Yiğit Bulut'tan sert tepki: Ne Almanya’nın Hitleri ne de Hollanda’nın itleri Türkiye'yi yolundan döndüremez

Derin Analiz programında konuşan Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Yiğit Bulut, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'na uçuş izni vermeyen, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın konsolosluğa girişini engelleyerek tüm diplomatik teamülleri çiğneyen İslam karşıtı Hollanda yönetiminin küstah tavrına sert tepki gösterdi.

15 Mart 2017 Çarşamba 07:00
Güncel Haberleri

star.com.tr - Özel



Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Yiğit Bulut, TRT Haber TV'de Hasan Kurtulmuş'un sunduğu Derin Analiz programında Rotterdam’da Türk vatandaşlarıyla bir araya gelerek konuşma yapmayı planlayan Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun uçuş iznini iptal eden ardından Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya'nın Türk konsolosluğuna girişine izin vermeyen Hollanda’nın çirkin hareketini değerlendirdi.

Hollanda'nın katliamlarla dolu tarihinin örnekleriyle anlatan Yiğit Bulut, Srebrenitsa'da Hollanda askerinin gözetiminde Sırp çeteler tarafından katliam yapıldığı belirtti. BulutRotterdam’da Hollanda polisinin uyguladığı şiddetin kabul edilemez olduğunu belirterek şu şekilde konuştu, "Çoğu Hollanda ve AB vatandaşı olan yüzlerce kişiyi itlere ısırttırdılar. Üzerlerine itler, atlar sürdüler. Merkel de gitti destek verdi. Ne Almanya’nın Hitleri ne de Hollanda’nın itleri Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni yolundan döndüremez. Türk milletini, İslam ümmetini yolundan döndüremez. Bugün Almanya’yı Belçika ve Hollanda’yı Nazi zihniyeti yönetiyor. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bakanını konuşturmayan Avrupa terör örgütlerine kucak açıyor." dedi.

Yiğit Bulut'un konuya ilişkin yaptığı değerlendirmeler şöyle...

SREBRENİTSA’DA  HOLLANDA ASKERİNİN GÖZETİMİNDE KATLİAM YAPILDI

2. Dünya Savaşı’nın bitiminden sonra Avrupa kıtasında yaşanmış en büyük katliam Srebrenitsa katliamıdır. Ağır silahlarla donatılmış 500 Hollanda askerinin gözetiminde kadınlar ve çocuklar başta olmak üzere 8 bin üç yüz 72 kişi sadece anlı secdeye gittiği için katledildi. Cumartesi akşamı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bir kadın bakanı ‘gerekirse arabada ölürüm’ noktasına geldiği, Türkiye’de gitmiş olan kendi vatandaşlarını itlere, köpeklere, atlara ısırtıldığı, gazetecilerin itlerin, atların altında ezildiği görüntüler yaşandı. Nerede? Kendine medeniyet diyen Avrupa’da. Hollanda’nın katliam tarihine baktığımızda 1740'da Hollandalı koloni askerleri, bugün Jakarta'da bulunan Batavia sahil kentinde 10 gün içinde 10 binden fazla yerli Çinliyi katlettiler. Bugün Çin Halk Cumhuriyeti’nin de bunun hesabını sormasını gerekiyor.

NE ALMANYA’NIN HİTLERİ NE DE HOLLANDA’NIN İTLERİ TÜRKİYE’Yİ YOLUNDAN DÖNDÜREMEZ.

Bugün bize medeniyet dersi veren Avrupa bunları bilmiyor mu? Hepsini biliyorlar. Sayın Cumhurbaşkanımızın TV programında söylediği gibi bizim insanlarımızı çoğu kendi vatandaşları Hollanda ve AB vatandaşı itlere ısırttırdılar. Üzerlerine itler, atlar sürdüler. Merkel de gitti destek verdi. Ne Almanya’nın Hitleri ne de Hollanda’nın itleri Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni yolundan döndüremez. Türk milletini, İslam ümmetini yolundan döndüremez. Tekrar ediyorum. Ne Almanya’nın hortlamış Hitleri ne de Hollanda’nın itleri Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni, Türk milletini, İslam ümmetini yolundan döndüremez. Bir bayan bakan arabanın içinde saatlerce zorla alıkondu. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin diplomatik pasaportunu taşıyan bir bakan nasıl bir muameleye maruz kalıyor. Nerde, ifade özgürlüğü, nerede seyahat özgürlüğü, insan hakları? Nerde, kardeşlik, eşitlik? Nerede Avrupa Birliği değerleri dedikleri insan hakları? Nerde AB’nin en önemli değeri dedikleri serbest dolaşım hakkı, nerde AB’nin üzerine kuruldu dedikleri ifade özgürlüğü?

AB ŞUAN GÜMBÜR GÜMBÜR ÇÖKMEYE DOĞRU GİDİYOR

Bir bayan bakan arabandan inip vatandaşlara kendini ifade edemiyor.  Avrupa Birliği çok tehlikeli bir noktaya gidiyor. AB şuan gümbür gümbür çökmeye doğru gidiyor. Avrupa’yı şuanda Nazi mantığı ele geçirmiş durumda. Nazi mantığı başta Almanya, Hollanda, Belçika başta olmak üzere Avrupa Birliği sınırları içinde inanılmaz hızlı bir şekilde yayılıyor. Kendine Avrupa diyen, medeniyet diyen kıta bugün kendini Nazi değerleri üzerinden tanımlayarak bir AB tanımı yapmaya başlıyor. Yani Türk düşmanlığı, yani İslam düşmanlığı, insan düşmanlığı. Bugün Çin’in, İsrail’in susmaması lazım. Hollanda’nın katlettiği 10 bin Çinli’nin hesabının bugün sorulmaması gerekiyor.Bugün İsrail’in sesini yükseltmesi gerekiyor. Bir katliam var, bir insanlık kıyımı var. Bu Almanya’da yaşandı. Hangi Almanya’da? Kendine ‘medeni’ diyen Almanya’da. Bugün Türkiye ile birlikte insan haklarını savunan AB diyenlerin sesini yükseltmesi gerekir.

ALMANYA’YI, BELÇİKA’YI VE HOLLANDA’YI NAZİ ZİHNİYETİ YÖNETİYOR

Avrupa Birliği sınırları içinde son bir yılda dört yüzden fazla cami ve ibadethanelere saldırı yapılıyor. PKK, FETÖ terör örgütleri, Almanya’da evlerde, sitelerde, kamplarda barındırılıyor, sokaklarda himaye görüyor, sokak nezaretinde gösteri yapıyor, polis nezaretinde Avrupa Birliği Parlamentosu’na giriyor. Terör örgütü PKK’nın nezaretinde Avrupa Birliği Parlamentosu içinde afiş dağıttı video kayıtlarına yansıyor. Baktığınız zaman Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bakanını konuşturmayan Avrupa terör örgütlerine kucak açıyor. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Başbakanı’na ‘gelme’ diyen Avrupa terör örgütlerine kucak açıyor. Çok dramatik bir noktaya doğru gidiyoruz. Bugün Almanya’yı Belçika’yı Hollanda’yı Nazi zihniyeti yönetiyor. Benim düşman olduğum Türkiye’ye karşı eylem yapan terör örgütü benim terör örgütümdür. Ben ona kol kanat gererim, ben ona maddi destek sağlarım. Ben ona finansal destek sağlayarak eylem yapmasını sağlarım. Avrupa’nın geldiği nokta budur. Vatandaşlarımız bunun görmesi gerekir. Bir Avrupa düşünün ki Hitler hortlamış. AB içinde bundan 10 yıl sonra Yahudileri, Türkleri katletmeyecekleri ne malum? (star.com.tr)

 

Derin Analiz -14.03.2017