Alaska’da hayvanların dostu: DR. Dee

Alaska’da 33 yıldır veteriner olarak hizmet eden Dr. Dee, ihtiyacı olan her hayvan için imdada koşuyor. “Uçmayı severim ve bölgenin yüzde 90’ına hava yoluyla kolayca ulaşabileceğimi öğrendiğimde bu bana gayet mantıklı geldi” diyen Dr. Dee, hastalara kendi kullandığı helikopter ile ulaşıyor.

8 Mayıs 2016 Pazar 07:00
Pazar Haberleri

Saadet Özcan



Alaska’nın veterineri Dr. Dee, insanoğlunun nelere katlanabildiğini, hayvanların ise baş döndüren direncine şahitlik ediyor. Birbirinden ilginç öykülerin sahibi Dr. Dee, ekranlarda bu öyküsünü dünya çapında milyonlarca izleyiciyle de paylaşıyor. Kıtalararası da olsa sorularımızı yanıtlayan Dr. Dee, Alaska’da şahit olduğu gariplikleri, önce tuhaf bulmasına rağmen zamanla kabullendiği yaşam koşullarını Star okuyucularıyla paylaştı. 

-Alaska’da veteriner olarak görev yapmanın, (soğuk dışında) dünyanın her hangi bir köşesinde çalışmaya oranla bir farkı var mı

Gerçek anlamda sadece Alaska’da çalıştım. Bir yıl başka bir veteriner kliniğinde ve 33 yıl boyunca da burada çalıştım. Alaska’da çoğu yer ıssız olduğundan burada neredeyse ilkel şartlarda çalışıyorsunuz. Yani burada zor şartlarda, azla yetinerek çalışıyor, korkularınızı arkanızda bırakıyorsunuz. Asla yapılamaz denen şeyleri yapıyorsunuz. İşte bu sayede hayvanlar hayatta kalıyor.

-Alaska’daki ilk günlerinizde sizi şaşırtan ne oldu

Beni en çok şaşırtan, -40 derecede kolik tedavisi için bir atın içine tüp koyarken, mineral yağla başparmağımın ne kadar hızlı donduğunu görmekti. Böylece el modelliği kariyeri için hiç umut kalmadı!..

-Bugüne kadar müşterilerinizden hayvanları için aldığınız

“Bir müşterim benden pot karınlı domuzunun kulaklarımı delmemi istemişti. Böylece onlara pırlanta takabilecekti.”

Biraz adrenalin tutkunuyum

-İklim itibariyle kedi-köpek gibi alışkın olduğumuz hayvanlar yerine Alaska’da; Ren Geyiği, ayı, Sibirya Kurdu ile ilgileniyor olmak sizde nasıl duygular uyandırıyor

Tek fark, tedavi sırasında size ne kadar kötü zarar verebilecek olmaları. Geyikler ani bir hamle ile boynuzlarıyla tüm kemiklerinizi kırabilir yada ayılar sizi yiyebilir. Sibirya huskyleri ise diğer kedi ve köpeklere göre çok daha büyük...

-Uçak, motorlu kızak veya kızakla ulaşılabilecek yerlerdeki hastalara erişmek için pilot ehliyeti almak nereden aklınıza geldi

Uçmayı severim ve bölgenin yüzde 90’ına hava yoluyla kolayca ulaşabileceğimi öğrendiğimde bu bana gayet mantıklı geldi. Biraz adrenalin tutkunuyumdur. Uçmak güzel, tedavi etmek güzel. Yani, mükemmel eşleşme!..

-Alaska’da evcil hayvan olmaya en uygun hayvan hangisi

Ömür boyu bağlanmaya, onunla ilgilenmeye ve onu sevmeye hazırsan hangi hayvan olduğu hiç farketmez.

-Soğuk sizi ürkütmüyor mu, bununla nasıl baş ediyorsunuz

Yavrusu yanında olan bir anne geyik beni ürkütür. Sadece akıllı olmalı ve doğa anaya saygı duymalısınız. Sıcak tutan kıyafetler giyersiniz ve bir de sıcak kahve dolu bir termos!..

-Sizi bu bölgede görev yapmaya iten sebep nedir

 Lisedeyken Alaska ile ilgili tez yazmıştım ve oraya aşık olmuştum. Çıktığım biri Fairbanks’te bir acil servis satın aldı ve onunla gitmemi teklif etti. Bu harika bir tesadüf oldu.

-Sıradışı vakalar ve karşılaştığınız durumlar sizde ne gibi duygular uyandırıyor

Doğa anayla dans etmeyi çok seviyorum. Yeryüzünde var olmak için bir insan vücuduna verilmiş küçük bir enerji kıvılcımı olduğum gerçeğini seviyorum. Etrafımdakilere saygı duyuyor ve hayvanların benden aldıkları küçücük bir yardımıyla inanılmaz zorlu durumlardan nasıl iyileşerek kurtulduklarını görmeyi seviyorum. Ancak sınırlarımı ve doğanın kanunlarını değiştiremeyeceğimi de biliyorum.

-Ekran önünde olmak; tecrübelerinizin, attığınız her tıbbi adımın daima göz önünde olması sizi rahatsız ediyor mu? Yoksa sizi motive mi  ediyor

Her insan her gün hayatın ekranında yer alır. İnsan kendi kendinin yargıcıdır. Hayatın zorluklarıyla mücadele ederken insanlar tarafından izlenmek beni rahatsız etmez.

Eşimle birlikte her daim çalışıyoruz

-Özel hayatınızda da hayvanların yeri nedir. Evcil hayvanınız var mı

“Köpeğimiz Spuds’u sahiplendik. Eşim (onun günlük işi 66 kırsal köye uçmak ve onların havaalanlarında çalışmak) köylerde ne kadar çok hayvanın eve ihtiyacı olduğunu gördü. Biz, iyi kısırlaştırmanın ilk aşamalarındayız ve Alaska’nın uzak bölgelerinde kısırlaştırma hizmeti veriyoruz. İstenmeyen çok sayıda evcil hayvan var. Bölgenin ileri gelenleri bize ulaştı ve bu hayvanlara ev bulmamız konusunda yardım istediler. Onları Fairbanks’e getirdiler ve biz de şimdi öncelikli olarak Fairbanks Alaska’da büyük ve multi milyon dolarlık ‘barınakları yok etme’ (no kill shelters) projesini hayata geçiriyoruz. Golden Heart Pet Assistant League’e başladığımda bu benim planlarımdan biriydi. (Kasabamızda hizmete girecek kısırlaştırma kliniği için fon sağlama) Biz, en büyük ve en iyilerinden biri olan Seattle bölgesindeki barınakları yok etme turundan yeni döndük ve planlar yapıyoruz. Mimarları bir araya getiriyor ve bunun gerçekleşmesi için fonları arttırmaya çalışıyoruz. Yani, evet biz hayvanları kurtaracağız ve yapabildiğimizin en iyisini yaparak onlara ev bulacağız.

Ağabeyimin hayalini hayata geçirdim

-Çocukluk hayaliniz veteriner olmak mıydı

Veteriner olmak ağabeyimin hayaliydi. Vietnam’da öldüğünde onun hayalini aldım ve yaşattım. Genç yaşımda edindiğim ölüm tecrübesinin ardından inanılmaz bir hayatım oldu. Nasıl olduğunu tarif edemem. Babamın yeni oğlu ben oldum ve ağabeyimden çok daha iyi notlar almaya başladım. Onu düşünmediğim tek bir gün bile yok. Ben, kuantum enerji ve biyo-kimyasal süreçte canlı organizmalara etkileri üzerine çalışmak istedim. Ve hayatım boyunca da bu konu üzerinde çalışıyorum. Yani her iki kariyerin de en iyisine sahibim.

Kameraların hiçbir anlamı yok

-Böylesine bir görevle sürekli ekran önünde olma fikrine kolay alışabildiniz mi

Dr. Terry ve ben 4-H ve genç hevesli veterinerlerle ciddi bir çalışma yürütüyoruz. 2-3 hafta boyunca 10 çocuktan oluşan bir grubun seni takip etmesinden sonra kameralar hiçbir şey.

Bunları biliyor muydunuz?

İçinde bulunduğumuz bahar aylarında dünyadaki yaklaşık 50 milyar kuşun göç mevsimi başlıyor. Sonbaharda buraları terk edip binlerce kilometreyi aşarak Afrika’ya göçen leylekler, kırlangıçlar ve diğer göçmen kuşlar baharla birlikte geri dönüyor. Başımızı göğe kaldırdığımızda belki birçok farklı türün gökyüzünde özgürce salınışını izleyeceğiz. Peki kuşları ne kadar tanıyoruz?

BAYKUŞLAR ÇİĞNEMEDEN YUTUYOR

Baykuşlar rakun ve tavşan gibi kendinden büyük hayvanlar avladığında onu parçalara ayırarak yiyor. Ancak fare gibi hayvanları bütün halde yutuyorlar. Sonrada kemik ve tüy gibi hazmedemeyecekleri şeyleri kusuyorlar.

EN BÜYÜK GÖZ ONDA

Karada yaşayan tüm hayvanlar içinde en büyük gözlere deve kuşu sahip. Bilardo topu büyüklüğündeki gözleri hatta beyinlerinden bile büyüktür.

BAZI ÖRDEKLER TEK GÖZÜ AÇIK UYUR

Ördekler müthiş nöbetçilerdir. Öyle ki toplu halde uyuduklarında grubun dış tarafındaki ördekler tetikte bekliyor. Tek gözleri açık uyuyan bu ördeklerin beyninin bir bölümü de olası saldırılara karşı uyanık kalıyor.

MİNNOŞ SİNEK KUŞLARI

Ortalama bir sinek kuşu 4 gram ağırlığında. En küçük sinek kuşları bir bozuk paradan bile daha hafiftir. Dev denilen en büyük sinek kuşları bile sadece 24 gramdır.

TAKLİTÇİ KARGALAR

Bazı kargalar, insan konuşmasını taklit etmekte papağanlardan daha yeteneklidir. İnsan sesinin yanı sıra arabaların motor gürültüsü ve tuvalet sifonu gibi başka sesleri de taklit edebilirler. Vahşi hayatta ise kargalar diğer hayvanları taklit eder. Örneğin ölmüş bir hayvan gördüklerinde kurt ve tilki sesi taklidiyle bu yırtıcı hayvanları bölgeye çağırırlar. Böylelikle kurt ya da tilkiler tarafından parçalanan yiyeceklerden paylarına düşeni alırlar.