Kahire'de 4'lü zirve: ABD-İran mutabakatı memnuniyetle karşılandı

Türkiye, Pakistan, Mısır ve Suudi Arabistan dışişleri bakanları, ABD ile İran arasında 18 Haziran'da varılan mutabakat zaptını memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, bunu bölgede tansiyonun düşürülmesi ve savaşın durdurulmasına yönelik atılan "yapıcı bir adım" olarak değerlendirdiklerini vurguladı.

21 Haziran 2026 Pazar 12:44
Güncel Haberleri

AA



Mısır'ın başkenti Kahire'de düzenlenen toplantıya, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan ve Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar katıldı.

Görüşmede, bölgesel gelişmeler konusunda istişarelerde bulunulması ve ABD ile İran arasında varılan savaşın durdurulmasına yönelik mutabakatın uygulanma sürecinin değerlendirilmesi amaçlanıyor.

Toplantı, ABD ile İran arasında İsviçre'de yapılması beklenen yeni müzakere turu öncesinde gerçekleştiriliyor.

Dört ülke arasındaki ilk toplantı, 20 Mart 2026'da Riyad'da düzenlenmiş, bunu aynı ayın sonlarında İslamabad'da yapılan ikinci toplantı izlemişti.

Üçüncü toplantı ise 17 Nisan 2026'da Antalya'da gerçekleştirilmişti.

İran ile ABD, 14 Haziran 2026'da Pakistan'ın arabuluculuğunda yürütülen müzakereler sonucunda, savaşın sona erdirilmesi ve iki ülke arasındaki anlaşmazlıkların müzakere yoluyla çözülmesini öngören 14 maddelik bir anlaşmaya vardıklarını açıklamıştı.

"İslamabad Mutabakatı" olarak adlandırılan anlaşma, 18 Haziran 2026'da İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile ABD Başkanı Donald Trump tarafından elektronik ortamda imzalanarak yürürlüğe girmişti.

Mutabakat, savaşın sona erdirilmesine yönelik düzenlemelerin yanı sıra Hürmüz Boğazı'nın yeniden ulaşıma açılması ve İran'a yönelik ABD deniz ablukasının kaldırılması gibi maddeleri de içeriyor.

Tarafların gelecek dönemde İran'ın nükleer programı ve yaptırımların kaldırılması konularını kapsayan nihai bir anlaşmaya varılması amacıyla 60 gün sürecek müzakerelere başlaması bekleniyor.

4 ÜLKE MEMNUNİYETLE KARŞILADI

Dışişleri Bakanlığı, Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan dışişleri bakanlarının ortak açıklamasını yayımladı.

Açıklamada, bakanların Mısır'ın başkenti Kahire'de düzenlediği toplantının bölgesel ve uluslararası gelişmeler hakkında kapsamlı bir görüş alışverişi için fırsat sağladığına dikkati çekilerek, 4 ülke arasında bölgedeki barış, güvenlik, istikrar ve refahı desteklemek amacıyla devam eden istişare ve koordinasyonun önemi yeniden teyit edildi.

Bakanların ABD ile İran arasında varılan İslamabad Mutabakatı'nı memnuniyetle karşıladığı vurgulanan açıklamada, "Bakanlar, bu önemli gelişmeyi, gerilimi azaltmaya ve bölgesel güvenlik ile istikrarın yanı sıra enerji piyasaları, uluslararası denizcilik yolları, küresel tedarik zincirleri ve uluslararası ticaret için önemli riskler oluşturan çatışmayı sona erdirmeye yönelik yapıcı bir adım olarak değerlendirdi." ifadesine yer verildi.

Açıklamada, "bu tarihi sonuca" ulaşmadaki etkili çabaları nedeniyle Pakistan ve Katar'dan övgüyle bahsedilirken, Pakistan'ın bu süreçte bakanlarla sürdürdüğü yakın koordinasyon da takdir edildi.

Kalan sorunların kalıcı, doğrulanabilir ve karşılıklı olarak kabul edilebilir bir çözüm bulmayı amaçlayan müzakerelerin sonraki aşamasının hızlı ve başarılı bir şekilde sonuçlandırılmasının öneminin altı çizilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Bakanlar, bu tür çabaların, kolektif güvenliği güçlendirmek ve uzun vadeli bölgesel istikrarı teşvik etmek amacıyla, özellikle Körfez Arap Devletleri ile Levant bölgesinin güvenliği ve istikrarı konusunda bölge ülkelerinin endişelerini dikkate alması gerektiğini vurguladı."

Açıklamada, Orta Doğu'da barış, güvenlik ve istikrarın sağlanmasında Filistin davasının önemi bir kez daha teyit edilirken, işgal altındaki Gazze Şeridi, Batı Şeria ve Doğu Kudüs'teki insani ve siyasi duruma da özel önem verildiğine işaret edildi.

Ayrıca açıklamada, bakanların Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararları doğrultusunda bölgede adil, kapsamlı ve kalıcı barışın tesis edilmesi amacıyla, Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkına ve 4 Haziran 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin Devleti'nin kurulmasına yönelik desteklerini yineledikleri belirtildi.