AA
Komisyon, AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut başkanlığında toplandı.
Durgut, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, çocukların korunması, risk altındaki çocuklarla ilgili yürütülen sosyal hizmet politikaları ve çocuk adalet sistemi bağlamında farklı ülkelerde uygulanan modelleri inceleyerek, Türkiye'deki sistemi daha etkin ve koruyucu hale getirebilmek için önemli bir değerlendirme yapacaklarını kaydetti.
Komisyonun sadece sorunları tespit etmeyi amaçlamadığına işaret eden Durgut, bilimsel veriler ışığında, biyopsikososyal boyutları dikkate alan, önleyici, rehabilite edici ve sürdürülebilir politika önerilerini geliştirmeyi hedeflediklerini belirtti.
Doç. Dr. Selçuk, sunumunda, farklı ülkelerden ceza ehliyet yaş sınırlarına dikkati çekti.
ABD'de ceza ehliyet yaşının 7 olduğunu, bazı eyaletlerde bunun sınırının belirtilmediğini ve 6 yaşındaki bir çocuğun bile herhangi bir suç işlediğinde ceza alabildiğini aktaran Selçuk, Avrupa'da en düşük ceza ehliyet yaşının İngiltere'de olduğunu, bu nedenle 10 yaşındaki bir çocuğun ceza alabildiğini anlattı. Selçuk, Almanya'da ceza ehliyet alt yaşının 14 olarak belirlendiğini söyledi.
ABD'de okul güvenliğine verilen öneme dikkati çeken Selçuk, "Yapılan çalışmalar okul polisi uygulamasının suç oranlarını azaltmadığını gösteriyor. Hatta okuldan uzaklaştırmayı da okul polisi uygulaması gelmesinden sonra yüzde 21 oranında arttırdığını gösteriyor. Yani okul polisi uygulaması çok başarısız bir konu olarak karşımıza çıkıyor. Neden? Çünkü ufak bir disiplin olayının bile adli vakaya dönüşmesi burada tasvip edilmiyor. Dolayısıyla çocuğun okuldan uzaklaşması da ayrı bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Yani çocuklar bu güvenlikçi politikalardan dolayı çok rahat bir şekilde ceza sistemine giriyorlar." diye konuştu.
Selçuk, okul içi bilişsel davranışçı terapi yöntemleri ve sosyal beceri eğitimlerinin saldırganlık oranlarını düşürdüğünü, bu beceri eğitimleri ve bilişsel davranışçı terapi gibi uzmanlık gerektiren eğitimlerin verilebilmesinin çok değerli olduğunu kaydetti.
ABD'de en başarılı rehabilitasyon modelinin "çoklu sistem terapisi" olduğunu aktaran Selçuk, bu modelle suç işleme oranlarında yüzde 30 azalma görüldüğünü belirtti.
"ALMANYA'DA ÖNCELİK, ÇOCUĞUN MÜMKÜN OLDUĞUNCA MAHKEME SÜRECİNE GİRMEMESİDİR"
Uzman pedagog ve sosyal çalışmacı Haluk Kaya, toplantıya Almanya'dan çevrim içi olarak katıldı.
Almanya'da suça sürüklenen çocuklara yönelik yaklaşımların, cezalandırmadan ziyade eğitsel, rehabilite edici ve sosyal hizmet odaklı olduğuna işaret eden Kaya, gençlik dairelerinin (jugendamt) ve uzmanlaşmış çocuk mahkemelerinin, çocuğun adalet sisteminden uzak tutulmasına, topluma yeniden kazandırılmasına ve suçun altında yatan nedenlerin giderilmesine öncelik verdiğini kaydetti.
Kaya, sözlerini şöyle tamamladı:
"Almanya'da öncelik, çocuğun mümkün olduğunca mahkeme sürecine girmemesidir. İlk aşamada, çocuğun mahkeme sürecine girmemesi için yoğun çaba harcanır. Savcılık ve mahkemeler, gençlik daireleri ile işbirliği yaparak, suçun işlenmesini engellemeye yönelik tedbirleri tercih eder. Almanya örneği, suça sürüklenen çocukları kriminalize etmek yerine, onları topluma kazandırmayı hedefleyen önleyici ve eğitici bir adalet modelini yansıtmaktadır. Çocuk adalet sisteminin temel hedefi yalnızca suçla mücadele değildir, toplumsal barışı, gençlerin gelişimini ve geleceği korumaktır."