ODTÜ'den COP31 için iklim eylem planı hazırlığı: Karbon hedefimiz için önemli bir fırsat

Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) İklim Değişikliği ve Sürdürülebilir Kalkınma Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Deniz Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Barış Salihoğlu, COP31'in Türkiye için bölgesel denizlerde iklim işbirliklerini güçlendirme ve sıfır karbon hedeflerine hız kazandırma açısından önemli bir fırsat olduğunu söyledi.

14 Mayıs 2026 Perşembe 11:08
Güncel Haberleri

AA



Türkiye'nin COP31 sürecindeki 9 tematik önceliğinden biri olan okyanus ve deniz ekosistemlerinin korunması kapsamında bölgesel denizlerde iklim krizine karşı işbirliklerinin güçlendirilmesi hedefleniyor.

Prof. Dr. Barış Salihoğlu, AA muhabirine, bu hedefin Türkiye için çok büyük fırsat olduğunu, bunun doğru değerlendirilmesi durumunda COP süreçlerine katkının kalıcı hale getirilebileceğini söyledi.

COP31 hazırlıklarını ODTÜ bünyesindeki ODTÜ İklim Merkezi'nde sürdürdüklerini kaydeden Salihoğlu, bu kapsamda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile çeşitli başlıklarda ortak çalışmalar yürüttüklerini belirtti.

Salihoğlu, şöyle devam etti:

"COP31 hazırlıkları kapsamında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile yapılan istişare toplantılarında, bölgesel denizler üzerine bir inisiyatif oluşturulmasını önerdik. Antalya'da, Akdeniz kıyısında yapılacak bir COP'ta denizlerin daha görünür olması son derece önemli. Daha önce COP gündemlerinde okyanus ve denizler sınırlı yer buldu. Son iki konferansta bu alan daha fazla öne çıktı. COP31'de ise 9 ana temadan biri doğrudan okyanuslar ve denizler olarak belirlendi. Bu, bizim için çok önemli. Türkiye açısından bölgesel denizler konusunda somut aksiyonlar geliştirmek ve bunları uluslararası ölçekte ilerletmek için ciddi fırsat var. Akdeniz, Karadeniz ve çevre denizlerde iklim etkilerine karşı yeni işbirlikleri geliştirebiliriz."

ÜNİVERSİTELERE DÜŞEN GÖREVLER

Salihoğlu, ODTÜ olarak yalnızca COP31'e değil, bundan sonraki COP süreçlerine de sürekli katkı sunacak bir yapı kurmayı hedeflediklerinden ve bu kapsamda çeşitli uluslararası ortaklıklar geliştirdiklerinden bahsetti.

COP toplantılarının artık yalnızca ülkelerin müzakere yürüttüğü platformlar olmaktan çıktığını ifade eden Salihoğlu, "Artık burada üniversitelere de sivil toplum kuruluşlarına da özel sektöre de yer var. Her ne kadar eleştirilen yönleri olsa da COP'lar bugün iklim konusunda en önemli küresel organizasyon. Türkiye'de yapılacak olması üniversiteler açısından da yeni sorumluluklar doğuruyor. Üniversitenin görevi sadece bilgi üretmek değil, toplumla ve sanayiyle köprü kurmak, bilgi birikimini eyleme dönüştürmektir." diye konuştu.

Salihoğlu, COP31'de yalnızca strateji ve hedeflerin değil, doğrudan uygulamaya dönük adımların öne çıkmasının beklendiğini, bakanlığın da bu yönde irade ortaya koyduğunu belirterek, "Sadece fikirlerin konuşulduğu değil, uygulamaların hayata geçirildiği bir COP olması yönünde yaklaşım var. Bu çok kıymetli." değerlendirmesinde bulundu.

ODTÜ'nün enerji, şehirler, tarım, gıda, ulaşım ve denizcilik gibi birçok başlıkta COP31 sürecine teknik katkı sunduğunu, geliştirdikleri İklim Elçileri Programı'nın da COP31'de yer almasının gündemde olduğunu bildiren Salihoğlu, gönüllü öğrencilerin konferansta aktif rol almasının planlandığını aktardı.

ODTÜ'NÜN İKLİM EYLEM PLANI

Hazırladıkları İklim Eylem Planı'nı COP31'de tanıtmak istediklerini, bunun mevcut üniversite planları arasında en gelişmiş örneklerden biri olduğunu söyleyen Salihoğlu, plan kapsamında enerji kullanımı, atık yönetimi, kampüsün karbon salımları, binaların iyileştirilmesi, ulaşım sistemleri, su yönetimi ve gıda başlıklarının ele alındığı bilgisini paylaştı.

Salihoğlu, "Tüm bu alanlarda sıfır karbona doğru ilerleyen bir kampüs modeli oluşturuyoruz. Öğrencisinden akademisyenine, çalışanından yöneticisine kadar herkesin katkı sunduğu, yüksek katılımlı bir eylem planı ve bu yönüyle çok güçlü. Ayrıca, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile uyumlu olarak hazırlandı." şeklinde konuştu.

Türkiye'nin iklim değişikliğinden ciddi şekilde etkilenecek ülkeler arasında yer aldığını, COP31'in bu nedenle daha da kritik hale geldiğini vurgulayan Salihoğlu, toplumda iklim krizine ilişkin farkındalığın artırılması, somut politikaların geliştirilmesi ve uzun vadeli altyapının kurulması açısından konferansın tarihi önem taşıdığını ifade etti.

Prof. Dr. Salihoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bu COP yapılacak ve bitecek ancak burada kazanılacak tecrübe, kurulacak altyapı ve geliştirilecek işbirlikleri sayesinde Türkiye sonraki COP süreçlerine de daha güçlü ve kalıcı katkı verebilir. Aynı zamanda ülkemizi sıfır karbon hedefine taşıma yolunda çok önemli bir eşik olabilir. İklim müzakerelerinde en büyük sorun, kararların uygulamaya geçirilememesi. COP'larda çok sayıda karar alınıyor ancak uygulama düzeyi düşük kalabiliyor. Türkiye'de yapılacak COP31'in farkı, bu kararları sahaya yansıtabilmesi olmalı."