesinde tüm topluma yaymak olduğunun altını çizdi.

Türkiye'nin uyguladığı ekonomi modelinin temelinde dengeli büyümenin yattığını ifade eden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, tüketim ve yatırım arasındaki hassas teraziye dikkat çekti. Aşırı tüketimin tasarruf oranlarını düşürerek yatırımları tehlikeye attığını ve cari açığı tetiklediğini belirten Yılmaz, iç ve dış talebin dengelendiği bir yapının şart olduğunu anlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sıklıkla dile getirdiği yatırım, üretim, ihracat ve istihdam hedeflerine vurgu yapan Yılmaz, verimlilik artışının zamanla ücretlere ve kalıcı refaha olumlu yansıyacağını dile getirdi.

METROPOLLERDE KİRA SORUNU VE SOSYAL KONUT ÇÖZÜMÜ

Büyükşehirlerdeki artan yaşam maliyetleri ve kira sorununa ilişkin önemli değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, toplumun yaklaşık yüzde 28'inin kiracı olduğunu hatırlattı. Kiraların düşmesi için arzın hızla artırılması gerektiğine dikkat çeken Yılmaz, deprem bölgesinde hızla teslim edilen konutlarla birlikte kira fiyatlarında yaşanan belirgin düşüşü örnek gösterdi. Metropollerde de kitlesel sosyal konut projelerine hız verileceğini belirten Yılmaz, vatandaşlara önemli bir çağrıda da bulundu. Lüzumsuz yere çok büyük evler almak yerine daha fonksiyonel ve düşük maliyetli konutlara yönelmenin hem aile bütçesine hem de ülke ekonomisine tasarruf sağlayacağını, kullanmayan odaların dahi ciddi bir işletme maliyeti oluşturduğunu vurguladı.

AK Parti iktidarları döneminde hayata geçirilen dev projelerin vatandaşlardaki beklenti çıtasını oldukça yükselttiğine işaret eden Yılmaz, eskiden büyük başarı sayılan duble yol ve modern hastane gibi hizmetlerin artık sıradan bir beklenti haline geldiğini söyledi. Türkiye'nin gelişmekte olan bir ülke sıfatıyla Avrupa Birliği ortalamalarına hızla yaklaştığını belirten Yılmaz, 2002 yılında Avrupa'nın kişi başına düşen gelirinin üçte biri seviyesinde olan Türkiye'nin bugün yüzde 70'ler bandına ulaştığını kaydetti. Süper lig olarak tanımladığı "Türkiye Yüzyılı" hedefine ulaşmak için yapay zeka, sağlık endüstrileri ve enerji gibi alanlarda da savunma sanayiindeki başarının yakalanması gerektiğini ifade etti.

ENFLASYONDA ASIL HEDEF YENİDEN TEK HANE

Vatandaşın en çok merak ettiği konulardan biri olan enflasyon hedeflerine dair net mesajlar veren Yılmaz, bölgesel savaşlar ve küresel krizler nedeniyle bu yılki enflasyon hedeflerinde bir miktar sapma yaşandığını ifade etti. Merkez Bankası'nın güncel verileri ışığında gelecek dönem için enflasyonu yüzde 20'nin altına çekmeyi planladıklarını belirten Yılmaz, asıl ve kalıcı hedefin yeniden tek haneli rakamlara ulaşmak olduğunu müjdeledi. Otomotiv ve beyaz eşya gibi temel tüketim mallarında fiyat artışlarının şimdiden hız kestiğini belirten Yılmaz, hizmet sektöründeki katılıkların da aşılmasıyla ve oranın yüzde 20'nin altına inmesiyle birlikte vatandaşın günlük hayatta bu ekonomik rahatlamayı çok daha net hissedeceğinin altını çizdi.

''O GECE EN BÜYÜK İHANETTİR''Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: 15 Temmuz gecesi tarihimizin en büyük ihanet girişimlerinden biriyle karşı karşıya kaldık. pic.twitter.com/AbTnxHFCaF

— Star Gazetesi ���� (@stargazete) July 12, 2026

15 TEMMUZ DARBELER PARANTEZİNİ KAPATTI

Hain darbe girişiminin 10. yılına yaklaşırken 15 Temmuz'un tarihi önemine ve vesayet odaklarına karşı elde edilen zafere değinen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye'nin darbeler tarihine vurgu yaptı. 15 Temmuz direnişinin, 1960 darbesiyle açılan karanlık parantezi kapattığını belirten Yılmaz, vesayetçi yapıların büyük oranda tasfiye edildiğini söyledi. Uyanık olmanın ve rehavete kapılmamanın öneminin altını çizen Yılmaz, demokrasinin her an korunması gereken bir değer olduğunu hatırlattı. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin bombalanmasının tesadüf olmadığını ifade eden Yılmaz, bu mekanların doğrudan milli iradeyi temsil ettiğini ve darbecilerin zihniyetindeki milli irade düşmanlığının en somut göstergesi olduğunu vurguladı.

"DARBE ANAYASASI UTANCINDAN KURTULMALIYIZ"

Türkiye'nin sivil ve demokratik yeni bir anayasaya olan ihtiyacına da geniş yer ayıran Yılmaz, 12 Eylül darbesinin ardından millete dayatılan anayasa ile yönetilmenin büyük bir ayıp olduğunu ifade etti. Yeni dönemin, yapay zeka ve değişen dünya dengeleri gibi unsurlarla şekillendiğini belirten Yılmaz, Türkiye'nin gelecek perspektifini yansıtacak, sivil bir anayasaya ihtiyacı olduğunu dile getirdi. Kendi başkanlığında AK Parti mutfağında yirminin üzerinde toplantı gerçekleştirdiklerini açıklayan Yılmaz, bu sürecin tek bir partinin tekelinde olamayacağını belirterek muhalefete çağrıda bulundu. İlgili tüm kesimlerin meclis çatısı altında bir araya gelerek en geniş mutabakatı sağlaması gerektiğini ve Türkiye'nin eninde sonunda bu sivil anayasayı başaracağını vurguladı.

"TERÖRSÜZ TÜRKİYE" İÇİN KRİTİK AŞAMA

"Terörsüz Türkiye" ve "Terörsüz Bölge" hedeflerinin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı vizyonunun temel taşlarından biri olduğunu belirten Yılmaz, iç cephenin güçlendirilmesinin hayati önem taşıdığını söyledi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin siyasi hesap gütmeden, ülkenin geleceği için yaptığı cesur çıkışın sürece büyük bir ivme kazandırdığını kaydetti. Mecliste kurulan ve büyük ölçüde ortak bir tutum sergileyen komisyonun çalışmalarını takdirle karşıladığını belirten Yılmaz, artık kritik bir aşamaya gelindiğini müjdeledi. Meclis kapanmadan önce, terör örgütünün silah bırakmasını ve illegal yapıların tasfiyesini öngören yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi için büyük bir gayret gösterildiğini ifade etti. Türkiye'nin terör yüzünden bugüne kadar 2 trilyon doların üzerinde ekonomik kayıp yaşadığını hatırlatan Yılmaz, ayağındaki prangalardan kurtulan bir Türkiye'nin kalkınma ve demokratikleşme yolunda çok daha hızlı ilerleyeceğinin altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: Terörsüz bir Türkiye çok daha hızlı bir şekilde kalkınma sürecinin gelişeceği ve demokratik standartları yükseltmek içinde çok daha elverişli bir atmosferin oluşacağı bir Türkiye demektir pic.twitter.com/HOT9KdQmNH

— Star Gazetesi ���� (@stargazete) July 12, 2026

TERÖRÜN BİTİŞİ EN ÇOK DOĞU VE GÜNEYDOĞU'YA YARAYACAK

Terör belasının en büyük bedelini, can kayıpları ve durma noktasına gelen yatırımlar nedeniyle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinin ödediğini belirten Yılmaz, terörsüz bir ortamdan en büyük faydayı da yine bu bölge halkının göreceğini söyledi. Yaylaların yeniden şenleneceğini, yatırımların artacağını ve turizmin canlanacağını belirten Yılmaz, Mardin, Diyarbakır, Gaziantep ve Şanlıurfa gibi illerde bu olumlu rüzgarın şimdiden hissedilmeye başlandığını ifade etti. Kalkınma Yolu, Zengezur Koridoru ve bölgedeki diğer stratejik entegrasyon projeleriyle birlikte, yıllardır güvenlik endişeleri yüzünden kullanılamayan muazzam bir coğrafi potansiyelin artık tüm Türkiye'nin ve özellikle bölge gençlerinin hizmetine sunulacağını dile getirdi.

Toplumsal barış, eşit vatandaşlık ve Cumhuriyetin temel değerlerine ilişkin samimi değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, Cumhuriyetin özünde "fırsat eşitliği" olduğunu vurguladı. Hangi etnik kökenden, inançtan veya sosyoekonomik gruptan gelirse gelsin, her gencin "çalışırsam başarırım" inancına sahip olmasının Cumhuriyetin en büyük kazanımı olduğunu belirtti. Yüzyıllar boyunca farklılıkları bir zenginlik olarak görerek bir arada yaşama kültürü inşa eden atalarımızın bu vizyonunun bugün de sürdürülmesi gerektiğini söyleyen Yılmaz, kimlik siyasetine karşı uyarılarda bulundu. Herkesin kimliğinin baş tacı olduğunu, ancak bu kimliklerin araçsallaştırılarak toplumda kutuplaşma ve gerilim yaratılmasına asla müsaade edilmemesi gerektiğini vurgulayarak Türkiye Yüzyılı'nda bu birliktelik ruhunun daha da güçleneceğini ifade etti.