Sinan Ateş cinayeti davasında otel müdürü konuştu: Otelde sahte kimlikle konakladılar

Eski Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı ve Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sinan Ateş'in öldürülmesine ilişkin 22 sanıklı davada dosyaları ayrılan sanıklar Mustafa Ensar Aykal ve Serdar Öktem ile Ateş'e ait kişisel bilgileri temin ettikleri öne sürülen ve dosyaları birleştirilen diğer 10 sanığın yargılanmasına devam edildi. Duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katılan sanıklardan Gökhan Türkmen de otel müdürü olduğunu belirterek, Doğukan Çep'in bir arkadaşıyla otele sahte kimlik ibraz ederek konakladığını, olay günü kendisinin şehir dışında bulunduğunu ifade etti.

4 Mart 2026 Çarşamba 16:46
Güncel Haberleri

AA



Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, tutuksuz sanıklardan bazıları ve taraf avukatları katıldı. Sinan Ateş'in eşi müşteki Ayşe Ateş ile yakınları da duruşmada hazır bulundu.

Mahkeme başkanı, dosyaya gelen evrakı okuduktan sonra sanıklara söz verdi.

Duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığı ile katılan sanık Burak Kılıç, Tolgahan Demirbaş'a Sinan Ateş'in oturduğu sitenin fotoğraflarını gönderdiğini, ancak bu görüntüleri ilettiği sırada maktulün söz konusu sitede yaşadığını bilmediğini ifade etti.

"ATEŞ'İN SÖZ KONUSU GÖRÜNTÜLERDE YER ALAN SİTEDE OTURDUĞUNU SAVCININ SÖYLEMESİYLE ÖĞRENDİM"

Görüntüleri nasıl elde ettiğini hatırlamadığını belirten Kılıç, "Sosyal medyadan ya da internet mecralarından da görüp göndermiş olabilirim. Hatırlamıyorum, Ateş'in söz konusu görüntülerde yer alan sitede oturduğunu savcının söylemesiyle öğrendim. O dönemde görüntüleri hangi düşünce ile Tolgahan'a ilettim hatırlamıyorum." diye konuştu.

""SİNAN ATEŞ'İ ŞAHSEN TANIMAM"

Mahkeme başkanının Tolgahan Demirbaş ile aralarında geçen konuşmalarda yer alan "S.A"nın kim olduğu sorusunu yöneltmesi üzerine Kılıç, "Sinan Ateş'i şahsen tanımam, kastedilen kişi o olsaydı açıkça yazardım. Kime ait olduğunu hatırlamıyorum. Adı S, soyadı A ile başlayan herkes olabilir." cevabını verdi.

"SAHTE KİMLİK İLE KONAKLADILAR"

Duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katılan sanıklardan Gökhan Türkmen de otel müdürü olduğunu belirterek, Doğukan Çep'in bir arkadaşıyla otele sahte kimlik ibraz ederek konakladığını, olay günü kendisinin şehir dışında bulunduğunu ifade etti.

Kimliğin sahte olup olmadığını tespit etme yetkisinin bulunmadığını dile getiren Türkmen, ayrıca söz konusu kimlikler üzerinden yapılan ödemelerin de kayıt altına alındığını beyan etti.

"EMİNİM Kİ BU OLAYIN HER SANİYESİ AKILLARINDADIR"

Sanık Talha Atalay da cinayetle bir alakası bulunmadığını iddia ederek, "Tolgahan Demirbaş ile aynı camiadan olmamız sebebiyle suçlanıyorum. Neden ağır cezada yargılandığımı anlamıyorum. Adli kontrol tedbirlerimin kaldırılmasını talep ediyorum." dedi.

Sinan Ateş'in ablası Sevda Ateş ise sanık savunmalarına tepki göstererek, "Hatırlamıyorum diyorlar. Adaletin onlara hatırlatmasını istiyorum. Adalete güvenim sonsuz. Eminim ki bu olayın her saniyesi akıllarındadır. Bu önemsiz bir olay değil. Her şeyi hatırlıyorlar. Bu savunmaların yalan olduğuna adım kadar eminim." dedi.

Görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, mahkemeden, bilirkişi raporunun beklenilmesine, öldüğü anlaşılan Serdar Öktem hakkındaki adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasına, kamu davasının tefrikine ve sanıkların mevcut hallerinin devamına karar verilmesini istedi.

Beyanların ardından söz alan sanık avukatları müvekkillerinin suçsuz olduğunu savunarak mahkemeden beraat talebinde bulundu.

Müşteki avukatları ise bilirkişiye gönderilen bütün evrakların kendilerine de gönderilmesini talep etti.

Beyanların ardından ara kararını açıklayan mahkeme, bilirkişi raporunun gelmesinin beklenmesine, sanık avukat Serdar Öktem'in 6 Ekim'de İstanbul'da öldürülmesinin ardından dosyasının ayrılmasına karar verdi.

Ayrıca mahkeme, sanıklardan Yunus Hasar hakkında uygulanan adli kontrol tedbirinin kaldırılmasına, diğer sanıkların ise adli kontrol tedbirlerinin devamına hükmederek, duruşmayı 24 Haziran'a erteledi.

- Davanın geçmişi

Doç. Dr. Sinan Ateş'in öldürülmesine ilişkin davada 2 Ekim 2024'te kararını açıklayan Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi, tetikçi Eray Özyağci, olayda kullanılan motosikletin sürücüsü Vedat Balkaya ve cinayet mahallinde keşif yapan Suat Kurt'u, "tasarlayarak kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet, müşteki Selman Bozkurt'a yönelik "kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan ise 13'er yıl hapis cezasına çarptırmıştı.

Mahkeme ayrıca Özyağci'ye "ruhsatsız tabanca bulundurmak ve taşımak" suçundan 1 yıl 6 ay hapis cezası vermişti.

Doğukan Çep ve Tolgahan Demirbaş ise "tasarlayarak kasten öldürmeye azmettirme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum edilmişti.

"Tasarlayarak öldürmeye yardım" suçundan sanıklar Aşkın Mert Gelenbey, Murat Can Çolak ve Emre Yüksel'e 18'er yıl, sanık Mustafa Uzunlar'a ise 15 yıl hapis cezası veren mahkeme, sanık Alper Atay'ı da "suçluyu kayırma" suçundan 2 yıl hapis cezasına çarptırmıştı.

Sanıklar Zekeriya Asarkaya, Hakan Saraç, Ufuk Köktürk, Mehmet Yüce, Osman Bayraktar, Caner Günay, Umut Ersoy, Çağlar Zorlu, Aytaç Ataç ve Erdem Karadeniz'in üzerine atılı suçlardan beraatine karar veren mahkeme, sanık Günay hakkında "suçluyu kayırma" suçundan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulmasına hükmetmişti.

Mahkeme, Öktem ve Aykal'ın dosyasını ayırmıştı.

Öte yandan, Sinan Ateş'e ilişkin bazı bilgileri öldürülmeden önce temin etmek ve cinayetin ardından olaya karışanların gizlenmesine yardımcı olmakla suçlanan Burak Kılıç, Suat Yılmazzobu, Gürsel Horat ve görevden uzaklaştırılan Komiser Talha Atalay'ın da aralarında bulunduğu 8 sanık hakkında da Ankara 34. Asliye Ceza Mahkemesinde dava açılmıştı.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi, Ankara 34. Asliye Ceza Mahkemesinin talebi üzerine, dosyanın Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen Sinan Ateş'in öldürülmesine ilişkin 22 sanıklı ana dava dosyasından ayrılan Aykal ve Öktem'in yargılandığı dava ile birleştirilmesine karar vermişti.

Birleştirme kararının ardından dosyada yargılanan sanıkların sayısı 10'a yükselmişti.