Türk kaptan Hürmüz'deki dehşeti 24 TV'ye aktardı... ''Füzeler 300 metre ötemizde patladı''

Orta Doğu'da gerilimin tırmandığı ve çatışmaların merkez üssü haline gelen Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan 5'i Türk toplam 12 personeli bulunan "Bestekar" isimli kargo gemisinin Türk kaptanı Çağrı Kaynak, bölgede yaşanan dehşet dolu anları 24 TV ekranlarında paylaştı. Patriot füzesinin geminin sadece 300 metre ilerisindeki bir silonun üzerine düştüğüne şahit olduklarını vurgulayan Kaynak, liman operasyonları boyunca siren sesleri eşliğinde, makineleri her an kalkışa hazır vaziyette beklediklerini dile getirdi.

13 Mart 2026 Cuma 09:44
Güncel Haberleri

ABDULLAH POLAT



Hürmüz Boğazı'nda yükselen tansiyonun tam ortasında mahsur kalan "Bestekar" isimli kargo gemisinin Türk kaptanı Çağrı Kaynak, bölgede yaşanan dehşeti ve verdikleri hayatta kalma mücadelesini 24 TV ekranlarına aktardı.

5'i Türk toplam 12 personelle füzelerin ve mayınların gölgesinde bekleyen gemide, elektronik sistemlerin tamamen devre dışı kalması nedeniyle "eski usul" yöntemlerle hayata tutunulduğunu aktaran Kaynak, Sürecin 27 Şubat tarihinde Kuveyt'in Şuaybe Limanı'nda başladığını belirtti.

Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan Türk kaptan, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

Savaşın patlak verdiği 27 Şubat tarihinde Kuveyt'in Shuaiba (Şuaybe) Limanı'ndaydık. Limanımıza yaklaşık 30 kilometre mesafede bir Amerikan üssü bulunduğu söylenirdi; nitekim ilk füze saldırıları ve Patriot savunma sistemlerinin patlamalarıyla orada tanıştık. Durumun ciddiyeti ve artan hava saldırıları neticesinde şirketimizle irtibata geçerek, sağ olsunlar, henüz limandan ayrılmadan hemen kumanya ve su ikmali yaptık.

Normal şartlarda 5 gün sürecek olan liman operasyonumuz, saldırılar nedeniyle 8 güne uzadı. Sirenler çaldığında liman tahliye ediliyor, operasyon duruyordu. Bazı anlarda, acil bir kalkış emri gelmesi ihtimaline karşı ana makinemiz çalışır vaziyette beklemek zorunda kaldık. Bize limanda kalmak mı yoksa demire çıkmak mı istediğimiz sorulduğunda; olası bir yaralanma durumunda tıbbi müdahalenin daha hızlı yapılabilmesi adına limanda kalmayı tercih ettik. Hatta bir seferinde, bir Patriot füzesi bulunduğumuz bölgenin sadece 300 metre ilerisindeki bir silonun üzerine düştü; bizim için oldukça yakın ve sarsıcı bir patlamaydı.

Durum daha da ağırlaşınca şirket ve kiracı talimatıyla Dubai yakınlarındaki Mina Rashid demir bölgesine gitmek üzere yola çıktık. Ancak bu seyir süresince köprüüstündeki hiçbir elektronik cihazımız çalışmıyordu. GPS, uydu telefonu, uydu interneti ve elektronik haritalar tamamen devre dışı kalmıştı. İki gün süren bu yolculuğu, tamamen eski usul yöntemlerle, sahil şeridindeki belirgin noktalardan kerteriz alarak tamamladık. Bölgedeki gemi yığılması ve petrol platformları trafiği daha da zorlaştırsa da demir bölgesine ulaştık.

Burada şahit olduğumuz şey ise Dubai'den kalkan Patriotlar oldu. Patlamaları görmesek de seslerini her gece, bazen akşam sekizden itibaren saatlerce duyabiliyoruz. İki gün önce dikkatimizi çeken bir diğer nokta ise Dubai Havalimanı'ndan her iki dakikada bir sivil uçakların kalkmasıydı; belli ki tahliyeler hızlanmıştı. Şu an bulunduğumuz bölgede yaklaşık 60-70 gemi mevcut ancak cihazlar çalışmadığı için hiçbirinin bilgisine ulaşamıyoruz. Telsiz üzerinden Türk gemilerine çağrı yapıp sistemlerin onlarda da kesilip kesilmediğini öğrenmeye çalıştık ama hiçbir yanıt alamadık. Telsizler dahi çok kısıtlı çalışıyor.

Şu an güvenli bir durumda değiliz; tek arzumuz bir an önce Hürmüz Boğazı'ndan çıkıp ticarete devam edebilmek. Yoğun iş tempomuz bir anda durdu ve stabil bir bekleyişe geçtik. Su kısıtlamasına giderek rutin işlerimize devam ediyor, bir yandan da mental sağlığımızı korumaya çalışıyoruz. İran'ın döşediği mayınlar nedeniyle şu an geçiş imkansız. Ukrayna-Rusya savaşında tecrübe ettiğimiz o 'serseri mayınların' yerinden kopup gemilerin yakıt ikmal noktası olan Fücurat demir sahasına sürüklenmesi büyük bir felaket olur. Umarım böyle bir şey yaşanmaz ama bu sürecin biraz daha uzayacağını öngörüyoruz."