NUH ALBAYRAK
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bölgedeki son gelişmeler üzerine Suudi Arabistan'ın ev sahipliğinde Riyad'da düzenlenen toplantıya katıldı.
Bakan Fidan daha sonrası resmi ziyaret kapsamında Katar'a geçti.
Bakan Fidan kritik toplantı sonrası aralarında Star Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Nuh Albayrak'ın da bulunduğu gazetecilerin sorularını cevapladı, değerlendirmelerde bulundu.
Bakan Fidan'ın açıklamaları şöyle:
RİYAD'DA YAPILAN TOPLANTI
Körfez ülkeleri bu toplantıyı tek bir gündemle organize ettiler: İran'ın bu ülkelere gerçekleştirdiği saldırılar konusunda bölge ülkelerinin değerlendirmelerini almak için yapıldı toplantı. Savaştan doğrudan veya dolaylı olarak etkilenen bütün bölge ülkeleri masa etrafındaydı. Ortak bir akıl araması amaçlıydı. Herkes durumun aciliyetini ortaya koydu. Tek gündem maddeli bir toplantıydı. Ortak açıklama da bunu yansıtıyor.
Biz ilkesel tutumumuzu sürdürüyoruz. Hem İsrail'in saldırganlığına ve yayılmacılığına hem de İran'ın savaşı bölgeye yaymaya yönelik eylemlerine karşı çıkıyoruz.
"İSRAİL'İN BU SAVAŞIN ORTAYA ÇIKMASINDAKİ ROLÜNÜ VURGULADIK"
Nitekim yalnızca İran gündemiyle organize edilmiş olsa da Riyad'daki toplantıda, İsrail'in bu savaşın ortaya çıkmasındaki rolünü vurguladık. Dahası İsrail'in bölgedeki yayılmacılığının yarattığı tehdide ortak açıklamada değinilmesini sağladık.
"İSRAİL'İ EN BAŞINDAN BERİ EN GÜÇLÜ ŞEKİLDE ELEŞTİREN ÜLKE TÜRKİYE OLMUŞTUR"
Zaten her platformda bu eleştirilerimizi en üst düzeyde dile getiriyor, adımlarımızı atıyoruz. İsrail'i en başından beri en güçlü şekilde eleştiren ülke Türkiye olmuştur.
"ARAKÇİ ARADI, TEPKİMİZİ İLETTİK"
Toplantıdan hemen önce İran Dışişleri Bakanı Arakçi aradı. Ona da bizim bu konudaki tepkimizi ilettik. Körfez ülkelerini zor durumda bırakmanın İran'a fayda sağlamayacağını hep söylüyoruz. Körfez ülkelerine saldırarak bu ülkelerin ABD'ye baskı uygulamasını beklemek stratejik olarak da taktik olarak da doğru değil. Aksine İran bu ülkelerle kalıcı bir husumetin zeminini hazırlamış oluyor.
ASKERİ KARŞILIK GELİR Mİ?
Körfez ülkeleri yoğun saldırı altında bulunuyor. Bu savaşta İran'ın kendilerini neden hedef aldığını sorguluyorlar. Bizim bu savaşın çıkışıyla bir ilgimiz yok, o başka bir konu diyorlar. Bize yapılan saldırı haksız bir saldırı ve bu saldırıya karşı cevap vermemiz gerekiyor diyorlar.
Körfez ülkeleri hava sahalarını ve ülkelerindeki üsleri İran'a karşı kullandırmayacaklarını en başta deklare ettiler. "Biz bu savaşın parçası değiliz" diyorlar. Ayrıca İran'ın askeri üsler dışında sivil altyapıya da ekonomik hedeflere de saldırı yaptığını, bunun kasıtlı olduğunu söylüyorlar.
"SON UYARILARINI YAPTILAR"
Biz başından beri uyarıyoruz. Körfez ülkeleri mevcut durumun devam etmesi halinde karşı önlem almak zorunda kalacaklarını söylüyorlar. Bu toplantıda biraz da bu konudaki son uyarılarını yaptılar. Son yoğun saldırılar da bunu tetikledi. Risk arttı.
Bu durumun tüm bölgeyi içine çekecek uzun süreli bir savaşa doğru gitmesini biz hiçbir şekilde arzu etmiyoruz. Savaşın bir an önce sona ermesi için dün Riyad'da yapılan toplantı gibi başta bölgesel girişimler olmak üzere tüm diplomatik zeminleri kullanmaya devam edeceğiz.
"TÜRKİYE'NİN SESİNE VE GÖRÜŞÜNE NE KADAR İHTİYAÇ DUYULDUĞUNU GÖRÜYORUZ"
Maalesef başından beri yaptığımız bütün analizlerin doğru çıkması bizi üzüyor. Bir taraftan da geleceğe yönelik daha sağlıklı atmak için Türkiye'nin sesine ve görüşüne ne kadar ihtiyaç duyulduğunu görüyoruz.