Evlat acısıyla geçen 10 yıl! 100 yaşındaki anne, 3 şehidinin arkasından ağıt yakıyor

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimine engel olabilmek için Kızılcahamam'dan Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne giden iki oğlu ile damadını burada şehit veren 100 yaşındaki Muzaffer Gülşen, 10 yıldır şehitlerinin yasını tutuyor.

13 Temmuz 2026 Pazartesi 11:29
Güncel Haberleri

AA



15 Temmuz gecesi darbeye karşı koymak için Kızılcahamam'dan Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne gelen Mehmet Gülşen, kardeşi Hakan Gülşen ile iki kardeşin kuzeni ve eniştesi Lütfi Gülşen darbeciler tarafından F-16'dan atılan bombayla şehit oldu.

İki oğlunu ve damadını şehit veren 100 yaşındaki Muzaffer Gülşen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yıllar geçse de acısının ilk günkü gibi kaldığını söyledi.

"SENELER GEÇTİ, ACI GEÇMİYOR"

15 Temmuz gecesi yaşananları ve çocuklarının şehadet haberini aldığı anı anlatan Gülşen, "Şuralara çarptım kendimi, ne yapacağım acı haberi duyunca yavrum. O acı duruyor işte, hiç silinmiyor duruyor. Seneler geçti, acı geçmiyor." diye konuştu.

Şehit annesi Gülşen, torunlarının babaları şehit olduğunda yaşlarının küçük olduğunu, aradan geçen 10 yılla birlikte büyüyüp okuduklarını anlatarak, "İyiler, rahatlar ama acı büyük, unutamayız. Kızları küçüktü daha. Babalarının öldüğü sene okula gidemediler. Küçükler büyüdüler, yürüdüler, evlendiler, çıktılar. Ölene oluyor kaderlik." dedi.

TOPRAĞA 3 ŞEHİT VERDİ

Verdiği 3 şehidin ardından, "10 yıl oldu da yavrum şimdi çürümüş. Mezarının başında güller açılmış. Kekliği palazdan yavrum ne tez seçilmiş. Ninni yavrum ninni." ağıdını yakan Gülşen, acılara da dayandıklarını söyledi.

"BİZE VATAN HEDİYE ETTİLER"

Muzaffer Gülşen'in kızı ve şehit Lütfi Gülşen'in eşi Menzile Gülşen ise 10 yılda çok şey yaşandığını ama acılarının hala ilk günkü gibi taze olduğunu belirterek, "Onların çok güzel yerlerde olduğunu biliyoruz. Bize vatan hediye ettiler. Yavruları büyüdü, onlar, şehit çocukları, kahraman çocukları." dedi.

"Yeniden dünyaya gelsem yine şehit eşi olurum." diyen Menzile Gülşen, "Şehitlerimiz Peygamber Efendimizin komşusu oldu. En güzeli de vatan hediye ettiler bize. O acı bizimle yaşıyor, hiç geçmedi, bugün olmuş gibi her gün. Tabii özel günler çok zor. Bayramlarda onlar eksik. Çocukların düğünü oluyor, yaş günü oluyor." ifadelerini kullandı.

Menzile Gülşen, aradan geçen 10 yılda hiç yalnız bırakılmadıklarını, devletin sadece 15 Temmuz'da değil her zaman yanlarında olduğunu vurgulayarak, "Allah, devletimize zeval vermesin. 15 Temmuz'da daha özenli gelip giderler ama her zaman arkamızda oldular. Yalnız kalmadık. Acımızı gelenle gidenle atlatmışız. Sonradan kendi kendimize düşündük, nasıl dayandık, bu günler nasıl geçti diye. Allah, razı olsun." değerlendirmesini yaptı.

"GECELERİ UYUMADIĞINDA AĞIT YAKIYOR"

Şehit kapısının her zaman herkese açık olduğunu vurgulayan Menzile Gülşen, acılarını gelen giden, eş dost ve devlet büyüklerinin desteğiyle hafiflettiklerini söyledi.

Menzile Gülşen, annesi Muzaffer Gülşen'in gündüzleri misafirleriyle ilgilendiğini belirterek, "Ağıtları var onun, böyle geceleri uyumadığında ağıt yakıyor." ifadesini kullandı.

Annesinin torunlarına çok düşkün olduğunu, özellikle küçük oğlu Hakan'ın kızlarına ayrı bir sevgi beslediğini anlatan Menzile Gülşen, "Onları gördüğü zaman bambaşka olurdu. Şimdi şehit çocuğu oldular, bu da bizim için ayrı bir gurur. Aile olarak el ele verdik, acımızı içimizde farklı bir güce dönüştürdük." dedi.

Menzile Gülşen, 15 Temmuz'un unutulmamasını, gençlere çok iş düştüğünü ve yaşananların iyi bilinmesi gerektiğini belirterek,"15 Temmuz'un unutulmaması lazım. Onlar, silahsız kahraman, canlarıyla bu vatanı kurtardılar. Bundan sonraki nesillere çok iş düşüyor. Onlar da çok akıllı olacak, o hainlere kanmayacak. Bizimkiler, bayrağı emanet verdi." diye konuştu.