Dışişleri Bakanlığı'ndan, Kırım Tatar ve Çerkes sürgünlerini anma mesajı

Dışişleri Bakanlığı'ndan, Kırım Tatar sürgününün 80'inci, Çerkes Sürgünü'nün 160'ıncı yılı vesilesiyle paylaşılan mesajda, "Kırım Tatarlarının ve Kafkasya'nın kardeş halklarının acılarını paylaşıyor ve hatıralarını saygıyla yad ediyoruz." ifadesi kullanıldı.

18 Mayıs 2024 Cumartesi 17:23
Güncel Haberleri

DHA

Dışişleri Bakanlığı, Kırım Tatar Türkleri sürgününün 80'inci yılı ve Çerkes Sürgünü'nün 160'ıncı yılını hatırlatarak, Türkiye'nin Kırım Tatarları ve Kafkasya'nın kardeş halklarının acısını paylaştığını açıkladı.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, "Kırım Tatar Türk halkının 18 Mayıs 1944'te Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği tarafından sürgüne gönderilmesinin 80'inci yıl dönümünü hüzün ve teessürle hatırlıyoruz. 80 yıl önce bugün, yüz binlerce Kırım Tatarı ana vatanlarından zorla çıkartılarak çeşitli ülkelerdeki çalışma kamplarına sürülmüş; maruz kaldıkları gayriinsani koşullardan dolayı yaşlı, çocuk ve kadın çok sayıda kişi hayatını kaybetmiştir.

"KIRIM TATAR HALKININ GASP EDİLEN HAKLARI İADE EDİLMEMİŞ, ACILARI DİNMEMİŞTİR"

Üzerinden 80 yıl geçmiş olmasına rağmen Kırım Tatar halkının gasp edilen hakları iade edilmemiş, acıları dinmemiştir. Kırım'ın hukuk dışı ilhakı yeni acılara kapı aralamıştır. Türkiye, geçmişte olduğu gibi bundan sonra da kimliklerinin korunması; güvenlik, refah ve esenliklerinin sağlanması için Kırım Tatarlarının yanında olmaya devam edecektir" ifadelerine yer verildi.

"KIRIM TATARLARININ VE KAFKASYA'NIN KARDEŞ HALKLARININ ACILARINI PAYLAŞIYORUZ"

Çarlık Rusya'sı tarafından Kafkasya bölgesinde yaşayan Çerkeslere yönelik sürgünün de 160'ıncı yılı olduğuna dikkat çekilerek, "Çerkes Sürgünü, Türkiye'nin üzüntüyle hatırladığı bir başka trajedidir. Bundan 160 yıl önce 21 Mayıs'ta Kafkasya halkları çok ağır şartlar altında ana vatanlarını terk etmek zorunda bırakılmış ve çok sayıda insan hayatını kaybetmiştir. Kırım Tatarlarının ve Kafkasya'nın kardeş halklarının acılarını paylaşıyor ve hatıralarını saygıyla yad ediyoruz" denildi.