Tarihin en büyük ihanet projesi: 1071'den 15 Temmuz'a uzanan kirli zincir!

15 Temmuz hain FETÖ darbe girişiminin karanlık arka planı 24 TV ekranlarında masaya yatırıldı. Kahraman Poyrazoğlu'nun moderatörlüğünü üstlendiği Basın Ekspres programında konuşan Yeni Şafak Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Likoğlu, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in Türk siyasi tarihindeki tüm kritik kırılma noktalarında nasıl bir rol oynadığını çarpıcı detaylarla açıkladı. Likoğlu, "15 Temmuz, Çanakkale'yi geçemeyenlerin başka yol aramasıdır. Meseleye bu tarihi perspektiften bakmazsak asla FETÖ ile mücadele edemeyiz" uyarısında bulundu.

14 Temmuz 2026 Salı 22:36
Güncel Haberleri

KÜBRA ŞENAL



Hain darbe girişiminin tarihsel köklerine inilmesi gerektiğini belirten Hüseyin Likoğlu, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin tarihi tespitlerine dikkat çekti. 15 Temmuz'un basit bir örgüt sızması olarak görülmesinin büyük bir hata olacağını vurgulayan Likoğlu, şunları söyledi:

"Eğer meseleyi sadece 'bir tane cemaat güçlendi, devletin içine sızdı ve yönetmek istedi' şeklinde sığ bir çerçevede görürsek, Sayın Bahçeli'nin tarihi uyarılarını kesinlikle anlamamış oluruz. Biz 15 Temmuz'da aslında ne yaşadık? Bu hainlerin arkasındaki güçlere baktığımızda, karşımızda Türkiye ve İslam düşmanlarının bu topraklardaki 1071'den başlayan, hatta öncesine dayanan büyük husumetini görürüz. FETÖ, bu topraklardaki Müslüman-Türk varlığına düşman olanların yıllara sari birikimlerinin, düşmanlıklarının ve tecrübelerinin bir neticesidir. Unutulmamalıdır ki FETÖ'nün öncesi olduğu gibi, dikkat etmezsek sonrası da olacaktır."

1960'TAN 27 NİSAN'A: HER MUHTIRA VE DARBENİN ARKASINDAKİ "SİNSİ GÖLGE"

Programda, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in Türkiye tarihindeki her darbe ve vesayet girişiminde bir şekilde rol aldığına dair detaylar paylaşıldı. Gülen'in sadece 15 Temmuz'da değil; 1960 darbesinde, 1971 muhtırasında, 12 Eylül'de, 28 Şubat'ta ve hatta kimsenin dikkat etmediği 27 Nisan e-Muhtırası ile Gezi Parkı olaylarında da sahne arkasında olduğu hatırlatıldı.

Likoğlu, elebaşının daha 21-22 yaşlarındayken karanlık güçler tarafından nasıl özel olarak yetiştirilip sahaya sürüldüğünü şu sözlerle ifşa etti:

"Fetullah Gülen denilen o sümüklü, ilkokul mezunu şahıs, 1959 yılında son derece şaibeli bir şekilde Diyanet İşleri sistemine dahil ediliyor. 1960 darbesi döneminde ise askere gidiyor. Düşünün; 27 Mayıs Sıkıyönetim Dönemi yaşanıyor. 21-22 yaşlarında, henüz aday memur olan ve kanunlara aykırı şekilde bu statüde bulunan bir asker, kışladan elini kolunu sallayarak çıkıp İskenderun'da vaazlar veriyor! Sıkıyönetim şartlarında bu nasıl mümkün olabilir? Üstelik o dönem verdiği vaazların tek bir amacı var: Dönemin darbeci generallerini övmek!"

KIŞLADAN ÇIKIP PROVOKASYON YAPAN ASKER: ERZURUM'DA "KOMÜNİZMLE MÜCADELE" MASKESİ

Hüseyin Likoğlu, FETÖ elebaşının askerlik döneminde aldığı şüpheli izinleri ve bu süreçte kitleleri nasıl provoke ettiğini ise şu çarpıcı örnekle gözler önüne serdi:

"Bu şahıs askerlik yaparken hava değişimi izni alıp Erzurum'a gidiyor. Erzurum'da güya 'Komünizmle Mücadele' adı altında vaazlar veriyor ama asıl amacı cemaati kışkırtmak. Camideki insanlara, 'Siz beni burada niye dinliyorsunuz? Filanca sinemada sahabe rolünde oynayan komünist sanatçıların filmi gösteriliyor' diyerek halkı galeyana getiriyor, sokak olayları çıkartıyordu. Henüz genç bir askerken bile provokasyonların merkezine yerleştirilen bu kukla, küresel çetenin Türkiye'yi işgal etmek için yıllarca besleyip büyüttüğü en tehlikeli silahı haline geldi."

CİMER'de 15 Temmuz'un 10. yılına özel "İrade Bizim, Zafer Bizim: 15 Temmuz" başvuru türü

3 koldan harekete geçmişler

İhanetten casusluğa, darbenin 10. yılında FETÖ: Tehdit bitti mi?