HABER MERKEZİ
Kürt kadın diyerek anlattığı fıkra aslında sadece bir kesime yönelik aşağılayıcı üslup barındırmıyor. Sözde bir dönemin muktedir elitlerinin Anadolu insanının irfanına tepeden bakan anlayışının da şifrelerini içeriyor.
Rahmi Koç'un kıssadan hisse edasıyla gülerek anlattığı, adına da fıkra dediği bu utanç sahnesi aslında mizahi bir kılıfa büründürülmüş nefret söylemi olarak değerlendiriliyor.
BATI TÜRK AİLE YAPISININ KODLARIYLA OYNADI
Batı'nın küresel elitleri çeşitli argümanlar öne sürerek uzun yıllar Türk aile yapısının kodlarıyla oynadı. Doğum kontrol seferberliği gibi toplumsal aritmetiği dizayn etme gayretlerinde sponsor yine o elitlerin Türkiye'deki aparatları oldu.
Çeşitli bahanelerle Kürtler gibi, dindarlar gibi ezilmiş ve hor görülmüş kesimlerin karşısına işte bu elitler çıkarıldı. Amaç hem toplumun sinir uçlarını kaşımak hem de ideolojik saplantılarla kendi kültürünü yaşatmaya çalışan, kendi inancına sarılan toplumun benliğini elinden almaktı.
ARTIK DEVİR DEĞİŞTİ
Ancak devir değişti. Türkiye son 23 yılda yeniden Anadolu irfanıyla kucaklaştı. Balo salonlarında kadeh tokuşturularak yüceltilmeye çalışılan devlet, kendi özüyle buluştu. Doğu'nun, Güneydoğu Anadolu'nun ve İç Anadolu'nun dışlanmış mazlumları fikri iktidarı ele aldı.
KADINLARA SOSYAL HAYATTA HAK ETTİĞİ ALAN AÇILDI
Türkiye son süreçte sadece etnik ve mezhepsel ayrımcılıkların üzerine toprak atmadı, cinsiyet eşitsizliğine karşı da savaş açtı. Üreten, koruyan ve büyüten kadınları baş tacı yaptı. Kadınların kılık kıyafetleri üzerinden yargılandığı dönemlere ait tarih sayfaları kapandı. Kadınlara sosyal hayatta hak ettiği alan açıldı.
Şimdi Rahmi Koç'un fıkra diye dilinden dökülen bu söylem, en hafif tabirle nefret suçu olarak görülüyor. Kin, ayrımcılık ve etnikçiliğin vücut bulmuş hali olarak değerlendirilen ifadeler, diğerlerini kendisinden üstün gören jakoben kibrin küstah dili olarak nitelendiriliyor.
KOÇ'UN SÖZLERİNE TEPKİ ÜSTÜNE TEPKİ YAĞDI
İşte bu nedenle Koç'un sözlerine tepki üstüne tepki yağdı. Türkiye bu ayrımcılığı çoktan aşmış olsa da, eleştirilere göre Rahmi Koç bu değişimden nasibini almadı.
Tepkilerin ardından yargı da harekete geçti. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, söz konusu ifadelerle ilgili "halkın bir kesimine alenen hakaret" suçlamasıyla soruşturma başlattı.
Türkiye'de adaletin terazisinin artık herkes için işlediği vurgulanırken, soruşturma süreci kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.