Tarihi zirvenin perde arkası: F-35 ve CAATSA ambargosunu yıkan ''Lider Diplomasisi''

Ankara'nın ev sahipliğinde gerçekleşen kritik NATO Zirvesi'ne Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yürüttüğü "Lider Diplomasisi" damga vurdu. ABD Başkanı Trump ile eşine az rastlanır bir uyum yakalayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin F-35 programına geri dönüşü ve CAATSA yaptırımlarının kaldırılması konusunda tarihi kazanımlar elde etti. Zirvede, kararsız Avrupa'ya karşı "iş bitirici" Türkiye'nin askeri gücü ve savunma sanayisi başroldeydi.

14 Temmuz 2026 Salı 18:50
Güncel Haberleri

MEHMET SELVİTOP



Ukrayna merkezli Kyiv Post gazetesinde yayımlanan kapsamlı NATO zirvesi analizi, Türkiye'nin küresel masadaki gücünü bir kez daha gözler önüne serdi. "Türkiye harika bir konferans düzenledi, bu Türklerin DNA'sında olan muhteşem misafirperverliğin bir yansıması" ifadeleriyle başlayan makale, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ABD Başkanı Trump ile kurduğu güçlü kişisel bağın zirvenin en büyük başarı hikayesi olduğunu vurguluyor.

"TRUMP KAZANANLARI SEVER: ERDOĞAN'A BÜYÜK SAYGI DUYUYOR"

Analize göre; kontrol edilmesi zor bir figür olan ABD Başkanı Trump ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasındaki muazzam uyumun temelinde, Trump'ın "kazananlara" duyduğu hayranlık yatıyor. Makalede, "Erdoğan, Türkiye'de seçim kazanma ve iktidarı elinde tutma konusunda inanılmaz bir geçmişe sahip. Trump, Erdoğan'ın bu gücüne ve muhalefeti yönetme biçimine adeta imreniyor" tespiti yapıldı. Türkiye'nin hem NATO ile hem de Rusya ile eşzamanlı yürütebildiği çok yönlü dış politika da Trump'ın takdir ettiği özellikler arasında gösterildi.

TARİHİ MÜJDE: F-35 VE CAATSA AMBARGOSU TARİH OLUYOR

Analizde Türkiye için en büyük stratejik zaferin savunma sanayisinde yaşandığı belirtildi. "Erdoğan için en büyük kazanım, Türkiye'nin F-35 programına yeniden kabul edileceğine ve CAATSA yaptırımlarının kaldırılacağına dair net tabloydu" ifadeleri kullanıldı. Gazetenin iddiasına göre, S-400 hava savunma sistemlerinin (Rusya'nın da onayıyla) Birleşik Arap Emirlikleri'ne satılmasına izin verecek bir formül üzerinde duruluyor. Bu adım, Avrupa ve NATO ülkelerinin Türkiye ile savunma sanayisi iş birliğini zirveye taşıması için "kırmızı ışıktan yeşil ışığa" geçiş anlamına geliyor.

"GÜÇSÜZ AVRUPA" İLE "İŞ BİTİRİCİ TÜRKİYE" ZITLIĞI

Ukrayna basını, kendi kıtasındaki müttefiklerini eleştirirken Türkiye'yi övgüye boğdu. Makalede, "Trump ile güçsüz, uyanık (woke) Avrupalılar ve iş bitiren, sonuç odaklı Türkler arasındaki zıtlık çarpıcıdır" denildi. Avrupa'nın kendi güvenliğini sağlamaktan aciz olduğu ve Trump yönetiminin 5. Madde taahhüdüne artık güvenmediği belirtilirken; kıtanın savunması için Türkiye'nin güçlü ordusuna, savaş tecrübesine ve SİHA'lar gibi üstün teknolojik yeteneklerine muhtaç olduğu vurgulandı.

TRUMP'IN UKRAYNA POLİTİKASINI DEĞİŞTİREN LİDER

Analizin en dikkat çeken noktalarından biri de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın küresel krizlerin çözümündeki kilit rolü oldu. Daha önce Ukrayna lideri Zelenski'ye mesafeli duran Trump'ın, Ankara'daki görüşmeler sonrası Ukrayna konusunda 360 derecelik bir tutum değişikliğine gittiği belirtildi. Türkiye'nin ve Ukrayna'nın insansız hava aracı (SİHA) teknolojisindeki gücünün Trump'ı etkilediği ifade edilirken, "Avrupalılar, Ankara'nın Trump'ı dizginlemeye yardımcı olma çabalarından dolayı Türkiye'ye son derece minnettar" denildi.

ÇÖZÜMÜN TEK ADRESİ: ANKARA

Makale, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Trump'a sadece sorunları değil, çözümleri de sunduğuna dikkat çekiyor. Suriye, Gazze ve İran meselelerinde Ankara'nın kilit rolüne değinen analizde, Erdoğan'ın Ermenistan-Azerbaycan barışını ve adını taşıyan TRIPP (Uluslararası Barış ve Refah için Trump Rotası) vizyonunu ABD Başkanı'na bir çözüm modeli olarak sunması "diplomatik deha" olarak nitelendirildi.