“Hoca” kod adlı elebaşı dosyada: Sahte belge davasında yeni aşama

Bazı kamu kurumlarında yöneticilere ait e-imzalar kullanılarak sahte belge düzenlendiği iddiasıyla açılan davada yargılama devam etti. Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, aralarında örgüt elebaşı olduğu öne sürülen "Hoca" kod adlı Ziya Kadiroğlu'nun da bulunduğu 29 tutuklu sanık ile tutuksuz sanıkların bir kısmı ve avukatları katıldı.

16 Ocak 2026 Cuma 18:01
Güncel Haberleri

AA



Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, aralarında elebaşı Ziya Kadiroğlu'nun da bulunduğu 29 tutuklu sanık ile tutuksuz sanıklardan bazıları ve taraf avukatları katıldı.

Hakim, aynı suçtan 123 kişi hakkında hazırlanan iddianamenin, mevcut dava dosyasıyla birleştirilmesine karar verildiğini hatırlatarak birleştirilen dosya kapsamında savunmalarını yapmak üzere sanıklara söz verdi.

Tutuksuz sanık Abdullah Bahçeci, dosyada adı geçen kimseyi tanımadığını, söz konusu belgeye 3 yıl eğitim alarak sahip olduğunu savunup beraatini istedi.

Tutuklu sanık Enver Yılmaz ise Ziya Kadiroğlu'nun ayda bir Ankara'ya geldiğinde kendisinin evinde kaldığını belirterek şu beyanda bulundu:

"Son 3 ziyaretinde bana esprili bir dille, 'Belediye başkan adayı oldunuz, encümen adayı oldunuz ancak diplomanız yok, sana diploma ayarlayalım.' dedi. Ben de 'Hocam öyle şey olur mu, okulsuz diploma olur mu, yap da görelim dedim.' Bir ay sonra tekrar geldiğinde telefonumu istedi. Sistemi açıp diploma gösterdi. Ben de telefonu aldım fırlattım. Kızdım ona. 'Ben topluma mal olmuş bir insanım, bu işler bana zarar verir, derhal silmeni istiyorum' dedim. O da hemen sildiğini söyledi. Daha sonra baktığımda sistemden silinmişti diploma."

Tutuksuz sanık Ali Çiçekli, evini "home ofis" olarak kullanması için Ziya Kadiroğlu'na verdiğini, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini ve kendisinin kimlik bilgileri habersizce alınarak işlem yapıldığını öne sürdü.

Başka bir dosyadan tutuklu sanık Velat Çelikten, suçlamaları kabul etmediğini söyleyerek "Açıköğretimde 3 dersim kalmıştı, denklik yapıldığı söylendi, bağış yapmam istendi. A.D'ye para gönderdim. Tek bildiğim budur." beyanında bulundu.

Tutuklu sanık Zeynep Karacan ise üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini, yaşananlarla bir ilgisi olmadığını savundu.

Tutuklu sanık Abdurrahim Dursun da herhangi bir örgüt içerisinde bulunmadığını ve dosyadaki kimseyi tanımadığını ileri sürerek "7 Ekim'den beri aynı ifadelerimi tekrar ediyorum. Ben sosyal medyadan paylaşım bile yapamam. Bir şey paylaştığım zaman kızıma söylerim. Ben kimseden para almadım. Mağdur durumda olan benim, ancak içeride olan da benim. Tahliyemi istiyorum." dedi.

Diğer sanıklar da üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmeyerek mahkemeden tahliye ve beraat istedi.

Sanık avukatları da önceki beyanlarını tekrar ederek müvekkillerinin tahliyesini istedi.

Beyanların ardından görüşü sorulan Cumhuriyet savcısı, delillerin karartılma ihtimali göz önünde bulundurularak sanıkların mevcut hallerinin devamını talep etti.

Ara kararını açıklayan mahkeme, tüm sanıkların mevcut halinin devamına hükmederek duruşmayı 10 Nisan'a erteledi.

İDDİANAMEDEN

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 134 sanık hakkında "ÖSYM Kanunu'na muhalefet", "resmi belgede sahtecilik", "bilişim sistemine girme" ve "verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme" suçlarından 6 yıldan 45 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti.

Öte yandan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, aynı suçlardan 65 kişi hakkında da iddianame hazırlayıp Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesine göndermişti.

Ayrıca Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca e-imzalarıyla sahte belge düzenlemesine ilişkin 3. dalga operasyon kapsamında aynı suçlardan hazırlanan aralarında elebaşı olduğu belirtilen "Hoca" kod adlı Ziya Kadiroğlu'nun da bulunduğu 123 sanık hakkındaki bir diğer iddianame de mevcut dosyayla birleştirildi.

Gelinen aşamada dosyadaki sanık sayısı 322'ye yükseldi.