AA
TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonunda (KEFEK), "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Kurumsal Uyumun Güçlendirilmesi: İç Anadolu Örneği" özel raporu görüşüldü.
Komisyon, AK Parti Sakarya Milletvekili Çiğdem Erdoğan başkanlığında toplandı.
Erdoğan, toplantının açılışında, kadın erkek fırsat eşitliğinin sadece kağıt üzerinde kalmayıp hayatın her alanında tesis edilmesi için çalıştıklarını belirtti.
Şiddetle mücadelede topyekun hareket etmenin önemine dikkati çeken Erdoğan, bu mücadelenin ancak devletin tüm birimlerinin eşgüdümlü çalışmasıyla başarıya ulaşabileceğini anlattı.
Erdoğan, Komisyonda görüşülen raporun çalışmalarına önemli bir altlık oluşturacağını belirterek, "İç Anadolu örneği üzerinden sunulacak bu rapor, uygulamadaki sıkıntıların yerinde görülmesi ve bu sıkıntılara ilişkin somut politikalar üretilmesi noktasında bizler için rehber niteliğinde olacak bir rapor." diye konuştu.
Erdoğan'ın konuşmasının ardından, Çocuk ve Kadın Haklarından Sorumlu Kamu Denetçisi Fatma Benli Yalçın, Kamu Denetçiliği Kurumunun 9 ilde saha çalışması olarak gerçekleştirdiği "Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Kurumsal Uyumun Güçlendirilmesi: İç Anadolu Örneği" özel raporu hakkında sunum yaptı.
Yalçın, kadına yönelik şiddetle mücadelede önce saha çalışması yaparak mevcut sorunları tespit etmeyi, daha sonra da bu konuda çözüm önerileri sunmayı hedeflediklerini aktardı.
Kadına yönelik şiddetin sloganlarla çözülemeyeceğine işaret eden Yalçın, "Demek ki bizim zihniyeti, algıyı değiştirmemiz gerekiyor. Bütün dünyada şiddet var, kadınlar öldürülüyor ama bizim ülkemizde olmamalı. Biz, bu gerçekten yola çıktık." ifadelerini kullandı.
Bu kapsamda İç Anadolu Bölgesi'ndeki 8 il ile İstanbul'da saha çalışması yaptıklarını dile getiren Yalçın, ilgili birçok kurum ve kuruluşla görüşerek hazırladıkları raporda 40 tespit ile öneriye yer verdiklerini bildirdi.
Raporda yer alan tespitlere ilişkin bilgi veren Yalçın, "Bu raporda tespit ettiğimiz, beni çok şaşırtan konulardan bir tanesi şuydu; cinayete maruz bırakılan kadınların yüzde 88'inin koruma kararı yok. Bu, kadınların müracaat etmediğini gösteriyor. Kadınları öldürülen erkeklerin yüzde 73'ünün sabıkası var." ifadelerini kullandı.
"ELEKTRONİK KELEPÇE BİR İKİ İSTİSNA DIŞINDA KADINI KORUYAN BİR SİSTEM"
Yalçın, kadına yönelik şiddetin önlenmesinde elektronik kelepçe uygulamasının önemine işaret ederek, "Elektronik kelepçe, metroda çekmeme, sinyal sorunu gibi bir iki istisna dışında kadını koruyan bir sistem." dedi.
Kadın cinayetlerinde kullanılan silahların yüzde 84'ünün ruhsatsız silahlar olduğuna dikkati çeken Yalçın, ruhsatsız silahla mücadele konusunda bir yasa teklifine ihtiyaç olduğunu aktardı.
Yalçın, yükseköğretimle maddi varlığın kadının tekrar tekrar şiddet görmesini engelleyen faktörler arasında yer aldığına değindi.
Aile desteğinin kadına yönelik şiddeti azaltan bir faktör olduğunun altını çizen Yalçın, "Güçlü aile desteği olduğu zaman kişi, otokontrol mekanizmasını devreye sokuyor çünkü biliyor ki bunun bir karşılığı olacak. Eşinin, eski eşinin, sevgilinin ailesi onu bir yaptırıma tabi tutacak." sözlerini sarf etti.
Yalçın, koruma kararının kadın için önemli bir destek olduğunu belirterek, bu konuda Kadın Destek Uygulaması'nın (KADES) yaygınlaştırılmasının önemine vurgu yaptı.
KADINA VE ÇOCUĞA ŞİDDET SAHNESİ İÇEREN YAPIMLARA "YASAKLAMA" TALEBİ
Kadına yönelik şiddet konusunda zihniyet değişikliğinin de gerektiğini belirten Yalçın, zihniyet değişikliğinde medyanın önemine değindi.
Bazı televizyon dizilerinde ve filmlerde kadına yönelik şiddetin normalleştirildiğini anlatan Yalçın, "Bunun kesin olarak yasa ile yasaklanması gerekiyor. Kadına ve çocuğa şiddet sahnelerinin olmaması gerekiyor. Nasıl 18 milyon öğrencinin bulunduğu okullarda hayal edilemiyor, düşünülemiyor, televizyonlarda da bunun görüntüsünün olmaması gerekiyor." dedi.
Nüfusu 100 bini geçen belediyelerin normalde kadın konukevi açması gerektiğini ancak bunun uygulamada yeterince karşılık bulmadığını da aktaran Yalçın, "Belediye Kanununda değişiklik yapmak suretiyle belediyelerin konukevi açması, konukevi açmıyorsa da bir yer tahsis etmek suretiyle Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına devretmesi ve maddi imkanlarının sağlanması, daha da önemlisi, bu maddenin uygulanması için bir yaptırıma bağlı olmasının ifade edilmesi gerekiyor." diye konuştu.
Yalçın, hükümlülerin farklı sebeplerle izin alarak çıktıklarında da kadın cinayeti işleyebildiğini anımsatarak, kişi hakkında koruma kararı olması durumunda cezaevinden çıkan şahsın elektronik kelepçeyle takip edilmesi önerisinde bulundu.
Şiddetin önlenmesinde yalnızca mağdura yönelik değil, faile yönelik çalışmaların da yapılması gerektiğini söyleyen Yalçın, "Diğer tarafı da en azından bilgilendirmek, ona bir ayna tutmak gerekiyor. Bunu, faili haklı görmek anlamında söylemiyorum." diye konuştu.
ANLAŞMALI OLMAYAN BOŞANMALARDA "AİLE DANIŞMANLIĞI" ÖNERİSİ
Yalçın, boşanma davalarının bölge adliye mahkemelerinde çok uzun sürebildiğini aktararak, bu süreçte kadına yönelik şiddet olaylarının arttığını dile getirdi.
Bazı davaların 7-8 yıl sürebildiğine işaret eden Yalçın, şunları kaydetti:
"8 sene sürdüğünde iki taraf açısından da hayatlarında başkaları oluyor. Bu sefer şey diyor, 'sen benim soyadımı taşıyorsun'. Yani orada şiddet oranı yükseliyor. O yüzden boşanmaların daha kısa sürede sonuçlanması ama bizim önerimiz de anlaşmalı olmayan bütün boşanmalarda aile danışmanlığı desteği verilmesi var. Aile danışmanlığı desteğini ayrı ayrı verdiğinizde o boşanma sürecini daha sakin, iki tarafa daha zarar vermeyecek şekilde çözmek mümkün."
Yalçın, "cezasızlık algısı ya da yaptırımların az olduğu" iddiasının ortadan kaldırılabilmesi için kadına ve çocuğa yönelik şiddet konusunda tutuksuz yargılanma uygulamasına istisna getirilmesi gerektiğini bildirdi.
Sunumun ardından Komisyon üyesi milletvekilleri raporla alakalı görüş ve önerilerini dile getirdi.